logo

SAMİMİYET VE SINIRLAR


facebook
Hatice ERTÜRK
eflatunyagmur@hotmail.com

“Samimiyetine sahip çık” isimli yazımda samimiyetin insan ilişkileri hususunda yeri, önemi ve gerekliliğine değinmiştim. Aldığım geri bildirimler bu konunun daha detaylı, daha anlaşılabilir olması gerektiğini; bu sebeple daha çok irdelemem ve daha derin anlatmam gerektiğini düşündürdü. Özetle Samimiyet insanın kendi olması, sıcak davranması, maskesiz olması, içinden kötü düşünceli olup dışından çok iyi ve sevecenmiş gibi yanıltıcı davranmaması vs… Fakat bunları yaparken karşımızdaki insanlar bizi suistimal ediyorlarsa? Samimiyet kisvesi altında laubali ve saygısız tavırlar takınıyorlarsa? Yerlerini, konumlarını bilmiyor ve bizi müşkül duruma düşürüyorlarsa? Özel hayatımızı ihlal ediyorlarsa??? BAKIN! Samimiyet bir insanın uysal bir koyun gibi her şeye evet demesi, sürünün peşine takılıp güdülmesi, kim ne derse yapması demek değildir. Kimseyi kırmamak, incitmemek uğruna hakkını savunamamak, kendini ezdirmek de… İşte bu noktada kişisel sınırlar konusu devreye girer. Öncelikle bilmemiz gereken şudur ki Her insanın ayrı bir kişiliği vardır. Hoşlandığı şeyler, hoşlanmadığı şeyler, takdir ettiği davranışlar, tahammül dahi edemeyeceği davranışlar, çok esnek ya da çok katı olduğu kurallar gibi… ve sorumlulukları, öncelikleri vardır. Kişiliğimizi korumak ve zillete düşmemek için evvela bunların bilincinde olmamız, belirlememiz sonra da insanlara gerek sözle gerek davranış yoluyla ifade etmemiz yani belirtmemiz gerekir. Yakınlık derecemiz nezdinde mesafemizi belirleyip kenarlarını keskin hatlarla çizmemiz çok önemlidir. Bu karışımızdaki insanlara duracakları yeri gösterir. İki tarafında kendi olma yerini, bağımsızlık noktasını, stop levhasını. İnsan ilişkileri konusunda sınırlar göz ardı edilemez zaten edilirse sorun var demektir ve her kim olursanız olun sorunlardan ve geçimsizlikten yakanızı kurtaramayacaksınız demektir. Tamamen iyi niyetli ve yapıcı olmanız dahi kişiliğinize ve ilişkilerinize zarar verebileceğiniz gerçeğini değiştirmez ne yazık ki! Kötü niyetli insanların da olduğunu ve sizin iyi niyetinizden yararlanabileceği gerçeğini de… Dolayısıyla kendinizi adamayı, isteklerinizi hiçe saymayı bırakın artık. Örn: Anne babanız size her zaman fikir vermeli fakat hayatınızı sizin isteğiniz dışında yönetme ve yönlendirme işine girişmemeli, Bir işveren olarak yanınızda bir akrabanızı ya da samimi bir arkadaşınızı çalıştırıyorsanız oranın bir işyeri olduğunu laylaylom davranmaması gerektiğini bilmeli kafasına göre hareket etmemeli, En iyi dostunuz önceliklerinize saygı gösterebilmeli, Komşunuz istediği an istediği dakika değil siz musait olduğunuz zaman sizi ziyaret etmeli eğer hoşlanmıyorsanız evinizin düzenine karışmamalı buzdolabınızı açmamalı mesela yani herkes haddini, nerde başlayıp nerde bittigini bilmeli. Sınırların aşikar olduğu bir ilişki bir samimiyet şüphesiz her iki taraf için de saygı dolu, güven dolu, içten ve geliştirici olacaktır. İlişkiler kısa vadeli değil belki vadesiz olacaktır. Bu önemli bir mevzu umarım hakkıyla anlatabilmişimdir. Sonuç itibariyle bir şeyin ilmini bilmek başka tarifini vermek başka. Hatice Ertürk

Share
587 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Efendimiz (s.a.v)

    22 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     Bir gün Resûlüllah (s.a.v) Efendimiz onları abası ile örttü, sonra şöyle buyurdu: “Yarabbi! Bunlar benim Âlim ve Ehli Beytimdir. Bunlara bereket ihsan eyle, bunları benim örttüğüm gibi sen kendilerini rahmetinle mağfiretinle setreyle. Hakikat ben bunları çok seviyorum, sende sev, sevenleri de sev, sevmeyenleri de sevme.” buyurdu. Resûlüllah (s.a.v) Efendimiz’in siyah aba ile örttükleri şunlardır: Hz. Ali (r.a), Hz. Fatımatüzzehra (r.anha), oğulları Hz. Hasan (r.a), Hz. Hüseyin (r.a). (İbn Sa’d, VI, 360, 362.)     Hz.Ali (r.a) Sıffin harbine g...
  • Ümmetin namusu olan Mescid-i Aksa öksüz ve yetim!

    22 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    14 asırdır İslam’ın Haremi, Müslümanların izzeti, onuru ve namusu olan ve içinde Mescid-i Aksa’yı barındıran üç Harem-i Şerifinden birinin de yer aldığı kutsal topraklar Kudüs-ü Şerif; üzerine ölü toprağı atılmış, onur ve haysiyetlerini küresel güçlere satmış rejimlerinin ihanetleri nedeniyle yaklaşık 50 yıldır ‘Siyonist’ eli kanlı İsrail’in işgali altında. İsrail, İslam dünyasının basiretsizliği ve korkaklığından yararlanarak geçtiğimiz Cuma günü 50 yıllık işgalini bir adım daha öteye taşıdı. 50 yıllık işgal tarihinde ilk kez Mescid-i Aksa,...
  • ATI ALAN ÜSKÜDARI GEÇMİŞTİR

    22 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    URFAspor 2017 yılında bir alt lige düşmemiştir. URFAspor 2012 yılında küme düşmüstur. Evet...! Aslında şampiyon olduğu yıl küme düşmüştü. Siyasetin...Spora girdiği yıl...2013 yılında...Herkesin bildiği ama ses çıkarmadığı yıl. Sebeb olanlar kebab oldu ama olan URFAspora oldu. İşte o yıl URFAsporun adı, URFAsiyasetspor olmuştur. 2017 yılı..Şike'nın belgeleri ispatlı... Bizle ilgisi yok denilen adamın malum külübün resmi müdürü ispatlı. Etik..Adalet...Hukuk derken... Reisin meşhur deyimi devreye giriyor... " Atı ala...
  • Ateşin Yakmadığı Peygamber!HZ. İBRAHİM..

    22 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ateşin Yakmadığı Peygamber!HZ. İBRAHİM.. İbrâhim aleyhisselâm putlarını paramparça ettiği cahil kavminin hâlâ putların âcizliğini göremeyip akıllarını kullanmamaları karşısında hayretler içinde kaldı ve onlara, “Size de, Allah'ı bırakıp taptıklarınıza da yuh olsun! Hala aklınızı başınıza almayacak mısınız?” diye seslendi. Buna karşılık kavminin önde gelen zalimleri: “..’Eğer bir şey yapacaksanız, İbrâhim’i ateşe atıp yakın, böylece ilahlarınıza yardım edin!’ dediler.” Böylece zalimler Hz. İbrâhim aleyhisselâm hakkında tuzak kurup plan yaptılar...
UA-36507442-2