logo

reklam

Rabıta?


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com

Râbıta nedir? Nakşibendî Tarîkatında Râbıta Usulü Nasıldır?

Arapça, bağlayan, rapteden demektir. Tasavvufî olarak, müridin zihnen ve kalben mürşidiyle “beraberlik” hâlinde olmasını ifade eder. Ruhî terbiye için, bu mânâ beraberliğine ihtiyaç duyulur. Nakşibendîlikte râbıta, önem arz etmekle birlikte, asıl değildir. Râbıtaya, sevgi anlamı da yüklenmiştir. Meselâ, sevgi râbıtası için şu tarif verilir: “Mürşidin, şeyhini severek yâd etmesi ve suretini zihninde canlandırmasıdır.” Kalbî râbıta diye verilen bir tarif de şöyledir: “Müridin, kalben şeyhi ile beraber olmasıdır.” Bu mânâ birliğini, müridi şeyhinde fânî olmaya, yâni, onun hâli ile hâllenmeye götürür. Râbıtanın delîli, “Sâdıklarla beraber olunuz.” (Tevbe s. 119) âyetidir.

Nakşibendî tarîkatında râbıta usûlü şöyledir: Nebî (s.a.v.); Medine-i Münevvere’de, Ravza’da, mihrabında yüzünü cemaate dönük vaziyette tahiyyatta oturduğu hayal edilir. Nebî (s.a.v.)’nin sağında Hz. Ebûbekir (r.a.), onun sağında Selma-ı Farisi (r.a.)’den itibaren bütün silsile geliyor. Bu şekilde oluşturulan yarım dairenin en sonunda silsilenin son halkasının yanında, kişi kendisini 34. olarak hayal eder. Böylece yarım dairenin en son halkası olarak Efendimiz (s.a.v.)’in tam karşısına oturulmuş olunur.
Allah (c.c.) Azimüşşan’ın, Nebî (s.a.v.)’ye ihsan ettiğini Hz. Ebûbekir’e aktarıp oradan da silsile yoluyla şeyhin kalbine gelenin kişinin kalbine intikali istenir. Yâni râbıta; Allah (c.c.)’ın, Nebî (s.a.v.)’nin kalbine ihsan ettiği fuyuzattan bu silsile yolu ile istifade etmekten ibarettir.
Burada râbıta, aslında Resûlullah (s.a.v.)’a edilmiş olunuyor. Netice, bunların hepsi Allah (c.c.)’a râcidir. 12 tane Hak tarîkat vardır. Bunların büyük bir kısmı Hz. Ebûbekir (r.a.)’den, diğerleri Hz. Peygamber (s.a.v.)’in sol tarafında oturan Hz. Ali (r.a.) tarafından dağılmaktadır.

(Hak Dinin Batıl Yorumlarına Cevaplar, MİSVAK NEŞRİYAT, İstanbul, 2014)

Share
179 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TEKRAR DÖNME ŞANSIN YOK!

    26 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Sen… Ya karşılaştığın olaylar içinde, RASÛL’ün haber verdiği şekilde, kendi hakikatına yakışan bir biçimde, ilmin gereği olan davranışlar ortaya koyarak, hakikatına bir adım daha yaklaşacak; yakîninin meyvelerini derleyeceksin… Ya da… İlmi ve aklını bir yana koyup; şartlanmaların, ilkel değer yargıların, duyguların istikâmetinde davranışlar ortaya koyacak; sahiplik düşüncesi ve duygusuyla yaşamına yön verip, sonuçta pişmanlıkları oynayacaksın!. Boşa geçen, değerlendiremediğin zamanı, yapman gerekirken yapamadıklarını sonradan asla telâfi edem...
  • HZ.EBUBEKİR’İN VASİYETİ

    25 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Hazret-i Ebu Bekrin vasiyeti Hazret-i Büreyde’den, edilir ki rivayet: O Server, bir gazadan, zaferle etti avdet.Vakta ki Medine’ye, sağ salim döndüğünde, Bir siyahi cariye, gelip durdu önünde. Dedi: (Ya Resulallah, adamış idim ki ben, Eğer sen, bu gazadan döner isen salimen, Avdet eylediğinde, huzuruna geleyim. Eğer izin verirsen, tef çalıp söyliyeyim.) O Server, cariyenin bu arzusunu duydu, (Eğer adadıysan çal, yoksa çalma!) buyurdu. (Adamıştım) diyerek cariye o Servere, Başladı huzurunda, tef çalıp...
  • Rahmetin Yağdığı Ay’ın Bayramı “Ramazan Bayramı”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Rahmetin yağdığı ay’ın bayramı olan Ramazan Bayramına erişmek bütün Müslüman alemi güzel duygu ve hislerin ortaya çıktığı anın resmidir.   Birlik beraberlik içerisinde toplumun bütün kesimlerinin en güzel noktada kaynaştığı, huzur ve mutlulukla dolu olan bir Ramazan’ı Şerif ayının ardından onun o eşsiz güzelliğe sahip bayramına ulaşmak yüce Allah’ın biz müminlere büyük bir ikramı ve ihsanıdır.   Bayram; güzel duyguların, sevinçlerin, güzelliklerin ortaya çıktığı günün adıdır. Yüce duyguların yüceliğe ulaştığı, duyguların coştuğu, s...
  • “İslam Dünyasında oluk oluk kan akarken biz bayram mı yapacağız?!!”

    24 Haziran 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Manevi atmosferi yüksek bir Ramazan-ı Şerif'i daha geride bırakıyoruz.Günahlardan arınmış,bağışlanan kullardan olma ümidiyle bayram  hazırlıklarına başladık. Bayramlar; neşe demek,sevinç demek.Peki biz inananlar olarak bu bayramı neşe ve sevinçle karşılayabiliyor  muyuz? Ya da diğer bir ifadeyle sevinçle karşılamalı mıyız? İslam beldelerinin neredeyse tamamında kan ve gözyaşı hüküm sürerken nasıl bayram yapabiliriz? İslam tarihinde daha önce belki de hiç olmadığı kadar büyük acılar yaşanmaktadır! İslam Alemi bu kadar acz içine belki hiç düşm...
UA-36507442-2