logo

reklam
08 Haziran 2016

TARİH DEĞİL, HATALAR TEKERRÜR EDİYOR.!


facebook
Ahmet AL
alahmet53@hotmail.com

 Herero savaşçılarını, savaş mahkemesinde yargıladım ve astım. Tüm kadın ve çocukları çöldeki halka geri gönderdim. Bunlar ya kum denizinde ölmeli veya Botsvana sınırına hareket etmeliler. Bu bir Irk Savaşının başlangıcıdır. Öylede olacaktır. (Alman General Lotharvon Trotha- 27 Ekim 1904  )

 

          İşte bu bize kendilerini sütten çıkma kaşık gibi gösteren Alman generalin 1904’de NAMİBYA’da  on binlerce Herero ve Nama yerlisini su kuyuları bile kapatılmış çöllere sürerek, susuzluktan ve açlıktan ölmelerine sebep olan ALMAN generalin hükümetine verdiği bir rapordan bir paragraftır.

 

        Almanlar utanmadan, sıkılmadan, Yahudilere, Hererolara, Namalılara  yaptıkları katliamları, soykırımları unutmuş, ülkesinde yaşayan 60 Bin Ermeni’nin sözde haklarını savunmaya kalkmıştır. Hem de yanlış yerde ve de farklı şartlarda.

 

        Soykırım tarihi ve sosyal bir vakadır. Buda tarihçilerin sosyologların işidir. Peki nedir; bu Ermeni soykırımı ?

 

         Tarih 1915 I.Dünya Savaşı Ruslar, Erzurum’a girmiş. Türk vatandaşı olan Ermeni ve Ermeni çeteleri, Ruslarla bir olup Türklerin köylerini basıp çoluk, çocuk demeden, beşikteki bebeye kadar süngüden geçiyor ve katlediyor. Yani Türk milletini arkadan vuruyor, bir başka ifade ile ihanet yapıyor, ekmeğini yediği Türk milletine….

 

       Türkler ne yapmış, bunlardan kurtulmak için tehcire başvurmuş. Ermenileri kilometrelerce yollara salarak kovmuş. Ermenilerde yollarda telef olmuş.

 

        Biz bu kadarını biliyoruz, daha detayını kim bilebilir. Tarihçiler ve sosyologlar o zaman bunun çözüm yeri siyasi arena değil, Ermeni lobileri değil, Alman parlamentosu değil bunun çözüm yeri tarihi arşivlerdir. İncelenir haklı haksızdan hakkını alır.

 

      Devletlerin tarihi içinde yanlışlar, doğrular hep olmuştur. Bu sadece Türk tarihinde değil, mesela Amerika II.Dünya Savaşında Kalifomiya eyaletinde yaşayan Japonları bir meydana toplamış etraflarını tel örgü ile örmüş başlarına da silahlı askerlerini dikmiş aylarca esir muamelesi yapmıştır. Çünkü Japonları bıraktıkların da onlarda Ermeniler gibi Amerika’yı arkadan vuracaklarını tahmin etmişler ve önlem almışlardır. Bugün ne Japonlar bunun hesabını soruyor, ne de Amerikan başkanı özür diliyor. Çünkü tarihi ve savaşları o gün ki zaman ve mekân içerisinde ( o günkü koşullarda) değerlendirmek gerekmektedir. Hülasa Almanya aldığı bu kararla gerçekleri ortaya çıkarmadığı gibi Türkiye’de yaşayan Ermeni vatandaşlarımızı da rahatsız etmiştir. Ama bir uyanışa da sebep olmuştur. Nasıl ki Alman Parlamentosu, Alman – Ermeni Diasporası’nın etkisinde kalmış, yanlışta olsa soykırım kararını çıkartmış ise Türklerinde – Almanya’da bir Türk Diasporası ( Türk gençlerinin ülkesi ile bağlarının kuvvetlenmesi ) hatta nerede Türk varsa orada bir Türk Diasporası’nın olma gereği ortaya çıkmıştır. 3 milyon Türk, Almanya’da olmasına rağmen Alman Parlamentosunda 10 milletvekilini bile etkileyemezken 60 bin Ermeni oluşturdukları Ermeni lobisi ve Ermeni Diasporası ile tüm parlamentoyu etkiliyorsa bu gösteriyor ki; Almanya’daki 3 milyon Türk’ü gerekli yasal düzenlemeleri de yaparak örgütleyip yaşadıkları ülkelerde baskı gücü haline  getirip, gerektiğinde etkisini gösterir hale gelmelidir.

 

        Bu karar ilk değil, sonda olmayacak. Artık Dünya savaşları siyasi, ( Almanların ve batının yaptığı gibi) politik ve taşaronlar üzerinden yapıldığına göre bu gibi menfi, haksız ve yersiz küstahça kararlarla hep karşılaşacağız. Hırsızı, yolsuzu, haksızı ve ihaneti yok edemeyiz. Önemli olan bizim ne yaptığımızdır.” Köpekler istedi diye atlar ölmez.” Türk milleti ölmez, haksız yere öldürmez.

  

     Ahmet AL

Share
1053 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TRT Haber’in Akıncı’ya soramadıkları!

    19 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’nın TRT Haber’e anlattıkları “çözüm, hemen şimdi” dedirtecek cinstendi. Neredeyse gece gece Rum liderin kapısına dayanıp, “hadi caymadan bitirelim şu işi” diyeceğiz. Soruları içtenlikle yanıtladı Allah var ama sorular nedense “duymak istenen cevaplara” göreydi. Esasa ve tedirginliklere yönelik soru gelmedi. Tabi öyle olunca yanıtlar da “Anadolu” insanının içine su serpecek cinsten oldu. “Türkiye’nin garantörlüğü olmazsa olmaz” dedi. “Rumların haritasını beğenmedim, onay verecek tek Kıbrıslı Türk olmaz” dedi. “Beni...
  • KUŞ ile DERVİŞ

    18 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    " KUŞ ile DERVİŞ Bir gün yaralı bir kuş Hz. Süleyman’a gelerek, kanadını bir dervişin kırdığını söyler.Hz. Süleyman, dervişi hemen huzuruna çağırtır ve ona sorar... "Bu kuş senden şikayetçi, neden kanadını kırdın?" Derviş kendini savunur.. "Sultanım, ben bu kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam yakalayacağım sırada kaçmaya çalıştı, o esnada kanadı kırıldı." Bunun üzerine, Hz. Süleyman kuşa döner ve der ki... "Bak, bu adam da haklı. Sen...
  • TEVHÎD ve MÂRİFET

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    TEVHÎD ve MÂRİFET Tevhîd, kadîm olanı (başı ve başlangıcı olmayanı), hâdis (sonradan) olandan ayırmak ve bundan (hâdis olandan) O’na (kadîm olana) yönelmektir. Kadîm olan yalnızca Allah Teâlâ olduğu için, tevhîd yalnızca O’nu görmek ve O’nu duymaktır. O’nunla birlikte hâdis olan şeyleri ve hatta kendi varlığını da görüp hisseden bir kimse, farklı mahiyetteki iki şeyi görüp duyduğu için tevhîd’ten uzaklaşmış ve ikiliği kabul etmiş olur. Kadîm ile hâdisin mahiyetleri birbirinden farklı oldukları için, hâdisin özellik ve sıfatları olan şekillilik...
  • Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi ve “Başkanlık Sistemi”

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Başkanlık sistemi yeryüzünde modern olup demokratik siyasetin zeminini en iyi şekilde kabul edendir. Siyasi düzlemde “Başkanlık Sistemi’ne” bakıldığı zaman Türkiye Cumhuriyeti milletinin egemenliğine yaslanan demokratik bir yönetim şeklidir. Bundan dolayı başkanlık sistemi, parlamenter sistem ve yarı olan başkanlıkla beraber modern demokratik bir yönetim sistemini ortaya koymaktadır.   Başkanlık sistemi diğer sistemlerin hepsinden apayrı ve doğru olan bir yönetim sistemidir. Başkanlık sistemi, yarı başkanlık ve parlamenter sistemlerden ço...
UA-36507442-2