logo

reklam

TARİHİ MİSYONUYLA LİDER DEVLET TÜRKİYE!


facebook
Hasan ALPARSLAN
hasanalparslan20@hotmail.com

90’lı yılları çalkantılarla geçiren Türkiye ekonomisi, 2001 krizinin ardından 2002 den itibaren AK PARTİ İktidarı ile ERDOĞAN’ın önderliğinde uygulanan yapısal reformlar sonucunda sağlanan makro ekonomik istikrarla beraber bu dönemde dünyadaki en başarılı ekonomik büyüme performanslarından birini sergilemiştir.

Dünyada teknolojik, ekonomik ve siyasi gelişmelerin yaşandığı bir ortamda Türkiye, hızla dünya ekonomisinin önemli bir parçası haline gelmiştir. Birçok devlet dünya şartlarını göz önünde tutarak bir vizyon ve misyon sahibi lider arayışıyla, Türkiye Cumhurbaşkanı R.Tayyip ERDOĞAN’ı önder kabul etmişlerdir. Bu Miletler 490 milyona yaklaşan nüfusa sahip Türk devletleri olup, lider kabul edilen devlet ise Anadolu Türkiye’sidir.

Dünya siyasi, askeri, ekonomik, kültürel birlikteliklere koşarken, Türk ve İslam ülkelerinin birliktelikleri kaçınılmaz olup, “Birliktelikten güç doğar” ilkesini çağrıştırır. Türk dünyasının birliği, tarihi bir zarurettir! Sömürü düzeni çarklarının milletleri öğüttüğü dünyada yalnızlaştırılan Türk ve İslam dünyasının birlikteliği aynı zamanda mazlum, mağdur ve sömürülen olmaktan ülkeleri ve milletleri de kurtaracaktır.
Bu gün İslam coğrafyasının durumu içler acısı, Türk coğrafyasının durumu darmadağınık… Bu durum düşmanları ve sömürgecileri sevindirir. Bu birliktelikler olmadığı sürece dünyanın vampirleri kan emmeye devam ederler… Türk ve İslam dünyasının yapacağı birliktelikler Türk ve İslam âlemin de geleceğini kurtaracak, devletlerin kaynaşmasını, milletlerin kardeşliğine ve güçlenmesine vesile olacaktır…

Vakit sömürüye, ezilmeye karşı uyanma vaktidir… Tevhit düşüncesi birlik, özgürlük, adalet, aynı kültür sevgisi ve inancıyla her geçen gün Türk ve İslam dünyasının birliği güçlenecektir. Buna destek vermek günün şartlarında borçtur, zarurettir, sorumluluktur. Yoksa gerisi miras kaybı, zaman kaybı ve insan kaybıdır…

Başta Türkiye’nin ve Türk devletlerinin, Türk Konseyi′nin son yıllarda aldığı mesafeyi takdir etmek gerekir. Artık farklı coğrafyadaki kan, ırk, kültür, tarih kökenine sahip milletler Türkçe konuşan topluluklar, farklı devletler altında yaşasalar da tek bir millet olduklarını kavramışlardır… Artık milletler arası her alandaki etkileşimin, iletişimin, diyalogun ve karşılıklı anlayışların getirisinin, milletler arasındaki çok boyutlu derinliğe ve işbirliğine vesile olacağı görülmektedir.
Türk Konseyi′nin kardeş ülkeler ve halklar arasındaki ortak dil, din, tarih, kültür ve müşterek değerlere dayanan bağları güçlendirecek olması hasebiyle bu gibi zirvelerin ülkelerin geleceğine, siyasi, kültürel, ekonomik, turizm gelişmelerine katkı sağlayacağı, medeniyetler arası hukuka, gelişmelere ve barışa katkı koyacağı açısından önemlidir.

Türk ve İslam dünyasının birlikteliğine, kardeşliğine insanlık ve milletler hasrettir. Türk ve İslam coğrafyasının kutup yıldızı, ağabeyi tarihi misyonuyla Türkiye’dir. Kur’anda Allah ′′ milletleri tanışsınlar, yardımlaşsınlar diye kavim kavim, yaratmıştır′′.O halde kavmini sevmek, onu her türlü saldırılardan korumaya çalışmak ve işbirliği yapmak vazgeçilemez bir görevdir.

Dünya Türklüğü büyük bir değişim arayışın içinde iken.. Türkiye’nin 2002 den sonra hızla dışarıya açılması sonucu başlatılan yatırım hamleleriyle, GAP projesi, büyük barajlar, hava limanları, boğaz köprüleri, Marmaray, tüp geçitler, Türkiye’nin çehresini değiştiren projeler, bölünmüş yollar, raylı sistem, sanayide ve üretimde yaptığı atılım, uçak fabrikası, gemi yapımları, uydu, teknolojik kalkınma, ekonomik ve sosyal kalkınma, ülkenin istikrar-güven ve huzuru ile büyük boyutta ihracatın artması, borç alan ülke değil, IMF’ye borç veren ülke konumuna gelmesi nedeniyle vs. Türkiye’yi dünyada öne çıkarmıştır.
İşte bu ve bunun gibi atılımlar ile büyüyen Ülkemizi diğer Türk illerindeki kandaşlarımız kabullenmiş ve Türkiye’yi ağabeyi olarak benimsemiştir.
Türkiye Hükümeti bu nedenlerden dolayı büyük bir sorumluluk içersinde ki, yükün altına girmiştir. Çünkü budan böyle iktidarın ekonomik ve siyasi programı ve projeleri 80 milyon vatandaşımıza göre değil, 490 milyona yakın Türk nüfusuna göre çizilmek durumundadır.

Anadolu Türkiye’sinin ekonomik ve siyasi istikrarı çok önem arz etmektedir. Ayrıca Ankara, Ortadoğu ve balkanlar, Batı Avrupa’daki, olayları da sıkı takibe almalıdır.65 milyonu aşan bir Türk nüfusu da Trakya’dan batıya doğru uzanmaktadır.
Yugoslavya hatta Almanya’dan başlayan Türk milletinin çocukları, Yunanistan, Bulgaristan, Kafkasya, Karadeniz’in çevresi, Orta Asya ile İran, Irak ve Suriye’ de yaşamını devam ettirmektedirler.
Bu nedenlerle, TURAN adı verilen bir ilke çerçevesinde bu Miletlerin, ekonomik ve siyasi konumlarının sağlığı için bir bayrak altında toplanmaları ve Türkiye’nin çatısı içersinde birleşmeleri gerekmektedir.
Çünkü. . Anadolu Türkiye’sinin dışında ki, hiçbir ekonomik yapıya sahip olmayan ham vaziyete bulunan Türk illerine ülkemizin sanayi ve ekonomik yapısını götürmekle Birleşik ekonomiye sahip 490 milyona yaklaşık Türk’ün neler yapabileceğinin gücünü düşünmeliyiz.
Öyleyse bütün ekonomik düşünceler TET’na doğru, yani Turan Ekonomik Topluluğuna doğru olması gerekiyor. Saygılarımla.
Hasan ALPARSLAN Araştırmacı, Gazeteci- Yazar. 31 Mayıs 2017

Share
170 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KULUN ALLAH SEVGİSİ

    23 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Allah kulunu severse Behrullah Efendi "rahmetullahi aleyh", Anadolu Velilerindendir. Kabr-i şerifi Tokat’ın Erbaa ilçesine bağlı Eksel köyünde bulunuyor. Bir gün sordular bu zata: - Allah’ın bir kimseyi sevdiğinin alameti nedir efendim? Büyük zat cevaben; - Allahü teâlâ bir kulunu severse, ona iki şey nasip eder, buyurdu. - Onlar nedir hocam? - Birincisi, ona sevdiği bir kulunu, tanıtır. İkincisi, ona hayırlı bir iş nasip eder. Ve izah etti: - Yani o kimse “Allah adamları”ndan birini tan...
  • Bin kişiye üç kişi

    22 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bin kişiye üç kişi İmam-ı Rabbani hazretlerinin “kuddise sirruh” talebesinden üç kişi, bir iş için sahraya çıkmışlardı bir gün. Oralarda bir puthane gördüler. Şunu yıkalım mı diye istişare ettiler aralarında. Ve yıkmaya karar verdiler. Zira o puthanede tapınan Hindular, zaman zaman toplanıp, garip Müslümanlara eziyet ediyorlardı. Kimsecikler de yokta ortalıkta. Ve başladılar yıkmaya. Çıkan gürültüyü işiten Hindular öğrendiler bu durumu. Ve birbirlerine haber vererek koştular oraya. Yaklaşık bin kişi...
  • İbadet yapın, tövbe edin!

    21 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Elini kalbinin üstüne koy! Evliyanın en büyüklerinden Seyfeddin-i Faruki “kuddise sirruh” hazretleri, bir gün sevdiği birine; - Şüpheli bir şey ile karşılaşınca, elini kalbinin üstüne koy! Çarpıntı olmazsa, o işi yap! Çarpıntı olursa yapma! buyurdu. Adam merak etti: - Hikmeti nedir efendim? - Çünkü hayırlı işlerde kalb rahat olur, buyurdu. Ve ilave etti: - Hadis-i şerifte; (Elini kalbinin üzerine koy! Helal olan şey yapılırken, kalb sakin olur) buyuruldu. İbadetlerini kusurlu bil! Bir gün de bir sevdiğ...
  • Fərdi üslub nədir və o, necə yaranır.

    20 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Fərdi üslub və onun yaranması, formalaşması, xüsusi imkanları... barədə yazmaqdan öncə geniş mənada götürülən üslub və həmçinin dar mənada izah edilən üslubiyyat barəsində məlumat verməyi gərəkli hesab edirik. Hazırda dünyada 3500-dən çox dil var. Dil ictimai hadisədir və bilvasitə ictimai hadisələr zəmnində inkişaf edir. Dil vahidləri müxtəlif  sahələrdə istifadə olunur. Məhz bu səbəbdən də cəmiyyət fərqli sahələrdə işlədilməsindən dolayı dil vahidlərindən eyni səviyyədə istifadə edə bilmir. Çünki müxtəlif sahələrin profili də müxtəlifd...
UA-36507442-2