logo

reklam
31 Ağustos 2015

SUSMAK ÇÖZÜM DEĞİL


facebook
Hatice ERTÜRK
eflatunyagmur@hotmail.com

Kırmızı ışıkta beklerken civardaki bir kekemelik tedavisi merkezinde gözüme şu yazı ilişti ‘SUSMAK ÇÖZÜM DEĞİL’ Tebessüm ettim kendi kendime ve çok isabetli bir tabela diye geçirdim içimden konuşmaya sevk eden, konuşmanın çözüm olduğu gizli mesajını taşıyan ve susmanın da çözümsüzlüğü beslediği anlamını içinde barındıran, haydi konuşamayanlar gelin çözüm burda, çözüm bizde dercesine gizliden çağrı ve reklam yapan, amacına çok uygun bulduğum üç kelimelik bir tabela. İşte bu üç kelime hiç beklemedigim bir anda, hiç beklemedigim bir şekilde beni hayli düşündürdü bu yazımda bana bir veri, bir ilham kaynağı oldu. Yine bir tezatlık vardı bir yerlerde, yine zıt fikirler çatışıyordu bu sebeple beynimde…

 

Konuşabilenler, konuşanlar susmayı marifet sanıp yüceltirken çözümün susmakta olduğunu konuşmalarıyla ya da belki susuşmalarıyla savunurken; Konuşamayanlar, derdini anlatamayanlar, bu konuda özrü, eksikliği olanlar ise ah bir konuşabilsem, anlatabilsem, kendimi ifade edebilsem diye düşünerek bu yolla anlaşılabilmeyi, anlaşabilmeyi ve uzlaşma sağlayabilmeyi düşlüyorlardı belli ki…

 

Kafam karıştı çünkü söz gümüşse sükut altındır diye öğretilmişti bizlere susan her şeyin derin, heybetli olduğu sanal alemde profilden profile dolaşıyor beyinlerimize yer ediyordu tıpkı toprak gibi, kaya gibi, dağlar gibi benzetmelerle susmak öğretilmenin ötesinde ezberletiliyor, özendiriliyordu. Ve nihayet fıtratımızı düşünerek, yaratılışımızı düşünerek son verdim bu içsel savaşıma boşa koydum dolmayınca üstüne biraz daha ilave ettim boşlukları böylece doldurdum doluya koydum almayınca pes etmedim boşalttım yeniden doldurdum. Böylece kendi fikirlerimle zihin kabımı şekillendirip kendi doğrumu buldum

 

Öncelikle insan neden susar diye düşündüm neden susmayı tercih eder diye bunun bir çok nedenini buldum fakat konumuzla asıl alakası olduğunu düşündüğüm iki nedene değinmek istiyorum birincisi konuştuğunda hata yapmaktan yanlış sözler söylemekten korktuğu için; ikincisi alındığı, kırıldığı, küstüğü için yani ya bir çekince ya da bir tepki sebebiyle Peki bu doğru mu? Amaç ne? Eğer amaç anlaşılmamak, iletişim kurmamak, problemi çözmemek ya da anlaşmazlıkları uzatmaksa sonsuza kadar dilsiz dudaksız dağlar misali sessiz kalınmasının bir mahsuru olmasa gerek amenna Fakat iletişim kurmak, anlaşılmak, anlaşmak, sorunları çözümlerle buluşturmak ise böyle olmaz malesef bunlar susarak yapılamaz şöyle ki Yüce Allah bizleri insan olarak yaratmıştır görmemiz için göz, duymamız için kulak ve herhalde konuşmamız için de ağız lütfetmiştir -susmamız için değil- dolayısıyla konuşmamız, anlatmamız , duygu ve düşüncelerimizi, problemlerimizi, merakımızı, meramımızı, kırgınlığımızı, dargınlığımızı ya da her ne ise muhatabımıza aktarmamız gerekmektedir çünkü insanlar en doğru şekilde konuşma yolu ile iletişim kurarlar. En etkili bu yöntemle diyaloglarında kalite ve yıllanma sağlarlar. İnsanlar konuşa konuşa anlaşır sözü boşyere söylenmemistir. Temennim ise düşünerek ve lüzum olduğu oranda konuşulmasıdır. Konuşmalarda ise edep, adab, yer, zaman, mekan, seviye muhakkak gözetilmelidir benim burada anlatmak istediğim konuşulması gereken konuları,sorunları, kırgınlığı, susmalarla örtmemek, maskelememek, bastırmamaktır. Yoksa boş konuşmak, her ağza geleni söylemek, ukalalık yapmak itici, sinir bozucu ve elbette ki yararsızdır. Konuşulacak yerde konuşmak, susulacak yerde susmak bu yazımla ulaşmak istediğim noktadır. Ortada bulaşmak ve ortayı bulmak bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da en esaslı çıkış ve de sonuç olacaktır.

Share
489 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kötü arkadaşlardan ayrıl!

    17 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kötü arkadaşlardan ayrıl! Şırnak civarında yetişen Velilerden Şeyh İbrahim Hakkı hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün fena arkadaşlara aldanan sevdiği bir genci görüp, şefkatli bir sesle; - Görüyorum ki, “Allah adamları” ile görüşmekten sıkılıyor, zenginlerle, dünyaya düşkün olanlarla bulunmak istiyorsun, buyurdu. Delikanlı mahcup bir eda ile önüne bakıyordu. Devam etti: - Aman oğlum! O kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak, insanı sonsuz felakete götürür. Onların yağlı, tatlı yemekleri, zehir gibi gönlü öldür...
  • ÜNLÜLERİN KUAFÖR’Ü TAYFUN BAKIRHAN MAGAZİN GÜNDEMİ PROGRAMINA KONUK OLDU !

    16 Mayıs 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Ünlülerin kuaför'ü Tayfun Bakırhan ,hafta içi hergün yayınlanan magazin gündemi programında Kadir Balık'ın konuğu oldu. Programda çalışmalarıyla ilgili konuşan Bakırhan ,herşeyin gayet iyi olduğunu ve  devam ettiğini söyledi. Yakında  kendi sponsorluğunda  önemli bir projeyle hem medyada hemde  hayranlarının karşısında olacağınıda ifade etti.  ...
  • ETNOSPOR ETKİNLİKLERİ

    16 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ETNOSPOR ETKİNLİKLERİ İstanbul Yeni Kapı'da 11-14 Mayıs günleri, ETNOSPOR KÜLTÜR FESTİVALİ etkinlikleri düzenlenmiştir. Bu festivalin yapılmasını amaçlayan, kurum; hedeflerini şöyle açıklamaktadır, Dünya Etnospor Konfederasyonu, geleneksel sporların günümüzde yaşatılması ve uzmanlaşması için her türlü spor faaliyetini destekler. Geleneksel sporları var eden kültürel mirası, toplumun zenginliği olarak görür ve bu mirası korumayı görev bilir. Dünya Etnospor Konfederasyonu, çocukların eğitiminde önemli bir yere sahip olması hasebiyle sportif o...
  • Kemiğe yazılan yazı

    15 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kemiğe yazılan yazı Sa’d bin Ebi Vakkas, Kûfe vilayetine, Vali olup, ev yapmak arzu etti kendine. Arsa bulup, istedi onu satın almayı, Lakin bir mecusiye aitti yarı payı. Çağırıp buyurdu ki: (Bu hisseni bana sat!) Cevaben; (Satmam) dedi mecusi ona fakat. Para verdi ise de değerinden pek fazla, Yanaşmadı mecusi satmaya yine asla. Dediler ki: (Efendim bir mecusi kimseye, Ne lüzum var bu kadar fazla ısrar etmeye. Siz bugün valisiniz, o, mecusi bir kişi, Parasını vererek, bitirin hemen işi.) Mecusi bunu duyup, evine gitti h...
UA-36507442-2