logo

reklam
18 Temmuz 2015

SEVMEK ZORUNDAYIZ!


facebook
Ahmet AL
alahmet53@hotmail.com

Yaklaşık son 4-5 yıldan beri bir garip olduk. Yüzlerimiz gülmez oldu. Namazlarımızda, camide, cemaatte bile birbirimizden şüphe eder olduk. Selamı sabahı bile kıskanır olduk. Cami önlerinde dedikodulara başladık, dini istismar etmeye hatta dinsizliği, ateizmi, Budizm’i, realizmi, deizmi, satanizmi, aklımıza gelen hak ve batıl ne varsa sulandırıyor, kendimize ait bir sahici bir şeyimiz kalmadı.

Din gıybet etme diyor. Biz her fırsatta ya imamı, ya siyasetçiyi, ya futbolcuyu, ya türkücüyü ya da şarkıcıyı bize günahtan başka bir şey kazandırmayan şeyleri tefe koyup çalıyoruz. Hatta yerden yere vuruyor, kırıyor, döküyor, sevgiyi zedeliyoruz. Biraz sakin, bir kafa ile biraz düşünsek, empati yapsak, kırdığımız, döktüğümüz insanlarında annesi var, babası var, sevdiği var, sevildiği var. O da insan onunda acıları var, sevinçleri var, eli var, ayağı var, kırılabilen bir gönlü var. Neden kendi dertlerimizle değil, online casino beraber yaşamak zorunda olduğumuz insanları kırıyoruz. Yok, etmeye çalışıyoruz.

Bu bencillik neden insansız bir dünyada mı, yaşamak istiyoruz?. Neyimize güveniyoruz. Beni ve seni yaratanın, seni daha iyimi karşılayacağını biliyorsun. Belki de Allah senden razı değildir. Belki diyebilirsin, Allah’ım yok, o zaman vicdanını yokla, aklını yokla o zaman sıkılan yumruğun açılacak, asık yüzün gülecek, gönlün genişleyecek o sihirli sevgi sözcüğünü hayatına daha çok koyup, ne kefinden ne de musalla taşından korkmayacaksın.

       Belki ölümü Mevlana gibi düğün, bayram kabul edeceksin. Belki de Allah dostu Şah-ı Nakşibendi gibi, insanların çöplerini toplar, hayvanları ilaçlayarak iyileştireceksin.

      Belki de, Yunus dediği gibi;

            Ben gelmedim, kavga için

            Benim işim sevgi için

            Dost evi gönüllerdir

           Gönüller yapmaya geldim

Allah’a salim bir kalple gideceksin, ama nasıl gidersen git, sevgi ile git. Haydi, yolun açık olsun. EY İNSAN

 

Ahmet AL

Share
592 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2