logo

reklam
07 Ağustos 2015

SORUMLULUK BİLİNCİ


facebook
Hatice ERTÜRK
eflatunyagmur@hotmail.com

Çoğumuzun en büyük hatalarından biri de kendi görev ve sorumluluklarımızı layığıyla yerine getirmediğimiz halde başkalarının bize karşı görev ve sorumluluklarını dört dörtlük hatta mümkünse dört beşlik yapmalarını beklememizdir. Yani biz ne yaparsak yapalım karşımızdaki insan yine de en iyi şekilde yapması gerekeni yapsın, vazifesini yerine getirsin yaklaşımıdır.

 
Bu başkalarının hatalarını, yanlışlarını gayet net bir şekilde görme lakin kendi hata ve yanlışlarımızı görmememizin bir sonucudur. İğneyi de çuvaldızı da başkalarına batırma kendimizi ise kusursuz görme, sanma ve saymamızın sonucudur. Özeleştiri yetimizin olmamasının ve hatalı algılarımızın bir sonucudur. Aşırı gelişmiş, hormonlu egolarımızın görüşümüzü perdelemesinin sonucudur. Bifiil gelişen bilim ve ilime olan kayıtsızlığımızın ve öğrenme yönündeki ataletimizin apaçık göstergesidir.

 
Bu durum ister öğrenci öğretmen, işçi patron, anne çocuk olsun ister eş, akraba, arkadaş, sevgili olsun tüm ilişkilerde geçerlidir.

 
Örn: Hoca bana kafayı taktı diyen bir öğrenci kendi hatasını görmez öğretmenin her davranışını kendine kastı olduğu fikri yönünde değerlendirir acaba ben öğrenci olarak üzerime düşeni yapıyor muyum? Öğretmenimi dinliyor muyum? Derslerimi doğru düzgün çalışıyor muyum? demez. Eşim çok ilgisiz diyen bir kadın ya da erkek acaba ben onunla yeteri kadar ilgileniyor muyum? Ona değerli ve özel olduğunu hissettirebiliyor muyum? Ya da çok mu üstüne düşüyor ve sıkıyorum? diye düşünmez. İşçi sürekli patronundan şikayet eder fakat ben vazifemi suistimal etmeden yapıyor muyum acaba diye düşünmez. Çocuğu sorumsuz olan bir ebeveyn ben nerde yanlış yaptım bu çocuk böyle oldu, nasıl telafi edebilirim demek yerine çocuğunu suçlar ve eleştirir. Arkadaşının kendisini kötü alışkanlıklara sevk ettiğini düşünen bir genç neden aklımı kullanmadım o bana kötü alışkanlıklar kazandıracağına ben ona iyi alışkanlıklar kazandıramadım ya da neden bunları başından göremedim ve ondan uzaklaşmadım diye düşünmez.

 
Görüldüğü üzre ilişki çift taraflı olmasına rağmen hep tek taraflı değerlendirme ve kendini aklama söz konusudur. Halbuki tüm ilişkilerde bir oluşum, gelişim yahut gerileme ve bir sonuç vardır ve bunda tüm tarafların katkısı vardır. İnsan yaptığı şeylerden olduğu kadar yapmadıkları şeylerden yani eksikliklerinden de sorumludur. Bunların farkında olmamak malesef beklentilere, yorucu ve dengesiz ilişkilere, içinden çıkılamaz durumlara yol açar. Çözüm kapısını kilitler. Kişiler arası suistimale sevgisizliğe, saygısızlığa sebep olur. Olumsuz duygu ve davranışları tetikler.

 
Sizlere tavsiyem lütfen sorumluluklarınızın bilincinde olun onları sahiplenin, vazifeniz ne olursa olsun hakkıyla yerine getirin, insanları suçlamadan önce kendi hatalarınızı görün ve değerlerdirin, Siz evvela kendi üzerinize düşeni yapın zaten yapıyorum demeyin olur ya doğru bildiğiniz yanlışlar vardır araştırın öğrenin yanlışlarınızı düzeltin ve çok çok iyi olsanız dahi anlayışlı olmaya özen gösterin karşınızdakininde insan olduğunu psikolojik duygusal yapısını, yetisme tarzı ve hayat görüşünü göz önünde bulundurun böylece ilişkileriniz daha güzel daha geliştirici, beklentileriniz daha düşük olur stres ve üzüntü de buna bağlı olarak düşer ve sizin kendinizi gercekleştirme, olma, pişme, yanma olasılığınız artar. Sağlıklı psikolojiler.

 

Hatice Ertürk

Share
400 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Allahım..! İşlerin Hepsi Güzel.

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Adamın biri bir gün bahçesinde otururken Hayvan dışkısından top yapan bir böceği görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş: - Ey Allahım! Her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın? Aradan bir kaç ay geçmiş adam umarsız bir hastalığa yakalanmış. Derdine kimseler çare bulamamış. En sonunda bilge bir doktor ''Bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pisliklerden 40 gün boyunca aralıksız yiye...
  • “ VƏTƏNÇİN ÖLƏNƏ ÖLÜ DEYİLMƏZ! ”

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

          Yenicə ATA olmuşdu. Valideyn olmağın sevincini yaşayırdı. SƏNGƏRDƏKİ dostları ilə bölüşdü, çin olmuş arzusunun səadətini. Həyata ilk qədəmlərini atan oğlunu görmək, onu qucağına almaq, cənnət ətirli qoxusunu duymaq üçün günləri sayırdı. Qəlbi ümidlər, arzular, xəyallar ümmanına çevrilmişdi... Amma düşmən gülləsi aman vermədi, oğlunun şirin qığıltısını eşitməyə. Onun beşiyi başında səngərdən, hərbdən, qanlı döyüşlərdən, qolları üstündə gözlərini yuman şəhid igidlərdən bəhs edən hekayətlərini birər-birər nəql etməyə. Ömrü qə...
  • Azadlıq Şəhidləri

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Allah yolunda öldürülənlərə(şəhid olanlara)”ölü deməyin”.Əksinə,onlar (Allah dərgahında) diridirlər,lakin siz bunu dərk etmirsiniz. “Bəqərə” sürəsi 154                        Azərbaycan tarixinin qızıl səhvələrinə bir ölməzlik dastanı yazdılar. Məğrur baxışları soyuq daşlara həkk olundu. Sabahı düşünmədən Azadlıq toxumunu torpağa səpdilər. Nə tank,nə güllə,nədəki ölüm yollarında döndərə bilmədi.Ürəklərdə əbədi məskən saldılar.Elə bir məskənki,məzarları belə olmasa bir millətin bir ulusun qəlbində yaşayacaqlar. İllər,əsirlər bel...
  • Yarını 1960 ile kıyaslamak

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Yarını 1960 ile kıyaslamak KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın Salı akşamı TRT HABER’de ve yerel televizyonlarda canlı olarak yayınlanan “Anadolu Soruyor” programında müzakereler ile ilgili yaptığı açıklamalar bana göre “Çok düşündürücü” ve kabul edilemezdir. Sayın Akıncı söz konmuşu canlı yayında hiç durmadan müzakereler sonrasını hep 1960 koşulları ve 1960 Cumhuriyeti’nde Kıbrıslı Türklerin Anayasal hakları ile karşılaştırdı ve bir çözüme varılırsa nasıl bu koşullardan daha ileriye gideceğimizden bahsetti. Sayın Akıncı’ya gör...
UA-36507442-2