logo

reklam

Resulullaha aşık biri


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com
Resulullaha aşık bir fakir

Eşrefoğlu Rumi hazretleri “rahmetullahi aleyh” anlatıyor:

Bağdat’ta bir grup zengin, toplanıp çıktılar Hac yoluna.

O yörede Resulullah efendimiz aleyhisselamın aşkıyla yanan bir fakir vardı ki, yıllardır o kutsal toprakların hasretiyle yanıp kavruluyordu.

Bu kafileyi görünce dayanamadı.
Koşup katıldı o kervana.

Ama ne bineği vardı garibin, ne azığı.
Şehir dışına çıkmışlardı ki, zenginlerden biri fark etti onu.

Alaylı bir yüz ifadesiyle o garibe bakıp;
– Ey fakir! Bineğin yok, azığın yok. Bu halde nasıl hacca gideceksin? Dedi.

Sonra bir kahkaha atıp ekledi:
– Bari paran var mı cebinde?

Fakirin cebinde parası da yoktu.
Ama tevekkülü vardı kalbinde.
Resulullahın muhabbeti vardı.

Döndü o kendini bilmeze.
– Allah kerimdir. O bana yardım eder, dedi.

Ve mahzun halde ayrıldı yanından.
Haccı ifa edip Medine’ye doğru yola çıktılar.

O zengin, gördü yine bu fakiri.

Alaylı bir tavırla sordu yine:
– Komşu! Sahi sen haccı yapabildin mi?
– Çok şükür. Bana da nasip oldu.

– Peki, beratını aldın mı bari?

Garip anlamadı:
– Ne beratı?

– Cehennemden azat olduğuna dair berat.
– Yok, ben almadım öyle bir şey

Zengin, cebinden çıkardığı herhangi bir kağıdı ona gösterip;
– Bak, Kâbe’yi ziyaret edenlere böyle berat veriyorlar. Hepimiz aldık. Sen niye almadın? Dedi.

Fakir saf ve temizdi.
İnandı bu söze.

Derhal geri dönüp, koştu Kâbe’ye.
Örtüsüne yapışıp, iki gözü iki çeşme;

– Ya Rabbi! O berattan ben de isterim, diye yalvardı.

O anda eline bir kağıt tutuşturuldu gaibten.
Dünya kağıtlarına benzemiyordu.

O kağıdı yüzüne gözüne sürdü.
Kapandı şükür secdesine.
Sonra koşup yetişti kafileye.

Zengin onu görünce yine alaylı bir tavır takındı.
– Ne oldu? Alabildin mi beratını?

Fakir, sevinçle çıkarıp gösterdi aldığı beratı:
– Evet ya, bana da verdiler, işte!

Adam misk kokulu, nur yazılı kağıdı görünce aklı gitti.
Bayılıp düştü atından.

Kendine geldiğinde anlamıştı her şeyi.
Ağlama sırası kendisindeydi artık.

Aradan yıllar geçti.
Vefat etti o fakir.

O beratla defnettiler kabrine.
Bir müddet sonra, o zengin rüyada gördü fakiri.

Ve sordu:
– Nasılsın mübarek kardeşim?
– Çok iyiyim, dedi. O beratı Münker-Nekir meleklerine gösterdim. Onu görünce bir şey sormadılar bana.

Uyandı.
Çok hayırlar yapıp, sevabını gönderdi o fakirin ruhuna.

Share
81 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YENİDEN HAYAT..

    28 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Dişimi çektiriyordum. Doktor, dişimi çekmeye zorlanırken, o da damaktan kopmamak için âdetâ direniyordu. Ben, morfinin verdiği rahatlıkla, acı çekmek yerine, bu ibretli manzarayı hayalen seyrediyordum. Bu hal bana ölümü hatırlatmıştı. Şöyle düşünmüştüm: bu diş, çekilmeden az önce damakla, ağızla, beyinle, kısacası bütün bir bedenle alâkalı idi. Ama, çekilir çekilmez, bütün bu alâkaları kaybetti. Artık o, diş değil bir kemikti. Ölen insan da öyle değil miydi? Ölmeden az önce onun bedeni, hava ile, gıda ile, yer küresinin dönüşü, güneşin doğuş...
  • “28 Haziran 2016” Terörü Lanetliyorum

    28 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    28 Haziran 2016 yılında İstanbul Atatürk Havalimanına yapılan hain terör saldırında şehit düşen bütün kardeşlerimin mekanı cennet olsun. Ruhları şad olsun!   Türkiye Cumhuriyeti Devleti topraklarında son zamanlarda hedef almakta olan hain terör saldırılarından biri “28 Haziran 2016” yılında “İstanbul Atatürk Havalimanında” gerçekleşen saldırıdır. Hain terör örgütü adına canlı bomba olarak masum insanların arasına dalmış ve bunun sonucunda bazı kardeşlerimiz şehit olmuş, bazı kardeşlerimizde ciddi anlamda yaralanmışlardı.    Yaşamla...
  • MÜNAFIKLIK-İKİYÜZLÜLÜK..

    27 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kur’an’da “mü’minler, müslümanlar, mücâhidler, sâdıklar, sâlihler…” vb. tabiri caizse “yağlı ballı” nitelemeleri üzerimizi almaya pek bayılırız da… “Yahudiler, Hristıyanlar, münâfıklar, akılsızlar, fikirsizler, kafasızlar, sefihler (beyinsizler), sağırlar, körler, dilsizler, kitap yüklü eşekler, dilini sarkıtan köpekler, Hamanlar, Karunlar, Hahamlar, Ruhbanlar” vb. sıfat ve nitelemeleri duyunca arkamıza bakınırız… Kesin bizden bahsetmiyordur! Bunları Kurtlar Vadisi’nde “Çakır” rolü üzerine yapışıp kalan dizi oyuncusu gibi (ki kurtulmak...
  • Yağ,sevgi yağışım, yağ!

    27 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Dəli    külək    əsir .  Yağmur    öz    həzin    nəğməsini    damla - damla ürəyimin    hər    döyüntüsünə   köçürür .  Narın    damlaların    altında düşüncələrim ,  sanki    cilalanır , ruhum   rahatlıq    tapır .  Rüzgarları , yağmurları , bir   də   dənizi   çox   sevirəm . Yağmurlu    yollarda    adlaya - adlaya   yenə   də    ürəyim   SƏNİNLƏ həmsöhbət    olub .  Yenə   qəlbimdəki    təmiz    sevginin    al   şəfəqlərinə boyanıb,  həsrətli    yollarda    azıb    qalan   gözlərim .  Yollar ,  bəlkə  də SƏNİ    gözləməkdən     yorul...
UA-36507442-2