logo

reklam

ŞEHİTLİK


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com

Şehidlik rütbesi, Allah tarafından mü’minlere ihsan buyurulan en yüksek manevi bir rütbedir. Buna ancak Allah yolunda olanlar kavuşabilir. Cenab-ı Hak şehidler hakkında şöyle buyuruyor :

Sakın Allah Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanma. Doğrusu onlar, Rableri katında diridirler, cennet meyvalarından rızıklanırlar. Onlar Allah’ın kendilerine olan bağışından (şehidlik rütbesinden) dolayı neş’elidirler … (Al-i İmran 169-170)

Şehidliğin faziletine dair çok hadis-i şerif vardır. Enes ibni Malik’den (r.a) rivayet edilen bir hadis-i şerifde Peygamber Sallallahü Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur :

Cennete giren hiç bir kimse, dünyadaki her şey’in kendisine ait olması karşılığında, dünyaya dönmek istemez. Yalnız şehid olan, kavuştuğu şehidlik rütbe ve nimetlerinden dolayı dünyaya dönüp on kez öldürülmeyi temenni eder. ( Müslim: Kitabü’l İmare,hadis: 1877/109)

Şeriatda şehid, zulmen (haksız yere) öldürülen mü’mine denilir.İster savaşta öldürülsün, ister asi tarafından öldürülsün, ister eşkıya tarafından öldürülsün, ister hırsız tarafından öldürülsün, yine şehid sayılır.

Şehid’in Kısımları: Şehid üç kısımdır. Dünya ve ahiretde şehid, ahiretde şehid, dünyada şehid.

1) Dünya ve ahiretde şehid sayılana Kamil Şehid denilir. Bu mertebe şehidliğin gerçekleşmesi için altı şartın bulunması icab eder :

a) Müslüman Olmak
b) Akıllı olmak,
c) Bülüg çağına ermiş olmak,
d) Büyük abdestsizlikten taharet üzere bulunmak. (Cünüb olmamak, hayız ve nifas hallerinde bulunmamak.)
e) Vurulmanın akabinde ölmüş olmak. Öyle ki, vurulduktan sonra yer – içerse, uyursa, tedavi görürse, vurulduğu yerden alınıp çadıra, hastahaneye veya evine diri olarak taşınırsa, üzerinden bir namaz vakti geçecek kadar yaşarsa, kamil şehidlik kısmından çıkar .
f) Öldürülmesinden dolayı kısab icab etmiş olmak. Kısas hükmüne girdikten sonra anlaşma ile kısasın kaldırılması bu hükmü değiştirmez. Diyet vermeyi gerektiren hata yolu ile öldürülmelerde, kamil şehidlik olmaz.

Kesici silahla öldürülmek şartı ile malını ve canını müdafaa ederken öldürülenler, müslümanları veya zimmet ehlini korurken öldürülen de bu birinci kısım şehid hükmüne girer.
Birinci kısım şehidin hükmü: Birinci kısma giren şehidlerin cenazesi yıkanmaz, kanları ve elbiseleriyle gömülürler ve bu halde iken de cenaze namazları kılınır. Ancak kandan başka üzerlerinde bir necaset bulunursa, o pislik giderilir. Böyle şehidlerin üzerinde bulunan elbiselerden kefen sayılamayacak kürk, kalpak , ayakkabı, silah gibi eşya çıkarılır. Diğer pantolon, entari ve gömlek gibi elbiseler çıkarılmaz. Üzerlerinde sünnet miktarı kefen olabilecek kadar elbiseleri bulunmayanlara kefen ilave edilir. Fazlalıklar çıkarılır. Namazları kılındıktan sonra elbise ve kanları gömülürler.

2)Ahiret şehidi: Bu kısma giren şehidler, ahiretde şehid sebabını alırlar; fakat dünyada kamil şehid hükmüne tabi tutulmazlar. Yani bunlar, diğer umumi ölüler gibi yıkanırlar ve kefenlenirler. Birinci kısım şehidler için aranan altı şarttan birini kaybedenjler bu ikinci kısma girerler. Cünüb, hayız ve nifas halinde iken haksız yere zulmen öldürülenler, vurulma akabinde ölmeyenler, deli veya çocuk olanlar , öldürülmelerinden dolayı diyet icab edenler, ahiret şehidleridirler. Kıyamet gününde şehidlere va’dedilen sevaba kavuşurlar.

İkinci kısım şehidin hükmü: Bu gibi şehidleri yıkamak, kefenlemek ve namazlarını kılmak, diğer ölülerde olduğu gibi farzdır.

Şu kimseler de, ahiret şehilerinden sayılırlar : Suda boğulanlar, ateşte yananlar, enkaz altında kalanlar, vebadan ölenler, ateşli hastalıktan ölenler, Allah kayında makbül bir ilim yolunda ölenler, koleradan ölenler, ciğer hastalıklarından ölenler, cum’a gecesi ölenler, doğumdan ölen kadınlar, baş ağrımasından ölenler …

Bunlar için de ahiretde şehid sevabı olup yıkanırlar, kefenlenirler ve namazarı kılınır.

3) Yanlız dünyada şehid sayılanlar : Bu kısa girenler münafıklardır. Bunlar, müslümanlar safında bulunarak birinci kısımda sayılanlar durumunda öldürülenlerdir. Bunların kalblerinde bulunan nifak halini Allah bildiği için, ahirette bunlara şehid sevabı olmadığı gibi, cennete de giremezler. Çünkü münafık dış görünüşü itibariyle müslümandır; fakat gerçekte kalbi ile iman etmediği için Allah katında kafirdir. İşte bunlar, dış halleri ile müslüman sayıldıklarından Kamil Şehid gibi, yıkanmazlar, kefenlenmezler, Elbise ve kanları üzere namazları kılınarak gömülürler .

 

Share
225 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+2 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ÇANAKKALE RUHU CANLI TUTULMALI

    28 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Papatya Yayınlarından Mustafa Turan’ın "Destanlaşan Çanakkale"  kitabında anlatılanlara göre, yıllar önce eğitim sistemimizi incelemek üzere Japonya’dan bir heyet Türkiye’ye gelir. İnceleme tamamlandıktan sonra MEB yetkilileri, Japon heyetinden hiç beklemedikleri bir tepki almıştır. Konuk heyetin, dönemin Başbakanı rahmetli Turgut Özal’ın huzurunda dile getirdikleri acı gerçek şöyledir: “Türk eğitim sisteminde milli ruh yok...” Sonra şöyle devam etmişler: “Biz, eğitime şok testler uygulayarak başlarız. Önce çocukları uçak kadar hızlı gid...
  • Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”

    27 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Anastasiadis, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile 23 Mart günü yaptığı görüşmeden sonra bir açıklama yaptı. Bu açıklamanın satır aralarında kullandığı kelimeler ibretlik. Bizim içimizde kendilerini “Türkçe konuşan Kıbrıslı” diye tanıtanlara hayal içinde olduklarının dersini veriyor Anastasiadis.  Görüşmeden sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Anastasiadis, Guterres ile Eide arasında farklı bir yaklaşım saptayıp saptamadığı sorusu üzerine yaptığı açıklama içinde yer alan bir paragraf aynı aşağıdaki gibi, kelimesi kelimesine: “Farklı ...
  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
UA-36507442-2