logo

reklam

ŞEYTANIN BEKÇİLERİ… BİZ BURADAYIZ….


facebook
Hasan ALPARSLAN
hasanalparslan20@hotmail.com

 

Biz Erdoğan’dan önce saldırmak nedir bilmedik. Biz hep savunma yaptık. Hatta savunmayı bile beceremedik çoğu zaman. Elimizden her şeyimizi aldılar. Gençliğimiz, imanımız, derdimiz, aşkımız, her şeyimiz katledildi. O katleden suretler ve isimler değişse de fikir aynıydı. Bu Vatan’ın ilerlemesini istemeyen ve bu Vatan üzerinden hain emeller güden küfür ehli piyonlarını kullanmaya devam etti. Ve artık Sakarya Meydan Muharebesinin eşiğindeyiz.

 

Yerli ve yabancı bazı basın kuruluşlarının FETÖ terör örgütü ve arkasındaki uluslararası emperyalist şebekelerinin yönlendirmesiyle 15 Temmuz darbe girişimini sulandırma böylece toplumsal vicdanları susturma gayretlerine rağmen ülkemiz insanları siyasi parti ayırmaksızın nerdeyse tamamına yakını 15 Temmuz gecesi demokrasiye darbe girişimi yapıldığını net olarak gördü. Bu kanaatinde değiştirmekten öte bu kanaati gün geçtikçe daha berrak olarak kesinleşmektedir.
15 Temmuz’daki darbe girişimi millet tarafından püskürtülen FETÖ yeni bir ihanete hazırlanıyor. Bunun için belirlenen tarihinse 14 Ağustos olduğu tahmin ediliyor. Son günlerde ‘sabredin’ mesajları veren Gülen’in yandaşları, 14 Ağustos vurgulu tweetler atıyor. Örgüt 15 Temmuz gününü de aylar önceden subliminal kodlarla üyelerine bildirmişti.
Biz buradayız. Biz artık geri dönmeyeceğiz. Biz geri çekilmeyeceğiz. Bize artık ölümün de esaretin de adresi aynı. Bu topraklarda hain emeller güden Amerika, İngiltere, İsrail, İran ve içerideki iş birlikçileri “Erdoğan’ın kellesi ile beraber Vatan’ı istiyorlar.” Sakarya’da durdurduklarımız şu anda geri döndüler. Onlar Muhammed’in ordularının bu topraklarda olduğunun farkındalar. Tankları ele geçirenlerin, Jet uçaklarına kafa tutanların, zırh delici helikopter kurşunlarına, o kurşunlar yüzünden eriyeceğini bile bile hedef olanların toprakları burası. Bizlerden Malazgirt’in, 1453’ün, Sakarya’nın intikamını almak için her koldan saldırı başlattılar.

 

Biz sadece müdafaa etmeyeceğiz. Bizler de saldıracağız. Suriye’de, Afrika’da, Pakistan’da, Belucistan’da, Irak’ta, Sudan’da ne kadar birimlerimiz varsa, nöbete bırakılmış ne kadar hücre varsa uyandırılmıştır. Bundan sonra hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Onlar bizden liderimizi istiyorlar. Çünkü bugün Suriye’de muhaliflerin bir lideri olmadığı için zafer gelmiyor. Onlar bizden liderimizi istiyorlar. Çünkü bugün Irak’ta tek bir Müslüman lider olmadığı için zafer gelmiyor ve İran cirit atıyor. Onlar bizden liderimizi istiyorlar. Çünkü bugün Ümmet’in lideri olarak da tanınan birinin kellesini almak, onlar için dini mümini İslam’ı sahipsiz bırakmak demektir.

 

Başkomutanımız Erdoğan’a yönelik içerideki hainlerden çok dışarıdaki İslam düşmanlarının büyük planları var. Darbe sonrası onlar için başarısız geçen bu sürecin telafisi bir suikast olabilir. Suikast sadece hayata kast etmek değildir. Etkisiz hale getirmek de bir suikast biçimidir. Millet olarak emniyet birimlerimiz ve askerlerimiz ile bir an önce yakınlık, birlik kurup düşmana karşı organize olmalıyız. Darbe tehlikesi bitti diyerek köşeye çekilen kardeşlerim; Vatan sadece darbe ile elden gitmez. Darbeden daha farklı taktikler ile de bu Vatana kast edebilirler. Sizin her zaman lideriniz ve güvenlik birimleri etrafında kenetlendiğinizi biliyorum. Zaten 15 Temmuzda yaptıklarınız bundan sonra yapacaklarınızın da hem garantisi hem de tesellisidir.

 

Allah’a hamdolsun bu savaştan zerre geri kalacağınızdan tek şüphem yok. Şu an içimizde tıpkı Sakarya Meydan Muharebesinde olduğu gibi alçak uçuş yaparak askerleri şevke getiren o iki pilot var. İçimizde Yakup Şevki Paşalar var. İçimizde Fevzi Paşalar var. Sözüm vatan-millet- bayrak aşkı ile yoğrulmuş kardeşlerime. Sözüm Ak Parti’nin Vatan için göğsünü kurşuna siper eden direnişçilerine, sözüm Milliyetçi Hareket Parti’li Ülkücü yiğitlere, sözüm Alperenlere, sözüm ülkemizin korkusuz cengâverlerine, sözüm Cumhuriyet Halk Partili Vatanseverlere, sözüm bu vatanını seven bütün savaşçılara; Bu bir parti meselesi değildir, bugün liderimiz Erdoğan’dır yarın bir başkası olacaktır.

 

Bu millet her zaman bağrından kahramanlar çıkaracaktır. Bu milletin kahramanları hep zor anlarda kendini gösterir. En sakin, en beklemediğiniz insanlar kriz anlarında Allah’ın izni ile öyle bir role bürünür ki bir anda satranç tahtası yerle bir olur. Bir anda bütün dengeler değişir. Sadece, ama sadece elden gidecek olanın 1000 yıldır dökülen milyonlarca insanın kanı olduğunu iyi anlayın ve bu kanlar üzerine kurulan kadim devletlerimizin her zaman olduğu gibi yine vahşilerce kurulmuş şeytani bir ittifakın hedefinde olduğunu…

 

Bütün bunların hakikat olduğunu Erdoğan Beştepe’de haykırdı. Erdoğan şeytanın bekçilerine şöyle seslendi : “Artık Suriye’de, Irak’ta, Libya’da, Ortadoğu’da ve Afrika’da kurduğunuz bütün oyunları bozacağız.” İşte bu açıklama Şeytan’a karşı bir savaş ilanıydı. Hem de 100 yıldır ilk defa bu kadar açık bir şekilde verilmiş savaş ilanı. Şeytan’ın müttefikleri İngiltere, Amerika, İsrail, İran ve içerideki hainler Darbe sürecinde tehdit ettikleri Erdoğan’ın asla geri adım atmayacağını bu sözlerle anlamış oldu.

Share
993 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”

    27 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Anastasiadis, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile 23 Mart günü yaptığı görüşmeden sonra bir açıklama yaptı. Bu açıklamanın satır aralarında kullandığı kelimeler ibretlik. Bizim içimizde kendilerini “Türkçe konuşan Kıbrıslı” diye tanıtanlara hayal içinde olduklarının dersini veriyor Anastasiadis.  Görüşmeden sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Anastasiadis, Guterres ile Eide arasında farklı bir yaklaşım saptayıp saptamadığı sorusu üzerine yaptığı açıklama içinde yer alan bir paragraf aynı aşağıdaki gibi, kelimesi kelimesine: “Farklı ...
  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
UA-36507442-2