logo

Siyaseti Sevmiyorum! Uğrunda Onca İnsan Hayatını Kaybederken


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Ey İnsanlık!

 

Güzel günlere olan umutlarımız artık gitgide kaybolmaktadır içimizde. Yıllardır, aylardır, günlerdir onlarca canları toprağın ellerine teslim ediyoruz. Onlardan bizlere sadece ve sadece geriye yalnızca acı ve insanlara olan nefretler kalmaktadır.

 

İnsanoğlu düşünmeden edemiyor.

 

Bu kadar kolay mıdır ki nice güzel canları almak?

 

Bizler hep beraber ağıtlar yakıyoruz, hep birlikte yaslar tutuyoruz gidenlerin ardından. Fazla bir zaman süreci geçmeden üstünden unutup gidiyoruz hemencecik. Bizlerin de suçu değildir unutmak. Bitmemiş bir zaman sürecindeyken ayrılanların yası, bu bizlere tekrar ateşten acıları yaşatanların suçudur.

 

Unutmayın Ey İnsanlık!

 

Şu dünyada her şey toprağın üzerine kurulu bir şekildedir. Her şeyi ben alacağım, asla hiçbir şeyi vermeyeceğim kavgalarını ederken, bizler birbirimizle kavga ettiğimiz topraklar için canlarımızı veriyor, masum canları alıyor, bir sürü insanı yaşamlarından koparıyoruz.

 

Bizler hep beraber bütün insanlık olarak güzel günleri görmek varken, güzellikler içerisinde birer yaşam haklarımız varken, motorlarımızı denizlerin maviliklerine sürme vaktimiz varken kalkıp bizler birbirimizi öldürüyor, yaşamdan koparıyoruz birbirimizi. Bizler ölümsüz olan günleri özler olduk, hiç pahasına.

 

Ey İnsanlık!

 

Ben ölümlere sebebiyet veren siyaseti sevmiyorum. Sizlerin yaptığı siyaseti sevmiyorum. Siyaseti asla sevmiyorum uğrunda onca insan hayatını kaybederken. Sizlerin ellerine ne geçiyor, sizler ne veriyorsunuz onlara masum insanlara zarar verince?

 

Ey İnsanlık!

 

Aslında anlamak hiçte zor olmuyor. Yaşadığımız boktan olan gezegenin içerisinde sadece ve sadece masum insanlar, çocuklar ve de güçsüz olan insanlar ölüyor. Yağdırdığımız lanetlerin de tamamı teker teker bizlere dönüp duruyor.

 

Ey yüzleri şeytanın maskesiyle kaplı olan İnsanlık!

 

Merak ediyorum da sizler, toprak altında yatan cansız bedenlerin canlanıp da yeryüzüne tekrar geldiklerinde yüzlerine bakabilecek yüze sahip olabilecek misiniz?

 

Ey İnsanlık!

 

Aslında benim yüreğimde, beynimde, aklımda geçen sadece ve sadece keşke böyle dinsizlerle, imansızlarla, şeytanın maskesiyle dolu insanların olduğu bir dünyada yaşamasaymışım demek geliyor. Kimler yaşamak ister ki böyle lanetlenmiş bir dünyada! Kimler yaşamak ister ki böylesine nefretlerin olduğu, her daim ölümlerin olduğu, durmadan çocukların ölümleri olduğu, insanların doğdukları yerlerden dolayı yargılandığı, renklerinden ya da ırklarından dolayı yargılandığı, öldürüldüğü ve de beyinlerin kalplerle değil de parayla çalıştığı bir dünyada.

 

Ey İnsanlık!

 

Ey koltuk sevdalıları!

 

Ey şeytanın maskeli askerleri olan siyasetçi ve düzenbazlar!      

 

Lanet olsun sizlerin çıkarlarına, lanet olsun sizlerin koltuk sevdalılığınıza, lanet olsun insanların ölümlerine sebebiyet veren şeytan maskeli düzenbazlara!

 

Elbette ki sizler de bir gün Cenabı Allah’ın gazabına gelip yok olacaksınız!

 

İnsanların ölümlerine sebebiyet verenlerin, şeytanın maskesini takanların, zalim olan ve zalimlerin yanında yer alanların her gün, daima ve her saat başı helak olmaları dileğiyle…

 

Vesselam…

 

 

“ Mehmet KIZILKAYA “

 

 

 

 

 

 

Share
482 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kıbrıs nasıl bölündü

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Rum lider Anastasiadis Cuma günü yaptığı açıklamada, müzakere masasına dönmek için masaya iki koşul koydu ve Kıbrıs’ın ana bölünme nedeninin “Türk askeri, garantiler ve müdahale hakları” olduğunu belirtti. Herhalde Anastasiadis, kendinden başka herkesi aptal zannediyor ve bıkmadan usanmadan Kıbrıs konusunun 1974 yılında, Türk Askerinin adaya ayak basmasıyla başladığı yalanını, ciddi ciddi iddia ediyor ve yaymaya çalışıyor.  Gerçekte 20 Temmuz 1974 tarihinde gerçekleştirilen Mutlu Barış Harekatı, 15-22 Ocak 1950 tarihleri arasında yapılan Plebi...
  • Bir Olmadan Diri Olamayız!

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Gün gün şahit olduğumuz olaylar Deccalî tuzakların büyüklüğünün ve fitnesinin boyutlarını gösteriyor. Ancak biz gaflet içinde, nefsâni tartışma ve çekişmelerle vakit öldürüyoruz. Oysa dünyanın her yanında akan her damla kandan, zulme uğrayan, yaralanan ya da hayatını yitiren her insandan sorumluyuz. Suçluyuz da biz; hakkı, hakikati, iyiliği, barışı hâkim kılmak için birleşmek ve "kurşunla kaynatılmış" gibi birlikte mücadele etmeyi sorumluluk olarak kabul etmediğimiz için! Birlik olmayı önemsemediğimiz için! Yüce Allah buyuruyor: “Size ne ...
  • AB’NİN DEPRASYON, EPİLEPSİ,ŞİFROZONİ YÜZÜ.

    23 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    AVRUPA BİRLİĞİ’NİN DEPRASYON, EPİLEPSİ,ŞİFROZONİ YÜZÜ. Bir tarafta önsözü ’ÇANAKKALE’ olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, diğer tarafta tarihin her sayfasında Türklerden ders almış emperyalist devletler topluluğu. Türk Milleti, Düvel-i Muazzama ya diz çöktürerek Lozan’ı gerçekleştiriyor. Devamında yurtta sulh cihanda sulh parolası ile ‘’Kimsenin bir karış toprağında gözüm yok’’ diyor. Avrupa Birliği içindeki emperyalist güçler ise Lozan’ın rövanşını almak için her fırsatta ülkemizi bölmek adına plan ve haritalar hazırlıyor, yayınlıyor ve yayınl...
  • Efendimiz (s.a.v)

    22 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     Bir gün Resûlüllah (s.a.v) Efendimiz onları abası ile örttü, sonra şöyle buyurdu: “Yarabbi! Bunlar benim Âlim ve Ehli Beytimdir. Bunlara bereket ihsan eyle, bunları benim örttüğüm gibi sen kendilerini rahmetinle mağfiretinle setreyle. Hakikat ben bunları çok seviyorum, sende sev, sevenleri de sev, sevmeyenleri de sevme.” buyurdu. Resûlüllah (s.a.v) Efendimiz’in siyah aba ile örttükleri şunlardır: Hz. Ali (r.a), Hz. Fatımatüzzehra (r.anha), oğulları Hz. Hasan (r.a), Hz. Hüseyin (r.a). (İbn Sa’d, VI, 360, 362.)     Hz.Ali (r.a) Sıffin harbine g...
UA-36507442-2