logo

reklam
19 Ekim 2015

RUSYA’NIN SURİYE HAMLESİ, İSTANBUL ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ’NDE TARTIŞILDI

İstanbul Şehir Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü ile Modern Türkiye Çalışmaları Merkezi tarafından yürütülen “Küreseli Tartışmak” konuşma serisi kapsamında Rusya’nın Suriye hamlesinin, uluslararası ve bölgesel siyaset açısından etkileri tartışıldı.MAŞALLAH TAYLAN

İstanbul Şehir Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Küreseli Tartışmak” konuşma serisinin 25’incisinde, Türkiye ve dünya gündemini yakından ilgilendiren bir konu daha masaya yatırıldı. Moderatörlüğünü İstanbul Şehir Üniversitesi Öğretim Görevlisi Muzaffer Şenel’in yaptığı konferansa, İstanbul Şehir Üniversitesi’nden Vügar İmanbeyli, Mimar Sinan Üniversitesi’nden İlyas Kemaloğlu ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nden Süleyman Elik konuşmacı olarak katıldı. Konferansta, Rusya’nın Suriye hamlesinin uluslararası ve bölgesel siyaset açısından etkileri tartışmaya açılırken konunun Rus dış ve iç politikası bakımından önemine değinildi. Rusya’nın hamlesi sonrasında Ortadoğu’daki ülkelerin pozisyonları ele alındı.

“Rusya yönetiminde eski KGB çalışanları var”

Konferansta konuşan İstanbul Şehir Üniversitesi Siyaset Bilimşi ve Uluslararası İlişk,ler Bölümü’nden Vügar İmanbeyli, Rus iç politikası ve bürokrasinin dış politikaya etkisini anlattı. Bugün Rusya’da yönetimde olan grubun hemen hemen hepsinin KGB kökenli olduğunu belirten İmanbeyli, “Çunlara Rus güvenlik eliti Slaviki deniyor. Slavikiler bugün Putin iktidarında en etkili grup. Diğer üruplar ise Medvedev gibi liberaller ve oligarklar. Putin zaten sıkı olan Rusya’da daha sıkı bir yönetim oluşturdu” dedi.

Son yıllarda Rusya’nın giderek yalnızlaşmaya başladığını belirten İmanbeyli şunları söyledi: “Putin’e karşı açık açık bir uluslararası diplomatik izolasyon başlamıştı. Putin son bir buçuk iki yıldır New York’taki BM toplantısı hariç bir davet almadı ve Rusya dışına çıkmadı. Ayrıca Petrol üretim araçlarına mekanizmalarına yapılan ambargo üretimi de çok kötü etkiledi. Kırım krizi, ekonomik krizi derinleştirdi. Kırım’ı finanse etmesi çok zor. Bütçe açığı giderek artıyor. Geçen sene 450 milyar dolar civarında olan bütçe, bu sene 250 milyar dolar civarında bu bir küçülmedir. Bu durum ekonominin kötü gittiğinin göstergesidir.”

“Rusya’da terör olayları artabilir”

Mimarsinan Üniversitesi’nden İlyas Kemaloğlu da, Rusya’nın dış politika öncelikleri arasında Suriye’nin önemli bir yere oturduğunu söyledi. Rusya’nın gündeminin son dönemlerde Kırım ve Ukrayna olmadığını belirten Kemaloğlu, “Kırım ve Ukrayna’yı artık kimse konuşmuyor. Kırım’ın Rusya’ya ilhakını Batı’nın tanımasını, en azından kabul etmelerini istiyor. Suriye’de Tartus’da askeri üssün dışında bir yığınak yaptığını görüyoruz” dedi.

Rusya’nın, ABD’ye, Orta Asya’ya, Belarus ve Ukrayna’ya mesaj gönderdiğini belirten Kemaloğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Bu ülkeler açıkça Rusya eleştirisi yapmaktan kaçınıyor. Suriye’de sadece İŞİD’e karşı savaşmıyor. Esed karşıtı muhalifleri vuruyor aynı zamanda. Bunun sonucu olarak Rusya’da terör olayları artabilir.”

“Türkiye’nin güçlü ‘proxy’si yok”

İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nden Süleyman Elik ise, vekalet savaşlarına değindi. “Vekalet savaşlarının (Proxy war), uzaktan savaş hali demek olduğunu belirten Elik, “Büyük güçler dolaylı yoldan savaşırlar. Burada ara örgütleri veya devletleri kullanırlar. İran Meclisinde geçenlerde İranlı bir yetkili şöyle dedi; ‘5 Arap başkentini işgal ettik, yani kontrol ediyoruz’ dedi. İran bunu proxy’lerle yapıyor, yereldeki güçlerle. Türkiye’nin güçlü proxy’si yok. En önemlisi Türkmen Tugayları ve Al Hazm. Bunlar da Amerikan proxy’leri” diye konuştu.

Share
409 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

UA-36507442-2