logo

reklam

Selahaddin Eyyubi: Yeryüzünde Düşmanın Dahi İnsanlık Dersi Aldığı Komutan


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Selahaddin-i Eyyubi, yeryüzünde düşmanın dahi insanlık dersi aldığı komutandır.

 

Selahaddin-i Eyyubi anlayışlı, zeki, alicenap, merhametli, muttaki ve affediciydi. Tamah, bencillik, hırs, kibir namına kalbinde hiçbir şey bulunmayan, yeryüzüne  İslam’ı yayan ve dünyaya meyletmeyen bir halk sevdalısıydı. İnsanların korkulardan dehşetlere düştüklerinde ve akli meleklerini yitirdiği zamanlarda dimdik ayakta durmayı bilen ve durabilen, isabetli kararlar alabilen ve korkmayan büyük bir komutandı.

 

Dostları düşmanları, müslim gayri-müslim olanlardan yüzlerce binlerce yazılar yazıldı çizildi, konuşmalar yaptı ve tüm dünya da kendisini hayranlıkla yad etti.

 

En büyük düşmanı olan Kral Richard’ı (1377-1399) DÖNEMİNDE İNGİLTERE KRALI “Ben Selahaddin-i Eyyubi’den insanlık öğrendim” dedirtmek zorunda bırakmıştır.

 

 İslam tarihinin en parlak devirlerinden biri hiç şüphesiz ki Selahaddin-i Eyyubi’nin hüküm sürdüğü dönemdir. Selahaddin-i Eyyubi, Revvadiye Kürt’lerinden olup 1137 yılında Tikrit’te dünyaya gözlerini açmıştı.

 

Selahaddin-i Eyyubi El-Kürdi’nin şahsiyetinin oluşmasında ki en önemli kişi ve kişiler babası Eyyub, amcası Şirkuh ve arkadaşı Sultan Nureddin’in tesirleri olmuştur. Hepsinden bir şeyler almıştır. Amcasından kahramanlık, savaş taktiklerini ve cesaret almıştır, babasından siyasi basiret, vakar ve sükunet görmüştür. Gençliğinin en önemli dönemlerinde Sultan Nureddin den sultanlık tecrübeleri almış ve Selahaddin-i Eyyubi tarihinin en büyük devlet adamlarından biri olmuştur.

 

Selahaddin-i Eyyubi, askeri başarılarıyla ve Kudüs’ün fatihi olarak bilinse de aslında El-kürdi çok yönlü bir insandır. Kurduğu sosyal hizmet müesseseleri, medreseler, imar faaliyetleri onun ne denli bir idareci olduğunu da göstermektedir. Şam ve Mısır’da çok sayıda medreseler inşa etti. Kurduğu medreselerde Kuzey Afrika’dan ve Endülüs’ten birçok alim buralara gelerek ilmi faaliyetlerde bulunuyordular. Selahaddin-i Eyyubi çeşitli ilmi dallarında kendisini yetiştirmişti.

 

El-kürdi Şam, Mısır ve el-Cezire gibi önemli bölgelerinde hastaneler inşa etti. İnşa ettiği bu hastanelerde zaman içerisinde tıp merkezi haline getirilip burada da tabipler uzmanlar yetiştirdi. Bu hastanelerde yapılan tıbbi araştırmalar ile verilen tıp eğitimi sayesinde klinik tıp ortaya çıkmıştır.

 

En önemli tarihçiler arasında bulunan Kadı Bahaeddin Ibn Şeddad(Arap Yazar ve Devlet adamı) Selahaddin-i Eyyubi için şöyle der; Cihat aşkı, cihat muhabbeti onun damarlarında çağlıyordu ve kalbini, kafasını kaplamıştı.

 

Selahaddin-i Eyyubi 1193 yılında 56 yaşında Suriye’nin Şam kentinde hakkın rahmetine kavuşmuştur. Ölüm döşeğindeyken, kendisinin emri gereğince bulunduğu şehre dağıtılan münadiler, mızrağın başına geçirilmiş olan kefenini göstererek tüm insanların bundan ibret alarak şu sözlerini haykırmışlardır: Şarkın hakimi Sultan Selahaddin-i Eyyubi ölmek üzeredir. Ahret’e ancak şu bez parçasını götürebilecektir.

 

Öyleyse,

 

“ALLAH’A KULLUKTA GEVŞEKLİK GÖSTERMEYİN !”

 

“ Mehmet KIZILKAYA “

Share
771 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Hayatın ve Evrenin Kökeni Konferansı-II

    30 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı’nın hazırladığı Evrenin ve Yaşamın Kökeni adlı bir konferansa katılmış, değerli konuşmacıların bilimin ışığında verdikleri yaratılışın açık delillerini sizlerle paylaşmıştım. 21 Mayıs’ta ise Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı, Milli Değerler Vakfı ve Milli Değerleri Koruma Vakfı’nın birlikte düzenlediği Hayatın ve Evrenin Kökeni konulu Uluslararası Konferans dizisinin ikincisine katılmak nasip oldu. Sayın Adnan Oktar’ın fahri başkanlığını yürüttüğü vakıfların tertiplediği bu ikinci konf...
  • Bir anlık ibadet

    29 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bir anlık ibadet Sevgili Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, bir gün mescid-i şerifte eshabiyle sohbet ediyordu. Az sonra Cebrail aleyhisselam geldi. Bir haber getirmişti Efendimize. Selam verip arzetti: - Ya Resulallah! Ebu Bekir, bu sabah bir ibadet yaptı ki, yetmiş yıllık ibadete bedeldir. Efendimiz bir şey buyurmadılar. Bilal-i Habeşiyi çağırıp; - Ebu Bekir’i çağır, gelsin buyurdular. Hazret-i Bilal; - Baş üstüne ya Resulallah dedi. Ve koşup çaldı kapıyı. Hazret-i Ebu Bekir çıktı kapı...
  • Bunlar Beyt-ül-malındır

    29 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bunlar Beyt-ül-malındır Bir gün hazret-i Ömer, zekat develerinden, Birinin ardı sıra koşuyordu ki, birden. Gördü hazret-i Ali halifenin halini. Hayret içerisinde sordu şu sualini: (Hayrola nedir bu hal ya emir-el müminin! Ne için koşuyorsun ardından bu devenin?) Buyurdu ki: (Ya Ali, beyt-ül-malın bu deve, Havutunu düşürmüş, kaçıyor başka yere. Tutup da, havutunu vurayım ki ben derhal, Zarara uğramasın zamanımda beyt-ül-mal.) Duydu hazret-i Ali bu sözü Halifeden. Derinden bir “Âh!” çekip, ağladı so...
  • RAMAZAN AYI İFTAR İSRAFI

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    RAMAZAN    AYI     İFTAR    İSRAFI Ramazan ayı bahane,  israf  şahane... Ramazan ayı  israf ayı değildir... Ramazan ayı nefsi terbiye etme ayıdır... Yardımın, paylaşmanın, bölüşmenin  zirve yaptığı; ay olması gerekir... Pahalı ve görkemli iftar  sofraları, yerine; sade ve paylaşmanın esas olduğu  iftar sofraları tercih edilmelidir. Fakirin ve  yoksulun doyurulduğu, ortak ortamlarının paylaşıldığı, yüzünün güldüğü, sofralar; asıl amacın yerine getirildiği sofralardır. Öz budur... Son günlerde, Dünya toplumunun çekmiş olduğu açlık sıkıntıs...
UA-36507442-2