logo

Rahmetin Yağdığı Ay’ın Bayramı “Ramazan Bayramı”


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Rahmetin yağdığı ay’ın bayramı olan Ramazan Bayramına erişmek bütün Müslüman alemi güzel duygu ve hislerin ortaya çıktığı anın resmidir.

 

Birlik beraberlik içerisinde toplumun bütün kesimlerinin en güzel noktada kaynaştığı, huzur ve mutlulukla dolu olan bir Ramazan’ı Şerif ayının ardından onun o eşsiz güzelliğe sahip bayramına ulaşmak yüce Allah’ın biz müminlere büyük bir ikramı ve ihsanıdır.

 

Bayram; güzel duyguların, sevinçlerin, güzelliklerin ortaya çıktığı günün adıdır. Yüce duyguların yüceliğe ulaştığı, duyguların coştuğu, sevgi ve saygı, hislerinin tüm müminler arasında mükemmel bir derecede canlandığı tatlı bir o kadar hoş ve güzel günlerden biridir. Tatlı ve hoş olan bu güzel günde yardımlaşmaların ve kaynaşmaların mükemmelliğe ulaştığı rahmet günüdür. Bayram, bütün coğrafyalarda yaşamlarını sürdüren insanların kaynaştığı, bir araya getirildiği en güzel vesilelerden biridir. Öyle ki, bu güzel rahmet ay’ında şaha yükselen yardımlaşmaların ve güzel duyguların ruhu yalnızca hayatta yaşamlarını devam ettirenler için değil, ebedi olan ahiret hayatına göç edenlerin kabirlerinde bir Dua bir Fatiha bekleyenlere kadar uzanmaktadır.

 

Ramazan Bayramı yeryüzünün her noktasında yaşamlarını sürdüren müminler için ayrı bir yeri ayrı bir güzelliği vardır. Çünkü Ramazan ayı boyunca tutulan orucun iftar vaktindeki sevinçler gibi, tutulmuş olan bir aylık orucun iftar sevincini en güzel şekil ifade etme resmidir. Bir ay gibi uzun süren bir zaman sürecinde, özellikle de Ramazan Ay’ının yaz mevsimlerine denk gelmesi, sıcak günlerde nefislerine oruç tutturan müminler, sabrın o mükemmel güzelliğiyle imtihanlarını en iyi şekilde vererek manevi olan sorumluluktan kurtulma sevincini Ramazan Bayramında yaşama imkanına kavuşurlar.

 

Bayram berekettir, güzelliktir, sevinçtir, mutluluktur. Duyguların Allah (c.c) yolunda yüceliğe ulaştığı andır. Bayram neşedir, müminin güler yüzlü olma şeklidir. Bayram fakirlere, yetim ve öksüzlere, kimsesizlere sahip çıkma günüdür. Onları bir nebze olsa dahi mutlu edebilme anın güzelliğidir. Bayram, Allah (c.c) yolunda insanlığa hizmet etmektir. Güler yüzlü olmak ve edepli olmak, fakir ve kimsesizlere sahip çıkmak, bütün insanlığa güzel duygularını aktarmak, dargın olanları barıştırmak, güzelliklere vesile olmak, akrabayı ve bütün din kardeşlerini ziyaret etmenin adıdır.

 

Bayram, insanlığın yüceliğe ulaşma noktasıdır. Bayram, yüce Allah’ın rahmetine kavuşma günüdür. O rahmet ve bereketi Allah sayesinde bütün müminlere, ihtiyaç sahiplerine, fakirlere, kimsesizlere, aralarında dargınlık olanlara ulaştırma vaktinin ismidir.

 

Bu bayram da; yeryüzünün birçok coğrafyasında zulme uğrayan, uğratılan, savaş ve terör korkusuyla kendi evlerini yurtlarını terk etmek zorunda kalan, yoksulluğun pençesinde kıvranıp duran din kardeşlerimizin ve diğer tüm insanların acılarına her daim ortak olunmalı, onlara hem dualarımızda hem maddi hem de manevi noktada yardım etmenin yollarına girmeliyiz. Elimizden hiçbir şey gelmiyorsa da hiç değilse onlar için yüce Allah’a avucumuzu açıp bir dua etmeli, bir an önce içerisinde bulundukları sıkıntılı durumlardan kurtulmalarını dilemeliyiz.

 

Bayram, dargınlıkların unutulduğu, insanların barıştığı, kardeşliklerin tazelendiği, umutların filizlendiği, güzelliklerin şekillenerek ortaya çıktığı, müminlerin kucaklaştığı, fakirlerin ve kimsesizlerin zenginliğe ulaştığı, şehitlerimizin ve ölmüşlerimizin dualarla yüceliğe ulaştığı sevgi ve huzurlu günün en güzel tablosudur.

 

Bu güzel duygu ve düşüncelerle 25 Haziran Pazar günü sabahında hep birlikte idrak edeceğimiz, Ramazan Bayramını başta ailem (annem babam, sevdiğim ve sevdiklerim, Kızılkaya ve Ramazanoğlu ailesi) ve yakın çevrem olmak üzere bütün müminlerin bayramını tebrik eder; bu güzel bayramın birlik ve beraberliğimize, ülkemizin ve de bütün İslam aleminin barış ve huzuruna vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ederim.

 

Hepinizin Ramazan Bayramı mübarek olsun.

 

Dualarınızda olmak dileğiyle…

 

Vesselam!

 

“Mehmet Kızılkaya”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
356 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+10 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şehidin Son Mektubu

    27 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu Valideciğim, Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi! Nasihat-amiz mektubunu, Divrin Ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki, armut ağacının sayesinde otururken aldım. Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş ruhumu, bir kat daha takviye etti. Okudum, okudukça büyük dersler aldım. tekrar okudum. Şöyle güzel ve mukaddes bir vazifenin içinde bulunduğumdan sevindim. Gözlerimi açtım, uzaklara doğru baktım. Yeşil yeşil ekinlerin rüzgara mukavemet edemeyerek eğilmes...
  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
UA-36507442-2