logo

reklam

Rumların Rusya müdahalesi endişesi


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Geçen hafta Kıbrıs Rum tarafında yaşanan bir olay, Kıbrıs Rum Yönetiminin müdahalesi ve telkinleri ile Kıbrıs Rum basınına kasten yansıtılmadı. Olay ufak tefek boyutlarda, iç sayfalarda önemsiz haberler arasında geçiştirildi, örtüldü.

Yaşanan olay, Rusya Federasyonunun Lefkoşa Büyükelçisi Stanislaw Osadchiy’in geçen hafta Lefkoşa’nın Rum kesiminde, Rum şahinler tarafından organize edilen “Müzakerelerin bir anlaşma ile sonuçlanmaması” seminerine katılmasıydı. Söz konusu semineri Rum şahinleri olarak anılan aralarında EDEK, DIKO, Vatandaşlar İttifakı, Ekologlar ve Dayanışma Hareketi’nin yer aldığı Rum sağcı partiler organize etmişti.

Rusya Federasyonunun Lefkoşa Büyükelçisi Stanislaw Osadchiy’in bu seminere katılması, adada çözümü istemeyen Rum siyasi partileri ve seminer organizatörlerini memnun ederken, Kıbrıs Rum Yönetimini pek memnun etmedi, hatta endişelendirdi. Endişeleri de Rusya’nın çözüm müzakerelerine bundan sonra fiilen katılmak istemesi. Kıbrıs Rum Yönetimi yıllardır Rusya’yı bir şekilde müzakerelerin içine çekmeye çalışıyordu ama belli ki günümüzde Türkiye-Rusya yakınlaşması, Rum Yönetimini fena halde korkutmuş. Bu nedenle de Rusya’nın müzakerelerde direkt veya endirekt taraf olmasının kendilerine zarar vereceğini inancındalar ve kesinlikle de istemiyorlar.

Özellikle AB üyesi ve diğer diplomatların katılmaktan kaçındığı bu seminere Rusya Federasyonunun Lefkoşa Büyükelçisi Stanislaw Osadchiy’in katılması Anastasiadis’i fena halde sinirlendirmiş. Söz konusu “Çözüm karşıtı” bu semineri, Annan Planı Referandumunda “Evet”e karşı bir cephe kuran aynı kişilerin oluşturduğu beş siyasi partinin organize ettiğini çok iyi bilen Anastasiadis, elinden daha fazlası gelemediği için de, Rus Büyükelçinin “seminerin içeriğini yanlış anladım” demesini iyi niyetle karşılamak zorunda kalmış. Zaten Rus Büyükelçiyi “Personna non grata” yani “İstenmeyen kişi” ilan etmeye de asla cesaret edemezdi Anastasiadis, Rusya’nın her zaman ve her koşulda BM Güvenlik Konseyinde desteğine gerek duyduğu için.

Kıbrıslı Rumlar Hristiyan olmalarını Avrupa Birliği üyesi devletleri yanlarına almak için tepe tepe kullanırken, Ortodoks olmalarını da Rusya’yı yanlarına almak için kullanıyorlar. Zaten bir dönem yoğun bir şekilde Kıbrıs Rum Yönetimi için “Rusya’nın AB içindeki Truva Atı” tabiri kullanılıyordu. Halen de devam ediyor bu tanımlama. Özellikle de AB’nin Rusya’ya karşı yaptırımları olduğu vakit, daha belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor Kıbrıs Rum Yönetiminin Rusya’nın AB içindeki eli ayağı ve kuklası olduğu.

Günümüzde Rusya’nın Avrupa Birliği içinde “Birlik karşıtı” güçleri desteklemesi, Kıbrıs Rum tarafında olduğu gibi, AB’yi de bayağı endişelendiriyor. Özellikle şimdi Kıbrıs Rum tarafındaki endişe, Rusya’nın adada bir çözümü şimdilik istemediği algısından kaynaklanmakta.

Rum tarafındaki tarafsız ve göbeğinden bir yerlere bağlı olmayan, AB’den para almayan ve Rum hükümetinden bir beklentisi olmayan gazeteci ve köşe yazarları, Anastasiadis’in endişelerini destekler yönde yazılar yazmakta, özellikle de Rus Büyükelçi Osadchiy’i “Çözüm karşıtı güçlerin sevgilisi” olarak tanımlamaktalar.

İddiaları iki tane.

Birincisi, Türkiye-Rusya yakınlaşmasının dünyadaki politik dengeleri Rusya lehine bozduğu ve Rusya’nın bundan büyük mutluluk duyduğu. Bu nedenle de Kıbrıs konusunu, ön sıralardan arka sıralara attığı.

İkincisi de, Kıbrıs’ta varılacak bir anlaşmanın, Yunanistan ile Türkiye’nin arasını düzelteceği ve Doğu Akdeniz’den çıkarılacak doğalgazın Türkiye üzerinden AB’ye gönderileceği nedeni ile Gazprom’un zarara uğrayacağı, Rusya’nın da elindeki güçlü doğalgaz kozunu kaybedeceği.

Rusya’nın söz konusu “Kıbrıs’ta çözümsüzlük siyasetine” en iyi ve belirgin örneği de, 24 Nisan 2004 tarihinde oylanan Annan Planı Referandumunda, Rusya destekli AKEL’in başından beri sürdürdüğü “Evet” propagandasını oylamadan bir gece evvel, 22 Nisan 2004 Cuma gecesi “Hayır”a dönüştürmesi…

Prof. Dr. Ata ATUN

Share
321 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BAYRAMLARDA TRAFİK VE YOL GÜVENLİĞİ İÇİN ÖNEMLİ UYARILAR

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Her yıl kutlanan dini bayramlarda yüzlerce insanımız ölmekte ve yüzlercesi de yaralanmakta ve bayramlar aile ve ülkede bir yas ve cenaze kaldırma yerine dönüşmektedir. Öncelikle uyarılarımızı sürücülerimize, yük ve yolcu taşıyan ticari araç şoförlerine yapmak istiyoruz. Bu sebeple sürücülerin; 1- Dinlenmiş ve uykusunu almış olarak yola çıkmalıdırlar, 2- Gidilecek yere göre zamanında yola çıkmalı, acele etmemeli, geç gitmeyi göze almalıdırlar, 3- Özel araçlardaki sürücü ve diğer yolcular emniyet kemerlerini mutlaka takmalıdırlar, 4-Trafik ...
  • Allah kuluna bir nimet verirse

    23 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Allah kuluna bir nimet verirse İstanbul Evliyasından Fethi Ali Efendi “rahmetullahi aleyh”, bir sohbette; - Kardeşlerim, Allahü teâlâ bir kuluna bir nimet verdiyse, bu nimeti o kulunun üstünde görmek ister, buyurdu. Ve misal verdi: - Mesela bir Müslümana zenginlik verdiyse, o kimse imkanı nispetinde güzel yemekler yemeli, güzel elbiseler giymeli, güzel yerlerde oturmalı, fakirleri de gözetmelidir. Şöyle bitirdi: - Bununla beraber “ölüm”ü ve “ahiret”i bir an olsun unutmamalıdır. İbadeti bilerek yapın! Bi...
  • Din & Ahlâk ilişkisine dair…

    23 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Din ve ahlâk ilişkisi tarih boyunca tartışıla gelmiştir. Kimileri Din ile ahlâkı bir tutmuş ve asla farklı düşünülemeyeceğini savunmuş, kimileri de birbirleriyle hiçbir ilişkisi olmayan kavramlar/disiplinler olduğunu ifade etmişlerdir. Nitekim geçenlerde bir sohbet esnasında “Ahlâk dinden, din ahlâktan ayrı düşünülemez. Din-ahlâk ayrımı yapmak kesinlikle yanlıştır.” İfadesi kullanıldı.   Oysa ki; Din ve ahlâk kavramları, birbiriyle oldukça ilişkili, adeta birbirinin mütemmimi (tamamlayıcısı) olan iki kavram olmakla beraber, ...
  • HER ŞEYE RAĞMEN BAYRAM MUTLULUKTUR

    23 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

      HER ŞEYE RAĞMEN BAYRAM MUTLULUKTUR Ülkemizde yaşanan, tüm olumsuzluklara rağmen; manevi havayı , bolca teneffüs ettiğimiz, Ramazan ayından sonra; Bayramı yaşamak, bir mutluluktur. Allah'ın müslümanlara bir hediyesidir. İnsanoğlu, Kıştan sonra, bahar sevincini nasıl yaşıyorsa; Bayram sevincini de; öyle yaşamalıdır. Özellikle, böyle zor günlerden geçtiğimiz şu zamanda; Bayramımızı coşku ile, kutlamak; bizim dışımızdaki tüm düşman ve hainlere verilecek, en güzel cevaptır. Haydi, bayramımızı kutlamaya... Haydi ,çocuklarımızı bu manev...
UA-36507442-2