logo

Resmi Dili Türkçe olan 3 ülkedeki seçimler


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Dün yakın coğrafyamız içindeki politik yaşamı etkileyecek çok önemli bir gün yaşandı.

KKTC’de UBP Genel Başkanlık, Türkiye ve Azerbaycan’da da Parlamento seçimleri yapıldı.

KKTC’de gerçekleşen UBP Genel Başkanlık seçimi, hem iç siyasette, hem de dış siyasette parametreleri değiştirebilecek önemde. Mevcut CTP-UBP koalisyonunun geleceği ve endirekt olarak da müzakerelerin gidişatı,  dünkü seçimin sonucu ile birebir bağlantılı.

UBP’nin delege sisteminden çıkıp, üye sistemine geçmesi, konuşmaların Cumartesi, oylamanın Pazar günü yapılması, seçim pusulalarının optik okuyucular ile okunması, her adayın seçim salonu dışında kendi standını kurarak üyeler ile bire bir temas kurma çabaları, 9 binden fazla üyenin cep telefon numaralarının adaylara verilerek elektronik iletişimin seçim propagandası içinde yer alması, salonda seksenden fazla oy kabininin bulunması, her ilçe için ayrı ayrı bilgisayar sistemi ve ortak bir bilgi ağının oluşturulması ve mükemmel denecek düzeydeki seçim organizasyonu hem göze çarpıyor hem de UBP’nin kendi siyasi tarihi içinde bir ilki oluşturuyor.

Umarım devletimiz de bu sistemi benimser ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile Genel ve yerel seçimlerde oy kullanımı ve oy sayımı da böylesi bir sistemle yapılarak, hem erken sonuç alınır hem de ederi birkaç milyon TL’yi aşan seçim görevlilerinin fazla mesai anlayışında dayalı ücretleri de daha düşük bir düzeye çekilir.

Türkiye’deki Parlamento seçimi ise çok önemli, önemli olduğu kadar da kritik. Türkiye’nin KKTC, AB, Kıbrıs Rum, Rusya, ABD, Orta Doğu ülkeleri ve Suriye ilişkileri ile Türkiye’nin Güney Doğusunda yaşanmakta olan terör olaylarının kaderi bu seçimde yatıyor.

Türkiye’deki seçimin sonuçlarının Kıbrıs’ta Akıncı ve Anastasiadis arasında sürdürülmekte olan “Çözüm Müzakereleri”ni birebir etkileyeceği kesin. Olumlu veya olumsuz muhakkak müzakerelerin gidişatına bir etkisi olacak.

Zaten Rumların nüfus, mülkiyet ve yönetim konularında ortaya koydukları açgözlülük ve doyumsuzluk, müzakereleri hızla çıkmaza doğru sürüklemeye başladı. Son 47 senedir yaptıklarının aynısını gene sahnelemeye başladı Rumlar.

Anastasiadis çok pişkin bir adam. 1963-1974 yılları arasında yollardan, evlerden, işyerlerinden ve tarlalarından toplayarak acımasızca katlettikleri Kıbrıslı Türklerin gömüldükleri yerleri tespit etmek için ve de suçluları yargıya taşımak için aradan geçen 52 yıl içinde hiçbir girişim yapmamasına rağmen, kayıp kişileri yerlerinin tespiti konusunda pişkince Türkiye’yi suçlamaya çalışması ne denli samimiyetsiz olduğunu göstermekte. Sen iğneyi kendine batırma, sonra da çuvaldızı başkasına batırmaya çalış ve Türkiye’yi kına. Buna “Bizans politikası”, daha doğrusu “İkiyüzlü politika” denmekte. Kısacası garantör Türkiye Hükümetinin Kıbrıs konusundaki yaklaşım ve pozisyonu, bizim geleceğimizi yakından ilgilendiriyor.

***

Azerbaycan’daki Parlamento seçimleri ise Azerbaycan’ın özgürlüğü ve egemenliği açısından önem taşımakta. Bir takım dış güçler Azerbaycan’daki istikrarı bozmak ve Aliyev iktidarını devirerek kendilerine bağlamak hesabı yapıyorlar. Bütün çabalarına rağmen 2015 seçimlerine bunu yetiştiremediler şimdi hedefleri de 2020 seçimlerinden evvel bu işi kökünden halletmek. Aliyev hükümeti oynanan oyunun ve kurulmak istenen tezgahın farkına vardı ve tedbirlerini aldı ama tehlike halen geçmiş değil.

Azerbaycan’da 5 milyon 200 binden fazla kayıtlı seçmenin bulunuyor. Parlamentodaki 125 sandalye için 767 aday yarıştı. Seçmenler, Bakü ve diğer illerde kurulan 5 bin 547 sandıkta oylarını kullandılar.  Seçimlerin favorisi gene, 2010 seçimlerinde 125 sandalyeden 72’sini kazanmış olan Aliyev’in başkanı bulunduğu Yeni Azerbaycan Partisi.

Türk dilini kullanan her üç ülkede de 1 Kasım günü, geleceği yönlendirecek seçimlerin yapılması tesadüf olmasa gerek. Her üç ülkeye de dün yapılan seçimlerin sonucu hayırlı olsun….

Ata ATUN e-mail: ata.atun@atun.com veya  ata.atun@gmail.com

http://www.ataatun.org

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun

2 Kasım 2015

Share
394 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNSANLIK ÖLMÜŞMÜ?

    21 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    İnsan, İslâm için kâinatta en değerli varlıktır. Düşünen her insanı hayrete bırakmaya yeterli, kudret kalemiyle yazılmış bir varlıktır insan. Kâinata sığmayan ilahi terennümü, iman ve aşkında yaşatabilecek bir gönle sahip varlıktır insan. Bir taraftan ruhunda kaynayan aşkla Yüce Yaratıcının emirlerine karşı sorumlu, diğer taraftan akıl ve irade gücünü kullanmada hürdür insan. İnsan, akıl ve irade sahibi bir varlık olmasından dolayı, potansiyel değerleri itibariyle meleklerden üstündür. İnsanın bilme yeteneğidir, eşyayı isimlendirme gücüdür, me...
  • Kötü Yöneticiler ve Zalimlikleri

    20 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Japon atasözünde şöyle güzel bir söz vardır; “Bin asker toplamak kolay olsa da onlara bir general bulmak çok zordur” der. Bir şirketin binlerce çalışanları olsa dahi iyi bir müdürün, iyi bir liderin, iyi bir üstün yoksa hem artan rekabet ortamlarında, hem çalışma durumlarında her daim başarısızlıklara ve adaletsizliklere imza atar dururlar.  Öyle ki her daim çalışan insanların hakları üstleri tarafından yenilmiş olup, üstleri tarafından her daim tehditler görecek ve çeşitli tehditlere maruz kalacaklardır. Her daim köleleştirme sistem...
  • Dürüstlük Pahalı Bir Mülktür, Ucuz İnsanlarda Bulunmaz.

    19 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ´Dürüst olmak´´ doğruluğu benimsemek ve doğru olmak demektir.Dürüstlük, özde, sözde, yaşayışta doğru ve tutarlı olmayı gerektirir.Özde, sözde ve yaşamda dürüstlük insanın içinin ve dışının bir olmasıdır. Kişi, düşündüğü ve inandığı neyse, onu söylemeli, onu yapmalıdır.Bazı idealler o kadar değerlidir ki! o yolda mağlup olmak ta yenilmek te inanın bir zafer sayılır. Bana göre dürüst olmak bence insanın özünün, sözünün bir olma durumu, olduğu gibi görünmek farklı görünme ve farklı göstermeye çalışmamak yani sadece karşınızdakiler için değil kendi...
  • SÖZ NAMUSTUR!..

    19 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Yerine getirmek niyetiyle söz vermek sevaptır. Verilen sözde durmak müstehaptır. Sözünde durmamak tenzihen mekruh olur. Kendisine söz verilen kimse, (Sen bana söz verdiğin için bu benim hakkımdır) demeye hakkı yoktur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Bir kimse, yapmak niyeti ile verdiği sözü tutamazsa günah olmaz.) Yapmayacağı halde, yalan olarak söz vermek haramdır. Bu şekilde sözünde durmamak da günah olur. Yapmamak niyetiyle söz verdiği halde, sonradan, verdiği sözde durursa, yalancılık günahı affolmuş olur. Hadis-i şerifte, (Sözünde durm...
UA-36507442-2