Küresel Güçler, Türkiye’ye “Dolar ve Faiz” üzerinden savaş açtı!

Küresel Güçler, Türkiye’ye “Dolar ve Faiz” üzerinden savaş açtı!

Gezi Kalkışması ile başlayan ve zaman zaman artan, zaman zaman da azalarak etkisini sürdüren ve 24 Hazira
Ana Sayfa Bugünün Manşetleri, Genel, MANŞET, Öne Çıkanlar 13 Mayıs 2018 135 Görüntüleme

SESİ ULAŞIRMI, DUYULUR MU, CEVAP BULUR MU?

Hepimizin bildiği gibi hiç kimse kusursuz, hatasız olamaz. Mutlaka bir yerlerde inişleri hepimiz yaşayacağız. Dünyanın adaleti böyle, şımaracak kimsen olmayınca hayat seni kocaman bir adama çevirir aslında işte hepsi bu. Diye, birçok yerde hastalığına dikkat çekmek ve yetkililere sesini duyurmak için feryat eden Eski, gazeteci ve yazar Aysel Oturak’a, bizde duyarsız kalamadık.

Mehmet Derviş Canbekli: Sizi tanımak için biraz kendinizden biraz söz eder misiniz?

Aysel Oturak; Bende, her sağlıklı kişi gibi koşan, oynayan çalışan biriydim. Her sağlıklı insanın çalışabileceği birçok iş deneyimim oldu. Şimdi bunları sayarsam konu uzar gider. Benim hastalığım çok sonradan ortaya çıktı, iki ay sonra hastanede yatarken yürüyemez oldum. Tam deli çağının ortasında böyle bir durumu yaşamanın zorluğu hiçbir kelimeyle anlatılmaz zaten…
Benim bir engelli olarak 2009 da bir yazıma DWB Dünya yerel basın ödülüm var. 2015 Aralık Ayında basılan bir kitabım var:
Şuanda matbaada basılmak üzere olan sponsor aradığım için beklemede olan (TutsaK) adlı basılmak üzere olan bir kitabım daha var.

Mehmet Derviş Canbekli: Bugün Aysel en çok neyin, nasıl olmasını isterdi? Ve (hasta) engelli olmak zorunda bırakıldım dediniz, neden öyle düşünüyorsunuz?

Aysel Oturak; Kimsenin beş (5) dakika sonra nerede ne şekilde olacağı bilinmiyor. Hadi engelli olmaktan hastalanmaktan bir şekilde kurtuldunuz, diyelim!
Peki, yaşlı olmaktan, yaşlanmaktan kurtuluş var mı? En çok hastalıklara çarelerin bulunmasını maddi gücü ve dayısı amcası olanın az çok tedavi olurken, maddi gücü, dayı amca gibi olayların olmamasını herkese eşit muamele edilen bir ülke toplum olmamızı isterdim.
Neden, engelli olmak zorunda bırakıldığımı düşünüyorum? En basit şeylere çareler üretilip bulunurken hatta bir gece de birkaç günde istenen kararlar alınıp yasallaşırken. Dünya’ya da sorma imkânım olsa, bir ülkeyi yıkabilecek yerle bir edecek güçlere sahip olan dünya ülkelerinin, bu gibi hastalıklara, ticari amaçla bakıp tedavi sağlamayıp bu hastalıkların üzerinde bütçe ayırıp imkân yaratmadıkları için. Böyle düşünüyorum.

Mehmet Derviş Canbekli: Peki, bizlere hastalığından biraz bahseder misin? Bu hastalık konusunda neler diyeceksin? Sağlık bakanlığımızdan Friedreich Ataksisi konusunda neler beklersin?

Aysel Oturak; 1. Friedreich ataksisi, sinir sisteminde ilerleyici hasara neden olarak yürüme bozukluğundan konuşma problemlerine kadar geniş bir semptom yelpazesine sahip otozomal resesif geçişli bir hastalıktır. Kalp hastalıklarına ve diyabete yol açabilir ancak düşünme yeteneğini etkilemeyen genetik bir rahatsızlıktır.
2. Friedreich ataksisinin şuanda tıbben %100 iyileşme eski haline dönme imkânı yok. İlerde belki birkaç yıla kadar kesin tedavisinin çıkacağını umut ediyor, bekliyoruz. Ama o birkaç yıla kadarda bu rahatsızlık günden güne ilerleyici olduğundan dolayı şuan olan destek tedavilerini almak görmek gerekiyor ve çok önemli.

Mehmet Derviş Canbekli: Peki, siz o destek tedavilerini göremiyor musunuz ve neden?

Aysel Oturak; Hayır göremiyor, alamıyorum. Çünkü çok pahalı, araya birileri girip yetkililerle görüşebilen veya maddi gücü olan veya bu tedavileri için gereken imkânları kendilerine sağlayanları bulanlar destek tedavilerini görüp, alabiliyor.
Ben yapamıyorum çünkü dediğim gibi benim kimsem yok babam 25 yıl önce bir kazada vefat etmiş. Sizlerin sayesinde az çok feryat ediyorum ki belki, beni de duyan olur. Ses veren olur.

Mehmet Derviş Canbekli: Sağlık bakanlığımız bu konuda neler diyor?

Aysel Oturak; Örnek vermek gerekirse, son yıllarda birkaç aynı hastalığa sahip arkadaşımızın kullanmış olduğu bir ilaç var. Hastalığın seyrini durdurup, birçok semptomlarına iyi geldiğini bizzat kullananlar söylüyorlar.
“İmukin” isimli bu ilaç Kurumumuzun Yurt Dışı İlaç Listesinde bulunmakta olup, ancak ilgili ilacın yurt dışından TEB aracılığı ile temin edilebilmesi için hekim tarafından Kurumumuza Yurt Dışı İlaç Kullanım başvurusunda bulunulması gerekmektedir.
Faz 2 aşamasında olup, Endikasyon dışı olduğu için Üniversite hastanelerinde anca yazdırabilen ilaç en çok hekimin inisiyatifine kalmış genellikle yazmıyorlar. Türkiye de bulunan 500 – 600 hastadan sadece 15 – 20 tanesi bu imkânlardan faydalanabiliyor.
4.000 TL. Fiyatı olduğu da söylenen ilacı alabilen alıyor, alamayan çaresizce bırakılıyor.
Ayrıca bunun benzeri hastalarda fayda sağlandığı söylenen kök hücrenin de yine Türkiye de sayılı kişilere uygulandığı fayda sağladığı söylenmektedir.

Mehmet Derviş Canbekli: Hastalığında destek tedavilerini almak görmek ister misin?
Belki seni duyan sana ulaşmak ve bu imkânları sağlamak, yarımcı olmak isteyen kişiler olursa onlar ne mesaj vermek istersin?

Aysel Oturak; Tabii ki böyle bir şey olursa çok mutlu olur çok sevinirim. Ben hastalığımın bilincinde olan biriyim. Hastalığımın daha iyi seviyeye gelmesi için yatağa bağımlı olmamam için o destek tedavilerini kim istemez ki ve bazı arkadaşlarımıza bu şekilde desteklerin sağlandığını biliyoruz hangimiz buna hayır der. Keşke öyle birileri duyup en azından yasallaşana kadar bana elini uzatan büyüklerimiz, işadamlarımız olsa… Çünkü bu illet ilerliyor ve semptomları çok fazla en basit örnekle benim çok ağrım olur, sabah bile yorgun olurum, kalbim sıkışır nefes almakta zorlanırım, bunun gibi birçok ayrıntısı var.

Mehmet Derviş Canbekli: Katıldığın birçok programdan hükümetimize bıkmadan usanmadan sesleniyorsun, özellikle de neden Cumhurbaşkanımıza?
Aysel Oturak; 1.Çünkü Cumhurbaşkanımızı seviyorum.
2. Ona iletmek duyurmak istediğim şeyler var.
3. Cumhurbaşkanımızın etrafında çalışanlar ve danışmaları bizlerin temenni ve arzularını iletmiyorlar, sorunlarını çözmüyor veya cevap bile vermiyorlar. İletilmediğini bildiğim için bende sizlerin aracılığıyla kendim ulaşmak istiyorum.
Zaman, zaman belki de hastalığımda; tahammülün son sınırlarına geldiğimde bazı yerlerden (yayın kuruluşlarında) sesimi duyurmaya çalışıp benim gibi hastalara ve ilerde aynı duruma düşecek olan kişilere ses olmaya, dikkat çekmeye çabalıyorum.
Tabii ki hastalıktan dolayı, sürekli bir yorgunluk ve ağrı içinde olmak bu çabalarımı kısıtlamakla kalmıyor. Yerine göre hiç bir şeye gücünün moralinin kalmaması duyulmazdan gelinmesi mücadele gücünü de kırıp, bitiriyor.
Her fırsatta her çıktığım gerek tv.ler gerek gazete haberleri, Fax, dilekçe, mail ve İstanbul mitingleri her yerden feryat ediyorum. “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı görmek istiyorum” diye, ama bir türlü bana sıra gelmiyor yıllardır.

Mehmet Derviş Canbekli: Cumhurbaşkanımıza, en son nerden ne zaman ulaşmak istedin?

Aysel Oturak; Örnek vermek gerekirse internetten araştırılsın feryatlarım. En son örnekle de yine birçok int. Gazetesi bir kaç TV. Ve İstanbul’a geldiğinde Cumhurbaşkanımıza belki ulaşırım diye; binbir umutla gittiğim İstanbul-Gop (Gaziosmanpaşa) ve Üsküdar toplu açılış törenlerinde her defasında olduğu gibi arada birkaç metrelik mesafeler kalmasına ve onca yalvarıp dil dökmeme rağmen görüştürülüp ulaşmama izin verilmedi. Ben vatan haini değilim, düşman değilim, terörist değilim. Bana izin verilmeyecekse kimlere verilecek? Merak ediyorum

Mehmet Derviş Canbekli: Geçenlerde sosyal medyada, bir paylaşımınızda yazmıştınız. Ben Cumhurbaşkanımızı sevdiğim için, 6 (altı) senedir mahkemelerde süründüm; kimse arayıp sormadı diye? Neden mahkemelerdeydiniz?

Aysel Oturak;
Ama şu da doğru ben, 6 yıl boyunca Mahkemelerde sürünürken, kimse beni ne aradı ne de Av. tutup yolladı.
Üstelik ulusal basına bile yansıyan karikatürüm nedeniyle, kim içindi ne içindi? O zamanlar Başbakanımız, şimdi ise Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın karikatürü içindi…
İnternete bakılırsa, kanıtlanırda. Ben o zamanlarda aynı şekilde CHP Genel başkanı Sayın K. Kılıçdaroğlu’na ulaşmaya çok çalıştım. Onunda haberinin bile olmadığına eminim çünkü bu konulara Sayın Kılıçdaroğlu’nun mütevazılığı inkâr edilemez. O zaman CHP adına İstanbul’da adliyede Av. Şenal Sarıhan’la bizzat konuşup kasıtlı montaj yapmadığımı basına da sızmasından bilgim olmadığını söyleyip, Sayın Kılıçdaroğlu ile görüşme talep ettim ama Av. Hanım ne davadan vazgeçti nede görüştürdü.
Kendisini sevdiğim için ve komiklik olsun diye yapmıştım, suç unsuru içeren bir şey zaten yoktu. Ne o zamanlarda nede şimdi ben ne arandım ne sahip çıkıldım… Asıl ilgiyi hak eden bendim karşılığı da bu oldu “ÖLÜMÜ İSTETMEK” Ben şimdi asla kimsenin yaptığını küçümsemek için yada kıskandığım için demiyorum ama birisi çıkıyor öylesine uyduruk bir şeyle ilgiyi, alakayı çekip günlerce TV.ler de haberlerde konu ediliyor, bu yüzden ulusal medyamıza çok kırgınım aslında… Peki, ben kimim? O kadar feryat ediyorum duyan yok.

Mehmet Derviş Canbekli: Aysel, eğer bir gün duyarlarsa ilgilenirlerse, hükümetimizden ne isterdi?

Aysel Oturak; Aslında ben duyduklarına ama Cumhurbaşkanımıza iletilmediğine eminim. Ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kulak verip bir gün beni de duyacağına, ilgileneceğine inanıyorum. Duyulmamam imkânsız çünkü her fırsatta kendisini görmek istediğimi söylüyorum. Bütün ülkemizin halkı gibi bende onu seviyorum, saygı duyuyorum. Ve görmek istiyorum.

Mehmet Derviş Canbekli: Anne, Babanız için ne söyleyeceksiniz ve aynı evde hem kendiniz hem de bir engelli kardeş ile yaşamak nasıl?

Aysel Oturak; Benim babam yok. Bir trafik kazasında 1995’de vefat etti. Annem bizlere hem anne hem de baba oldu onca senedir ve hala da yetmeye çabalıyor, annemin hakkını hiçbir zaman ödeyemeyeceğiz. Evde, benden büyük olan oda hasta (Serabeller ataxia) bir ablam daha var. Özellikle annem için iki engelliyle uğraşmak çok zor, bazen zaruri ihtiyaçlarımı anneme söylemekten rahatsız oluyorum… Ev engelli için uygun olmadığından dolayı, wc’ye saatlerce gidememek, evde sandalye olsun kullanamamak acıkınca yiyecek almamak, bunları yaşamayan bilemez…

Mehmet Derviş Canbekli: Siyasette engellilerin yeri nedir? Mecliste ki engelliler yeterince sesinize ses oluyorlar mı ve sizin arkanızda güçlü biri ya da siyasiler olsa size elini uzatan ne isterdiniz.

Aysel Oturak; Çok zor soru kısaca örnekle, TBMM ye çıkanlar engellilerde dâhil nereden geldiklerini, kim olup nereye gideceklerini unutuyorlar. Eksik ve yanlışlar insanlar içindir tabi de. Zamanla düzeltilebilir yeter ki göz yumulmasın, kulaklar tıkanmasın.

Ben tek kişiyim “Bende bir bireyim arkamda ne bir şahıs ne dernek ne vakıf nede bir siyasi parti var, ben sadece (Aysel Oturak) adında milyonlarca hasta ve engelliden biriyim. Kurum, kuruluş olmadığım halde; tüm uğraşlarım, yazılarım bütün insanların zor olan yaşamlarını dile getirir, kolaylaştırmayı ve sesleri olmayı isterim.” isteklerim hak temellidir, daha iyi şartlarda insanca yaşam için. Arkamda güçlü birileri olsaydı, bu zorluklarda, hasta biri olarak verdiğim onca uğraş ve çabalar daha da çok olurdu. Birçok kişiye daha fazla faydalı olurdum. İnsan olarak ortak yaşamlarımızı kolaylaştırma yollarını daha çok arardım.

Mehmet Derviş Canbekli: Bizimle paylaştığın güzel düşüncelerin için teşekkür eder, hayatının düşüncelerin kadar berrak ve güzel geçmesini temenni ederiz.

Aysel Oturak; Bende bana bu fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Bir gün bizlere uzatılmış el emin olsunlar yarın kendilerine dönecektir…
Ahlak kurallarının yıkılmadığı; terör denen hainlerden temizlenmiş bir ülke ve dünya da hakkın ve adaletin hüküm sürdüğü bir coğrafya da. Barış, Sağlık, Huzur ve Mutluluk diliyorum.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Allahım

Allahım

Haber Sitesi | Uzman Tescil