logo

reklam

Tavizler olursa çözüm yarın olabilir


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Bu cümleyi söyleyen, böylesi geleceğe yönelik umut verici ve çekici bir açıklama yapan kişi Rum lider Nikos Anastasiadis.

“Karşı taraf mantıklı olursa ve kaybeden ya da kazananların olmasına imkan vermeyecek tavizler gerçekleşirse Kıbrıs sorununun yarın bile çözülebileceğini” söylüyor, utanmadan sıkılmadan.

Anastasiadis’e göre çözüm olması için Kıbrıslı Türkler her tür tavizi vermeli, kendileri de hiçbir taviz vermemeli. Türkler zaten azınlık, tavize gereksinimleri ve hakları da yok. Tavizi biz alalım, adanın tümüne hakim olalım, kendilerini de aramıza lütfen kabul edelim mantığında.

Kıbrıslı Türkler, 1963-1974 yılları içinde uğradıkları soykırımı ve BM’nin 1964 araştırma komisyonu başkanı olarak atadığı Ortega’nın Kıbrıs’ta yaptığı araştırma sonucu yayınladığı raporda belirttiği, bu günün parası ile neredeyse 6 milyar Euro’yu bulan maddi zararın tazminatını unutmalı, manevi tazminatı ise hiç ağızlarına almamalı. Sonra da Rumların her istediğini de vermeli ki adada çözüm olsun.

Bunda Anastasiadis’in hiçbir suçu yok gerçekte.

Makarios’tan beri başa gelen tüm Rum liderlerin hepsinde aynı görüş ve düşünce hakim oldu bugüne değin. Kafalarında da iki tane sabitleşmiş fikir ve hedef var.

Birincisi, Kıbrıslı Türklerle eşit haklara dayalı bir devletin kurulmasına yol açacak bir anlaşmaya imza atmamak ve Helen tarihine vatan haini olarak geçmemek.

İkincisi, savaşmadan, politik entrikalarla ve de Avrupa’nın desteği ile aynen Girit’te olduğu gibi, kağıt üstünde adanın tümünü ele geçirip Helen tarihine Kıbrıs kahramanı olarak geçmek.

Bu birbirinin tersi iki görüş maalesef yıllarca, tamı tamına 52 yıldır, Kıbrıs sorununun önce ortaya çıkmasına neden oldu, sonra da çözülmesine engel teşkil etti. Bundan sonra da, özellikle de birinci görüş, engel olmaya hep devam edecek.

Anastasiadis’in taleplerine bakarsanız, Kıbrıslı Türklere ada üzerinde hiçbir hak tanımamak kökenli hepsi de.

Garantiler kalksınmış.

Kalksın da aynen Girit’te olduğu gibi çok değil sadece üç ay içerisinde adayı tüm Türklerden temizlesinler.

Nüfus sınırlansınmış.

Sınırlansın da hep azınlık olalım ve hiçbir zaman, hiçbir koşulda yönetim üzerinde hakkımız olmasın.

Türk bölgesine 160 bin Rum dönsünmüş.

Dönsün de, bizler de mağaralarda ve ağaç altlarında yaşamlarımızı sürdürelim.

Rumlara ait topraklar iade edilsinmiş.

Edilsin de, soykırıma uğramak pahasına binbir ezgi ve zorlukla kurduğumuz, anavatanımız Türkiye’nin tüm altyapısını, suyunu, yolunu, elektriğini, telefonunu ve devlet binalarını

yaptığı kendi devletimiz ile olan bağlarımız tamamen kopsun ve 1974 öncesi olduğu gibi ada üzerinde bölük pörçük yaşamak veya da göç etmek zorunda kalalım.

Rumlar çok akıllı ve biz de çok aptalız! Herhalde alnımızda da öyle yazıyor!

Birileri safça 2016 yılının Mayıs ayından evvel Referandum ve çözüm bekliyorsa daha çok beklerler.

Ata ATUN

16 Aralık 2015

Share
260 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+2 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”

    27 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Anastasiadis, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile 23 Mart günü yaptığı görüşmeden sonra bir açıklama yaptı. Bu açıklamanın satır aralarında kullandığı kelimeler ibretlik. Bizim içimizde kendilerini “Türkçe konuşan Kıbrıslı” diye tanıtanlara hayal içinde olduklarının dersini veriyor Anastasiadis.  Görüşmeden sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Anastasiadis, Guterres ile Eide arasında farklı bir yaklaşım saptayıp saptamadığı sorusu üzerine yaptığı açıklama içinde yer alan bir paragraf aynı aşağıdaki gibi, kelimesi kelimesine: “Farklı ...
  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
UA-36507442-2