logo

reklam

Sahte rapor ve izinle tatil


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

KKTC’de kendine özgü devlet memuru olmak anlayışı ve sistemi var.

Sistemin özü “Ben istediğimi yapayım, bana kimse dokunmasın, aklıma estiği vakit grev yapayım, vatandaş zarar görürse beni ilgilendirmez ama kimse benden tazminat istemesin, beni de işten atmasın. İşe gitsem de olur, gitmesem de ama ay sonunda maaşımı tam ve eksiksiz isterim.”

Kısaca mantık böyle. KKTC’deki kamu görevlilerinin genelde ilgilendiği başka bir konu da yok. Gelmiş geçmiş KKTC hükümetlerinde görev yapmış birçok siyasinin kökeninde de sendikacılık yattığından veya da popülizm hedefli siyaset yaptıklarından bu güne değin bu mantığı değiştirecek herhangi bir girişim yapılmamış maalesef.

Geçenlerde, devlet dairelerinin birinde müdür olarak görev yapan bir arkadaşıma uğradım. Bana elindeki bir çizelgeyi ve birkaç da resmi gösterdi. Resimlerde evli bir çift çocukları ile birlikte neşeli bir tatilde gözüküyorlardı. Gayet güzel ve keyifli bir resimdi.

“Eeee, ne var bu resimde. KKTC’de hemen hemen herkesi tanırım ama bunların kim olduğunu şimdilik çıkaramadım. Niye bu resimleri bana gösteriyorsun” dedim.

“Resimlerden sonra ekteki çizelgeye de bir göz at, sonra da ne anladın bana söyle” dedi.

“İşin içinde normalin dışında bir şeylerin olduğu, bir sıkıntının var olduğu belli, yoksa boşuna bana bir ailenin mutlu görüntüler içeren tatil resmini niye versin” diye aklımdan geçirdim ve çizelgeyi incelemeye başladım. İlk bakışta pek bir şey anlamadım ama ikinci defa okunuşta nelerin olduğunu anlamaya başladım.

Çizelge aynen aşağıdaki gibiydi. “Çizelgede yer alan tarihler, her hangi bir kişiye somut bir suçlamada bulunmamak amacı ile tarafımdan değiştirilmiştir.”

6 Şubat 2016, Cumartesi : Resmi tatil

7 Şubat 2016, Pazar : Resmi tatil

8 Şubat 2016, Pazartesi : Mazeret izni

9 Şubat 2016, Salı : Mazeret izni

10 Şubat 2016, Çarşamba : Bronşit hastalığı nedeni ile 1 gün izin. (Doktor arkadaşımdan aldığım bilgiye göre bronşit izni verilen hasta söz konusu günü evinde yatarak geçirmek zorundadır)

11 Şubat 2016, Perşembe : Mazeret izni

12 Şubat 2016, Cuma  : Mazeret izni

13 Şubat 2016, Cumartesi : Resmi tatil

14 Şubat 2016, Pazar  : Resmi tatil

15 Şubat 2016, Pazartesi  : Mazeret izni

16 Şubat 2016, Salı  : Mazeret izni

17 Şubat 2016, Çarşamba : Bronşit hastalığı nedeni ile 1 gün izin. (Doktor arkadaşımdan aldığım bilgiye göre bronşit yatarak tedavi gerektiren bir hastalık olduğu için izin verilen hastanın gezi pozları vermesi mümkün değil)

18 Şubat 2016, Perşembe : Mazeret izni

19 Şubat 2016, Cuma  : Mazeret izni

20 Şubat 2016, Cumartesi : Resmi tatil

21 Şubat 2016, Pazar : Resmi tatil

Söz konusu kamu görevlisi, 30 günlük yıllık tatiline ilaveten, doktor bir tanıdığının yardımı ve kamu görevlilerine iyi niyetle tanınan yıllık 40 gün mazeret izni ve 60 gün hastalık izni haklarını sonuna kadar suiistimal ederek tamı tamına 16 gün tatil yapıyor. Maalesef bu tatil günleri de söz konusu kamu görevlisi sanki de çalışmış vatandaşa hizmet vermiş ve ter dökmüş gibi emeklilik kazandıran çalışma günlerine ilave ediliyor söz konusu yıl içinde.

İlgili Müdür kendisini çağırıp, yaptığının yanlış olduğunu söyleyince de “Bu benim yasal hakkım, hiç kimse bana engel olamaz. Seni sendikama şikayet edeceğim” diye de yanıtlıyor. İşte bizde sendikal anlayış böyle.

Balık baştan kokmuş. Esasen, yalan yere istirahat izni veren doktor hakkında soruşturma açılmalı eğer bronşit olduğu için 1 gün izin yazdığı hastası, söz konusu hastalık gününde eşi ve çocuğu ile mutlu bir tatil yapıp, resimler çektirip, sosyal medyaya koyuyorsa… Bu kamu görevlisini de işten atmak lazım tabii maaşını tam alıp, çalışmak yerine sahtecilik yapıp tatil yapıyorsa….

Ata ATUN

30 Mart 2016

Share
307 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bugünün işini, yarına bırakma!

    23 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bugünün işini, yarına bırakma! Buhara’da yetişen Evliyadan Seyyid Emir Burhan hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün bir gence; - Ey kıymetli oğlum! Bugün, her istediğini kolayca yapabilecek bir haldesin. Gençliğin, sıhhatin, gücün, kuvvetin, malın ve rahatlığın bir arada bulunduğu bir zamandasın, buyurdu. Sonsuz saadete kavuşturacak sebeplere yapışmayı, yarar işleri yapmayı yarına bırakma, hemen yap. Delikanlı sordu. - Ne yapmamı tavsiye edersiniz efendim? - İnsan ömrünün en iyi zamanı olan bu gençlik gün...
  • DURDURAMADINIZ BÜYÜK TÜRKİYE YÜRÜYÜŞÜNÜ!

    22 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    BÜTÜN DÜMENLRİNİZİ BİLİYORUZ. Bu ülke 35 yıldır sadece terörle mücadele etmiyor, bu ülke 35 yıldır terörün bataklığında üreyen işte bu kirli zihniyetle de mücadele ediyor. Terörü bir geçim kapısı haline getirmiş, yoksul çocukların ölümünü kendisine bir rant haline getirmiş kan baronlarıyla da bu ülke mücadele ediyor. İnanın, bunlar için en iyi Kürt ölü Kürt’tür, bunlar için en iyi Alevi ölü Alevidir. Vatanına ihanet eden, ama mütedeyyin maskesi takan örgütlerin dizinin dibine çökerler, ama gerçek mütedeyyinden korkar, onu yok etmek için her şe...
  • Ahlak ilmi çok mühimdir

    22 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ahlak ilmi çok mühimdir Edirne’de medfun bulunan büyük Velilerden Şücaeddin-i Karamani hazretleri ”rahmetullahi aleyh“, bir gün sohbetinde; - Ahlak ilmi, kalb ve ruh temizliği bilgisi demektir, buyurdu. Tıp ilminin, beden sağlığı bilgisi olmasına benzer. Çünkü fena huylar, kalbin ve ruhun hastalıkları, zararlı işler de bu hastalıkların alametleridir. Şöyle devam etti: - Ahlak ilmi, çok şerefli, pek kıymetli, en lüzumlu bir ilimdir. - Neden efendim? dediler. - Çünkü, kalbin ve ruhun kötülükleri bu ilimle tem...
  • Kötü arkadaşlardan ayrıl!

    17 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kötü arkadaşlardan ayrıl! Şırnak civarında yetişen Velilerden Şeyh İbrahim Hakkı hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün fena arkadaşlara aldanan sevdiği bir genci görüp, şefkatli bir sesle; - Görüyorum ki, “Allah adamları” ile görüşmekten sıkılıyor, zenginlerle, dünyaya düşkün olanlarla bulunmak istiyorsun, buyurdu. Delikanlı mahcup bir eda ile önüne bakıyordu. Devam etti: - Aman oğlum! O kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak, insanı sonsuz felakete götürür. Onların yağlı, tatlı yemekleri, zehir gibi gönlü öldür...
UA-36507442-2