logo

reklam

SALLA BAŞINI AL MAAŞINI


facebook
Müslüm AKTÜRK
muslumakturk@hotmail.com

Yukarıdaki başlığın kimler için kullanıldığı hepimizin malumu.

Devletin herhangi bir birimine kapağı atan ancak aldığı maaşın karşılığını vermeyen, veremeyen, vermek istemeyen, ‘rahatı kaçmasın’ diye vatandaşa “Bugün git yarın gel” demeyi alışkanlık haline getiren 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabii zatlar için, inşallah yolun sonu görünmeye başlandı.  

Hükümetin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in deyimiyle, ”1965 model, her yerinden su almaya başlayan ve günümüz Türkiye’sinin ihtiyaçlarına cevap vermekten çok uzaklaşan 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu ile ilgili yapmayı planladığı çalışmanın duyurusu bile toplum nezdinde memnunlukla karşılandı.

AK Parti 14 yıllık iktidarı döneminde birçok alanda reform sayılacak değişikliklere imza attı. 657 Sayılı Kanun’la ilgili de bir takım gelişmeler oldu ancak parça parça yapılan bu değişiklikler maalesef istenilen sonuca ulaşmaktan uzak…

51 yıldan beri; kamuda memur, sözleşmeli personel, geçici personel, Teşkilat Kanunu’na göre sözleşmeli personel, 399 Sayılı KHK’ya göre sözleşmeli personel, Belediye Yasası’na göre sözleşmeli personel, 4924 Sayılı Kanun’a göre sözleşmeli personel, işçi, geçici işçi, kapsam dışı personel gibi değişik ad ve statüler altında çok sayıda istihdam türüyle “yamalı bohçaya” çevrilen 657 Sayılı Kanun’a ciddi bir neşter vurulmalı…

Yapılacak yeni düzenlemede, “Nasıl olsa kimse beni işten atamaz” deyip, vatandaşa tepeden bakanlar için ciddi uyarılar, hatta müeyyideler olmalı. Yeni 657’de hem çalışanları hem de hizmet alacak vatandaşı memnun edecek ciddi değişiklikler yer almalı. Devlet kapısı, hantal bürokrasi yüzünden, yine Bakan Çelik’in ifadesiyle “çile kapısına” dönüşmemeli…

657’nin yenisinde kesinlikle ve kesinlikle, vatandaşa “tepeden bakanla”, vatandaşın “derdiyle dertlenen” bir tutulmamalı. Kötü niyetli memurların kamuyla ilişkisinin kesilmesinin önü açılmalı, iyi niyetli memurlar ise performanslarına göre ödüllendirilerek hizmet yarışına teşvik edilmeli.

Share
444 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+2 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2