logo

reklam

RAMAZAN AYI İFTAR İSRAFI


Orhan ARSLAN
orhanarslanmatoglu@hotmail.com
RAMAZAN    AYI     İFTAR    İSRAFI
Ramazan ayı bahane,  israf  şahane…
Ramazan ayı  israf ayı değildir…
Ramazan ayı nefsi terbiye etme ayıdır…
Yardımın, paylaşmanın, bölüşmenin  zirve yaptığı; ay olması gerekir…
Pahalı ve görkemli iftar  sofraları, yerine; sade ve paylaşmanın esas olduğu  iftar sofraları tercih edilmelidir.
Fakirin ve  yoksulun doyurulduğu, ortak ortamlarının paylaşıldığı, yüzünün güldüğü, sofralar; asıl amacın yerine getirildiği sofralardır. Öz budur…
Son günlerde, Dünya toplumunun çekmiş olduğu açlık sıkıntısını görünce; sanki önlerindeki nimetin hiçbir zaman bitmeyecekmiş gibi, düşünenlerin;  ne kadar yanlış bir düşünce içerisinde olduklarını bilmeleri gerekir. Açlık, her insanı hiç ummadığı bir zamanda yakalayabilir. Kimilerini Yüce Rabbım, onunla imtihan edebilir. Ramazan Ayı, insanlara bir nevi bunu hatırlatmaktadır. Bakın insanlar: açlık nasıl bir şeydir? etrafınızda ne kadar aç vardır?  Sizin gibi insanlar, insan olmalarına karşın açlıkla sınanmaktadırlar. O insanların açlıklarına benim katkım nedir?  Orucun, manevi tarafı bugünlerde yeteri kadar anlatılacaktır, zannını taşıyorum. Biz daha çok sosyal boyutuna, değineceğiz.
Türkiye İsraf önleme çalışmalarını yürüten kurumun başındaki başkanın söylediği sözler; Ülkemiz açısından gerçekten çok düşündürücüdür.Yiyecek açısından çöpe attığımız yiyeceklerin bedeli; Türkiye bütçesinin onda biridir. Çok korkunç bir rakamdır. Aynı zamanda bu gerçek; Ülkemizde açlık sınırında yaşayan insanların çokluğuna rağmen; israf edenlerin; açlık  sıkıntısını çekenlerin, sofralarına katkısının ne kadar az  olduğunu belirtmektedir. Ayrıca, tüm alanlar yani resmi kurumların israfı, enerji israfı, gereksiz harcamalar v.s. bunların ise; bedeli tamı tamamına, Ülke bütçesinin dörtte birini oluşturmaktadır. Bu gerçek,  aslında farkında olmadan kendi insanımızı nasıl açlığa sürüklediğimizi göstermektedir.  Kısacası, biz kendi kendimizi fakirleştiriyoruz. Bir de, bu açıkların kapatılması için; iç veya dış borçlanma ile aldığımız paraların faizini de düşünürseniz, gerçekten yürekler acısıdır.
Ramazan Ayı, bize nerede olursak olalım,  önümüze yiyeceğimiz kadar ekmek almamız gerektiğini hatırlatmaktadır. Çöpe atmak zorunda kalacağımız her artık yemeğin; birilerinin karnını doyurabileceğini hatırlatmalıdır. Mümkünse; ekmekleri dilimleyerek kullanmalıyız.Yiyemediğimiz yemek ve ekmek artıklarını mümkünse; lokantalarda bile olsanız, paket yaptırıp evinize götürünüz. O  sizin için bir öğün daha yararlanmanızı sağlayacaktır.Yüce  Dinimizde; paylaşma, birilerine yardım etme, sofranda fakire yer açma, teşvik edilirken, bu konuda Müslümanların hassasiyet göstermemeleri yürekler acısıdır. Evlerimizde ya da lokantalarda yediğimiz yemeklerden artanları neden tekrar yararlanmak adına koruma altına almayız? Yahut yiyeceğimiz kadar yemeği neden önümüze getirmeyiz. Eğer, doymazsak; tekrar takviye alma imkanımız varken, önümüze yesek de, yemesek de, fazlaca ekmek ve yemek servisi yaptırırız. Bu gereksiz israf, başkalarının yiyeceği malı çalmak gibi, algılanmalıdır.
Bu Mübarek ay, bize bu alışkanlığı kazandırmalıdır.
Tasarruf alışkanlığı, mevcut ile idare etme, helal kazanma alışkanlığı, bu ayda kazanılmalıdır. Daha sonra tüm alanlarda yapılan tasarruflar sayesinde; Devletimizin kazanacağı rakamlar çok önemlidir. O israflardan elde edilecek gelir ile; Ülkemizdeki çok fazla muhtaç, yoksul insanların istifade edebileceğini unutmayalım. Her sene yapılan israf karşılığında;  binlerce fakir ve yoksulu doyurabileceğimizi, hatta; onları o durumdan kurtararak, hayata kazandırabileceğimizi,  unutmayalım. Allah’ın bize verdiği nimetleri, bir gün geri alabileceğini düşünelim. En önemlisi Dinimize göre; her türlü malın bize imtihan için verildiğini hatırlayalım.
Ramazan Ayında; israfı bol, gösterişli sofralardan uzak duralım. Asıl amacı birbirimizi ağırlamaktan çok; fakir ve yoksulun halinden anlamak olduğunu hatırlayalım. O amaç ile; onlara sahip çıkalım. İsrafı bol, yediğimizden çok, çöpe attığımız iftar sofralarını terk edelim. Ramazan Ayı, bunlar için bizi uyarmalıdır. Bizi terbiye etmelidir. Eğer, geçen bu aydan, bu anlamda yeteri kadar istifade edemiyor isek; oturup düşünelim.  Allah’ın emrine uygun bir şekilde orucumuzu tutar isek; Bu ayı manen ve maddeten ihya etmiş oluruz. Sosyal sorumluluklarımızı da unutmadığımız zaman; tuttuğumuz orucun, bize katkıları saymakla bitmez… Bu anlam gerçekleştiği zaman; toplumun her kesimi Ramazan Ayının gelmesini büyük bir sevinçle bekler, geldiği zaman da bayram eder…
Ramazan ayı aynı zamanda; sadaka ve infak etme ayı olmalıdır. Tutulamayan oruçların bedelini; fakir, fukaraya, ihtiyacı olanlara; hiç tereddüt etmeden verilmesi gereken ay olarak, algılanmalıdır. Durumu iyi olanlar için; Bu bir zorunluluktur.
Ramazan Ayının yeniden dirilişimize vesile olmasını; YÜCE  RABBIMDEN DİLERİM…

Share
142 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TEKRAR DÖNME ŞANSIN YOK!

    26 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Sen… Ya karşılaştığın olaylar içinde, RASÛL’ün haber verdiği şekilde, kendi hakikatına yakışan bir biçimde, ilmin gereği olan davranışlar ortaya koyarak, hakikatına bir adım daha yaklaşacak; yakîninin meyvelerini derleyeceksin… Ya da… İlmi ve aklını bir yana koyup; şartlanmaların, ilkel değer yargıların, duyguların istikâmetinde davranışlar ortaya koyacak; sahiplik düşüncesi ve duygusuyla yaşamına yön verip, sonuçta pişmanlıkları oynayacaksın!. Boşa geçen, değerlendiremediğin zamanı, yapman gerekirken yapamadıklarını sonradan asla telâfi edem...
  • HZ.EBUBEKİR’İN VASİYETİ

    25 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Hazret-i Ebu Bekrin vasiyeti Hazret-i Büreyde’den, edilir ki rivayet: O Server, bir gazadan, zaferle etti avdet.Vakta ki Medine’ye, sağ salim döndüğünde, Bir siyahi cariye, gelip durdu önünde. Dedi: (Ya Resulallah, adamış idim ki ben, Eğer sen, bu gazadan döner isen salimen, Avdet eylediğinde, huzuruna geleyim. Eğer izin verirsen, tef çalıp söyliyeyim.) O Server, cariyenin bu arzusunu duydu, (Eğer adadıysan çal, yoksa çalma!) buyurdu. (Adamıştım) diyerek cariye o Servere, Başladı huzurunda, tef çalıp...
  • Rahmetin Yağdığı Ay’ın Bayramı “Ramazan Bayramı”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Rahmetin yağdığı ay’ın bayramı olan Ramazan Bayramına erişmek bütün Müslüman alemi güzel duygu ve hislerin ortaya çıktığı anın resmidir.   Birlik beraberlik içerisinde toplumun bütün kesimlerinin en güzel noktada kaynaştığı, huzur ve mutlulukla dolu olan bir Ramazan’ı Şerif ayının ardından onun o eşsiz güzelliğe sahip bayramına ulaşmak yüce Allah’ın biz müminlere büyük bir ikramı ve ihsanıdır.   Bayram; güzel duyguların, sevinçlerin, güzelliklerin ortaya çıktığı günün adıdır. Yüce duyguların yüceliğe ulaştığı, duyguların coştuğu, s...
  • “İslam Dünyasında oluk oluk kan akarken biz bayram mı yapacağız?!!”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Manevi atmosferi yüksek bir Ramazan-ı Şerif'i daha geride bırakıyoruz.Günahlardan arınmış,bağışlanan kullardan olma ümidiyle bayram  hazırlıklarına başladık. Bayramlar; neşe demek,sevinç demek.Peki biz inananlar olarak bu bayramı neşe ve sevinçle karşılayabiliyor  muyuz? Ya da diğer bir ifadeyle sevinçle karşılamalı mıyız? İslam beldelerinin neredeyse tamamında kan ve gözyaşı hüküm sürerken nasıl bayram yapabiliriz? İslam tarihinde daha önce belki de hiç olmadığı kadar büyük acılar yaşanmaktadır! İslam Alemi bu kadar acz içine belki hiç düşm...
UA-36507442-2