logo

reklam

Sağlam Bir Toplumda Anneliğin Gücü


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Sağlam bir toplumda anneliğin yeri ve gücü her zaman çok farklıdır.

Yeryüzünde anne, insanoğlu hayatlarının en temel kaynaklarından bir tanesidir. Anne, çocuğu her daim doğuran, bakan ve de her zaman beslenmesini yapandır. Bilirsiniz ki yeni doğan, yeryüzüne adım atan tüm insanlar, herhangi bir hayvandan daha çaresiz olduğu için, uzun bir zaman sürecinde annesinin bakımına ve de onun tarafından güzel bir şekilde beslenmeye adeta muhtaçtır. Yeni doğan bebeğin gelişimi ve yaşamı için annenin yapılacak olan tüm bakımları yapması gerekir.

Unutmayın ki yapma olan hiçbir beslenme ve de yabancı olan bakıcılar annelerin yerini tutamaz.

Sağlam olan bir toplumun annelik gücü, çocuğun en başta gelen büyük bir eğitimcisidir. Çocukların daha sonraki tüm eğitim temellerini anneler atarlar. Anne, kendi çocuğuna sağladığı en büyük sığınak, çocuğunu en iyi şekilde korkulardan kurtarmasıdır. Sonrasında yüksek değerler için, insanlar ve de nesneler için çocuğuna adeta hem bir görüş hem de kocaman bir yürek verir. Böylelikle çocuk kendisine her daim güveni artar, kendisine inanmaya başlar, hatta başkalarına güven vermeye başlar. Yaşayacağı ve de karşılaşacağı hayatın kendisine yükleyeceği bütün görevleri yerine getirecek farklı bir duruma gelmeye çalışır. Anne, kendi çocuğuna baktığı zaman, onu hayattaki tüm ritimleri, uyuma saatlerini, yaşamını, temizliğini hatta bütün hepsini kapsayan düzenine bile fazlasıyla önem vermektedir. Anne, kendi çocuğunun içgüdüsel olan hayatını tamamı ile gözetmekle beraber, tehlikeli olan her şeyin önüne geçer adeta önlemeye çalışır ve onda fazlasıyla iyi şeyler de uyandırmaya çalışır. Anne, çocuğunun isteklerini yerine getirmekten her zaman fazlasıyla zevk duyar ama o isteklerde de ölçülü olmasını her daim öğretir ve de gösterir. Anne, çocuğunu sevindirir her zaman. Anne, çocuğuna kendisinde ve karşısındakilere nasıl bir sevinç uyandırabileceğini gösterir. Anne, kendi çocuğuna güzel olan her şeyin karşısında farklı duygulanmasını öğretir. Anne, çocuğunu Yüce Yaradanın yarattığı şeyler karşısında saygı duyulması konusunda her daim eğitir ve de öğretir. Böylelikle bir anne kendi çocuğunu, bütün hayatın iyi ve de kötü yanlarını adeta bir öğretmenin öğrencisine ders verir gibi eğitir öğretir ve de tanıtır.

Anneler, kendi çocuklarının birer öğretmeni konumundalar. Yeryüzüne gelen bir çocuk tüm her şeyin başlangıcını, bütün her şeyin ve de her konudaki temel bilgilerini anne kucağında öğrenir ve alır. Kendi anadilini çocuk öncelikle kendi annesinden alır ve öğrenir. Çocuk ilk olarak annesinin dilindeki o vurgusunu ve ses ahengini benimser. Şöyle ki anne de tek başına eğitemez. Onun yanında baba da olmalıdır. Çocuğun eğitimi için hem annenin hem de babanın varlıkları çok gerekli ve de çok önemlidir.

Annelerimizin kendilerine düşen görevlerini tam manasıyla yerine getirmelerini sağlayan, tüm kadınlarda bulunan annelik kabiliyetidir. Bilir misiniz annelik kabiliyeti nedir? Annelik kabiliyeti, insan duygularının derinliğinde bulunup, çocuğuna karşı güçlü bir bağlılığın olması, belirli ve canlı olan şeyler için ilginin gösterilmesinde ve de başkasına yakınlık duyabilme de toplanır. Annenin bedeni ve yüreği akıldan önce duygu saptadığı için, sevgisi her daim daha güçlü ve de daha da kuvvetlidir. Eleştiri niteliğindeki hiçbir düşünce ile azaltılamaz.

Anne denilen en büyük öğreticinin ve de eğiticinin en baştaki erdemleri, çocuğa fazlasıyla bağlı olmak, her daim ona yakın olmaya çalışmaktır. Annelerin eğitme kabiliyetleri de bundan ileri gelir. Tabi bazı kadınlarının duygu derinlikleri ve doğal eğilimleri, bazı tehlikeli durumları da birlikte meydana getirir. Annelerimizden bazı kendi çocukları yanlışlarını görmezler. Onları ölçüsüz derecede severler. Bu yüzdendir ki o çocuğun kendi kendisini yetiştirmesini de sağlayamaz, gelişmesi için önüne çıkan hiçbir engeli ortadan kaldıramaz. Bazı annelerin çocukların zayıflıklarına dayanamadıkları ortaya çıkmaktadır. Onların sınırlarını bilemezler ve onları fazlasıyla yorarlar. Burada kendi çocuklarını kendilerine bağlamak yerine adeta onu ellerinden kaçırır ve de yitirirler. Bununla beraber o çocuk üzerinde asla eğitici etkide bulunamazlar. Tabi öte yandan da öyle anneler vardır ki ekonomik sıkıntılar yüzünden, çalışma, hastalık gibi nedenlerden dolayı da ilgi göstermeyenler de vardır. Tabi bazı annelerde kendi zevk düşkünlükleri yüzünden çocuğundan fazla uzak duran annelerde vardır.

Sağlam olan bir toplumda annelik için alınması gereken çok ama çok önemli tedbirler vardır. Örneğin fazlasıyla parasal anlamda sıkıntılar içerisinde bulunan çok çocuklu ailelerin güçlüklerini gidermelidir, eğitimle ilgili önemli bir o kadar güç konularda da anneler için danışma merkezleri kurulmalı, çeşitli çizgi ve yollardan annelerin eğilmesi gerekir.  Tabi bunların yanında ve de en önemlisi olan genç kızların, daha ilk yıllardan itibaren annelik görevlerine göre de eğitilmeleri gerekir. Tabi bu konularda en önemli görevlerin aileye düştüğünü de bilmemiz gerekir.

Tüm annelerin, eğitimleri alanında gösterilecek olan başarıları kamuoyunun anneliğe karşı olan tutumlarına bağlıdır.

Sağlam olan bir toplumda anneliğin yeri her zaman farklı ve güçlüdür.

 

“ Mehmet KIZILKAYA “

 

 

 

 

 

 

 

Share
498 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ağlayıp âh ederdi

    25 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ağlayıp âh ederdi Hazret-i Ebu Bekir dünyadan göçtüğünde, Cümle eshab ağlayıp, yaş döktüler o günde. Hep ağlama sesleri, kapladı ortalığı. Zira Resulullahın, O idi dert ortağı. O günlerde eshabtan, birkaç kişi geldiler. Muhterem zevcesini taziye eylediler. Ve ona dediler ki: (Hazret-i Ebu Bekri, Biz iyi tanıyoruz çoktu faziletleri. Lakin bunlardan ayrı, bizim bilmediğimiz, Varsa bazı halleri, bize söyler misiniz? Gündüz yaptığı işler, malumdur biz eshaba. Ve lakin geceleri ne yapardı acaba?) Onların bu şekilde sualine c...
  • Kürtler bağımsızlık ve tanınma istiyor, ya Biz?

    25 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Bu referandumun yapılabilmesi için öncelikle bağımsız bir “Seçim Kurulu'nun oluşturulması olmazsa olmaz bir uluslararası kural. Bu yapılmazsa oylama “Diktatörlük” veya da “Dernek Seçimi” olarak addediliyor. Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani geçmiş aylarda yaptığı açıklamada “Kürt halkı için referandum yolu ile gelecekleri hakkında vermenin zamanı gelmiştir ve ortam da uygundur” diyerek, Kürtlerin gelecekleri konusunda karar verme zamanının geldiğini uluslararası kamuoyuna işittirmişti. DEAŞ´ın karşı çıkmasına ve IKBY b...
  • Güneş durdu yerinde

    24 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Güneş durdu yerinde Şam şehrinde medfun Evliyadan Seyyid Muslihiddin Efendi ”rahmetullahi aleyh“, bir gün Peygamber efendimiz aleyhisselamdan bahsederken şunu anlattı sevdiklerine: Peygamber efendimiz bir gün evlerinde otururken hazret-i Ali de “radıyallahü teâlâ anh” yanlarındaydı. O esnada Cebrail aleyhisselam bir vahiy getirdi. Efendimiz aleyhisselam, vahyin ağırlığından mübarek başlarını hazret-i Ali’nin dizine koydular. Vakit, ikindiyle akşam arasıydı. Ve güneş batana kadar kaldıramadılar başlarını. ...
  • Bugünün işini, yarına bırakma!

    23 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bugünün işini, yarına bırakma! Buhara’da yetişen Evliyadan Seyyid Emir Burhan hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün bir gence; - Ey kıymetli oğlum! Bugün, her istediğini kolayca yapabilecek bir haldesin. Gençliğin, sıhhatin, gücün, kuvvetin, malın ve rahatlığın bir arada bulunduğu bir zamandasın, buyurdu. Sonsuz saadete kavuşturacak sebeplere yapışmayı, yarar işleri yapmayı yarına bırakma, hemen yap. Delikanlı sordu. - Ne yapmamı tavsiye edersiniz efendim? - İnsan ömrünün en iyi zamanı olan bu gençlik gün...
UA-36507442-2