logo

reklam

TERÖR BİTMESİN İSTİYORLAR


Orhan ARSLAN
orhanarslanmatoglu@hotmail.com

TERÖR     BİTMESİN    İSTİYORLAR
Tam ümitlerin yeşerdiği anda; barış kelimesinin hayata geçmesi için, çabaların arttığı anda; kalleşçe pusuların kurulması, Şanlı Mehmetçiğe yapılan; sistemli, düzenli, yıpratma çabaları, çok manidardır.   Güneydoğuda, Ülkenin bazı bölgelerinde; birileri sanki aynı anda, terör eylemlerinin zirve yapması için; düğmeye basmıştır. Bu olay, gayet düşündürücüdür. Bunun en acı tarafı; Dün Dağlıca da, daha önceki günler, değişik yerlerde; Güvenlik güçlerimize karşı yapılan, saldırılar; hep kalleşçe, arkadan vurarak, kahpece tuzaklar kurularak yapılmaktadır. Bütün bunlardan amaç; Türk Milletini; yıldırmak, yıpratmak, bir baskı altında tutmaktır. YANILIYORSUNUZ, BU  MİLLET, öyle saldırılarla, kahpece kurulan tuzaklarla, yıldırılamaz… Olsa, olsa; direncini artırırsınız. Size karşı olan, kin ve nefretini çoğaltırsınız… Bilmem, size her konuda akıl verenler; dersin bu tarafını anlatmadılar mı? Bu Necip Milletin; saldırılar karşısında, nasıl kenetlendiğini, birlik ve beraberliğini oluşturunca; önünde, kolay, kolay bir gücün duramayacağını, anlatmadılar mı?  Eğer, anlatmadılar sa;  büyük hata yapmışsınız, demektir… büyük hata…

Terör örgütünün; Hem Dış devletlerden destekçileri, hem içten yandaşlarının temel hedefi; Ülkeyi kaos ortamına sürükleyip, sözde zayıf düşürüp; istediklerini yaptırmaktır. Bu Ülkenin güçlenmesinin, gelişmesinin önüne geçmektir. Bu onlar için, bir fırsattır. O nedenle; o bölgenin hassas bir bölge olduğunu bildikleri için; ellerindeki her türlü enstrümanı kullanmak istemektedirler.   Bu tür ortamlar onlar için bulunmaz fırsattır. Bu nedenle; alınan eylemsizlik, silah bırakma kararlarının konuşulması bile; birilerini rahatsız etmiştir. Örgütün içerisinden, dışarısından; alınan bu karardan rahatsız olan çevreler; bu kararların hayata geçmemesi için; elinden gelen, her türlü engelleme çabalarının içerisinde olacaklardır, nitekim; olmuşlardır. Böylece, istenen ortam oluşturulmuştur.

Unuttukları bir şey var. Bu yüce Milletin evladı bu tür saldırılardan, moral bozma oyunlarından yılmaz, korkmaz ve çekinmez. Elinde barış çubuğu ile ortamı sakinleştirmek isteyen, çabalarda bulunan; insanların bu yaptıklarına saygı duyuyorum. Amma, yaptıkları gayretlerin; kimler tarafından hiçe sayıldığına, savsaklandığına dikkat etsinler. Hangi tarafın samimi, hangi tarafın samimi olmadığına; Ondan sonra kimi insanların barış isteyip, istemediği hakkında değerlendirme yapsınlar.
Yüce Türk Milletinin; bu durumun devam etmesini, daha da vahim bir duruma düşmesini istediğini sanmıyorum. O yönde, ne bir kışkırtma ne de bir eylem var. Ancak, hep bizim mahallede olan şeyleri gören gözler; karşı tarafta hangi olumsuzlukların körüklendiğinden, düşmanlıkların nasıl zirveye çıkarılmak istendiğinden haberleri var mıdır? O haberlere, kaynağından sahip olurlarsa; değerlendirmeleri daha doğru olabilir.  Anlamsız bir şekilde, kimi medya kuruluşları; dolaylı olarak terör örgütüne destek vermektedir. En azından yapılan haberlerinde; terör örgütünün yapmış olduğu eylemleri; terör örgütünün ismini vererek haber, yapmaktan kaçınmaktadırlar. BİR KISIM MEDYANIN BU TUTUMUNU, ŞİDDETLE KINIYORUZ.Manasız, bir şekilde; Devletin en yüce makamı ile, kavga etmektedirler. Hatta, terör örgütünün yaptığı bazı eylemler; sırf bu nedenle, şirin ve haklı gibi, gösterilmeye çalışılmaktadır
Terör örgütünün, arkalarındaki güçler kimlerdir? Amaçları nedir? Terör örgütüne ve onun yandaşlarına barış olmadığı takdirde; neler vaat etmektedirler? Kendilerinin bu eylemler, devam ettiği müddetçe ne çıkarları vardır? Bu örgüt üzerinden yapılan her türlü eylem sayesinde; Ülkemizi yeteri kadar yıpratmışlardır. Yıpratmaya da devam etmek istemektedirler. Maliyetin maddi tarafı dudak online casino uçuklatmaktadır. Bölge insanının, bu durumları fark ederek, barışın desteklenmesi için; taraf olması gerekmektedir. Unutmayalım, kimse ölümlerin olmasından mutlu olmaz. Bizim inancımız gereği; ölüm ötesi var olan hayatın da olduğunu bilmeleri gerekir. İnsanların bu inanca sahip olması büyük ayrıcalıktır. Yüce Rabbım` in bu konuda müjdeleri vardır. Her dünyasını değiştiren insanı aynı kefeye koymamak gerekir. Bölge halkı bu konuda taraf olmak zorundadır. Her türlü tuzak, engelleme onların gözleri önünde olmaktadır. Kısacası, olup, biteni bilmektedirler. Devletin devamı niteliğinde; Devlete yardımcı olmak durumundalar. En azından istihbarat konusunda, destek vermeleri şarttır. Bir an için; Devletin tüm hizmet birimlerini, oradan çektiğini düşünürseniz; o bölgenin hayat şartlarının ne kadar zorlaşacağını tahmin edebilirsiniz.
Hala, saçma barış dili kullanmaya çalışan; adamlar için; sadece dileğim şudur… siz de, en az bir şehit yakını kadar; acı duyarsanız… o zaman belki anlarsınız canı yanmanın ne demek olduğunu… şu an; en yakınınızı gözünüzün önüne getirin, ve düşünün.., ondan sonra; öyle saçma sapan barış bildirileri, yok boşuna savaş oluyormuş bildirileri yayınlayın…!!! VATANSIZ.., TOPRAKSIZ.., İNANÇSIZ.., MİLLİYETSİZ… ADAMLAR; BU SAVAŞI 40 YIL ÖNCE KİM BAŞLATTI, KİM? onu da bir hatırlayın…
Barış isteyen insanlara sormak lazım?  İki, senedir sokaklarda yapılan her eylemde savaş çağrısı yapılmadı mı? O ZAMAN O SAVAŞ ÇAĞRISI YAPANLARA neden iki kelime ile; barış istediğinizi belirtmediniz… yahut, savaş çağrısı yapanlara, onlara sessiz de olsa destek vererek; taraf olmadınız mı? şimdi ne oldu da, barış güvercini kesildiniz… İnsanlar boşa ölüyor, diye saçma, sapan konuşmalar da bulundunuz… o sokak eylemlerinin derece, derece bu senaryoya gittiğini bildiğiniz halde; onları barışa davet etmek için ne yaptınız? Bugün ortalık karışınca; barış çağrılarınız da neyin nesidir… yine hangi hesabın peşindesiniz… iki yüzlü sahtekarlar… BU VATAN TOPRAĞI sizin gibi hainleri az gördü… amma hiç unutmayacak…
Yüce Rabbım` den temennim, duam; bir an önce bu terörün bitmesidir. Saf ve temiz Mehmetçiklerimizin dualarının kabul olması dileğimizdir … Akan kan dursun,  Gerçek barış ortamı gerçekleşsin, insanlar eskilerde olduğu gibi; dostluk içerisinde hayatlarını devam ettirsin. Sahte barışçıların, gerçek niyetleri ortaya çıksın.… Çok şey istemiyoruz.., sadece gerçek barış ortamı, huzur ortamı, dostluk ortamı olsun, istiyoruz… Bunun için; önce kesinlikle adım atılması lazım. O da; terör örgütünün, şartsız; silahları bırakarak, teslim ederek olur…

Share
240 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • FARZ..

    19 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Farzlardan bazıları Sual: Haramları maddeler hâlinde bildirdiğiniz gibi, farzları da bildirebilir misiniz? CEVAP Farzlardan bazıları da şunlardır: 1- Allah ve Resulüne itaat, , 2- Ehl-i sünnet itikadını, imanı, farzları ve haramları öğrenmek, 3- Allahü teâlânın varlığını ve yarattıklarını tefekkür etmek, 4- Allah’ın azabından emin olmayıp korkmak, rahmetinden de ümit kesmeyip ümitli olmak, 5- Allahü teâlânın rızka kefil olduğuna ve rızkın Allah’tan olduğuna inanmak, 6- Allahü teâlâyı hiç unutmamak , 7- Allahü teâlâya ihsan ettiği ni...
  • TRT Haber’in Akıncı’ya soramadıkları!

    19 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’nın TRT Haber’e anlattıkları “çözüm, hemen şimdi” dedirtecek cinstendi. Neredeyse gece gece Rum liderin kapısına dayanıp, “hadi caymadan bitirelim şu işi” diyeceğiz. Soruları içtenlikle yanıtladı Allah var ama sorular nedense “duymak istenen cevaplara” göreydi. Esasa ve tedirginliklere yönelik soru gelmedi. Tabi öyle olunca yanıtlar da “Anadolu” insanının içine su serpecek cinsten oldu. “Türkiye’nin garantörlüğü olmazsa olmaz” dedi. “Rumların haritasını beğenmedim, onay verecek tek Kıbrıslı Türk olmaz” dedi. “Beni...
  • KUŞ ile DERVİŞ

    18 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    " KUŞ ile DERVİŞ Bir gün yaralı bir kuş Hz. Süleyman’a gelerek, kanadını bir dervişin kırdığını söyler.Hz. Süleyman, dervişi hemen huzuruna çağırtır ve ona sorar... "Bu kuş senden şikayetçi, neden kanadını kırdın?" Derviş kendini savunur.. "Sultanım, ben bu kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam yakalayacağım sırada kaçmaya çalıştı, o esnada kanadı kırıldı." Bunun üzerine, Hz. Süleyman kuşa döner ve der ki... "Bak, bu adam da haklı. Sen...
  • TEVHÎD ve MÂRİFET

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    TEVHÎD ve MÂRİFET Tevhîd, kadîm olanı (başı ve başlangıcı olmayanı), hâdis (sonradan) olandan ayırmak ve bundan (hâdis olandan) O’na (kadîm olana) yönelmektir. Kadîm olan yalnızca Allah Teâlâ olduğu için, tevhîd yalnızca O’nu görmek ve O’nu duymaktır. O’nunla birlikte hâdis olan şeyleri ve hatta kendi varlığını da görüp hisseden bir kimse, farklı mahiyetteki iki şeyi görüp duyduğu için tevhîd’ten uzaklaşmış ve ikiliği kabul etmiş olur. Kadîm ile hâdisin mahiyetleri birbirinden farklı oldukları için, hâdisin özellik ve sıfatları olan şekillilik...
UA-36507442-2