logo

PKK/PYD/YPG NASIL ETKİSİZ HALE GETİRİLİR


Hüseyin UÇKUN
huseyinuckun@mail.com
 Makalenin adından da anlaşılacağı gibi bu isimlerin hepsi aynı amacı güden örgütlerdir. Yani hepsi de pkk dır. İsimlerinin farklı olması farklı örgütler oldukları ve farklı amaçları olduğu anlamında değildir. Hepsi de aynı idele yani Türkiye’nin Güney doğusunda sözde Bağımsız bir Kürdistan hedeflemektedirler. Ve Allah’ın izniyle Türk Milleti olarak asla buna müsaade etmeyeceğiz.
Peki bu nasıl olacak ?
 Öncelikle karşımızda azılı Komünist, Leninist, Marksist bir örgüt olduğunu çok iyi bilmeliyiz. Bu ideolojiye sahip bir örgüt, amacına ulaşmak için şiddetten asla kaçınmaz. Leninizm toplumda kaos oluşturmayı, devletin kurumlarına saldırmayı, araçlarını yakmayı, polis asker şehit etmeyi, korkutmak ve yıldırmak amaçlı şiddete dayalı  eylemler yapmayı, insanlar kaçırmayı öldürmeyi, halkta panik oluşturmayı hedefleyen bombalamalar yapmayı amaçlar. Yani bu düşünceye sahip bir insana “Silah Bırakın da hadi Barış oluşsun” gibi sözler tesir etmez,anlamsızdır da. Bilakis bu gibi sözler pkk’ da kızdırıcı etki oluşturmaktadır. Dolayısıyla Çözüm Sürecinin anlamsız ve boş bir bekleyiş olduğunu şu geçen 3 yıl içerisinde de görmüş olduk. Üstelik pkk, bu süre zarfında, Lenin’den öğrendiği stratejik planı yürürlüğe koymuş, çok fazla mühimmat biriktirmiş, halkı çok fazla korkutmuş, dağa insan kaçırmış ve bunları azılı birer terörist haline getirmiştir. Çözüm süreci şu anda herkesinde ortak vardığı kanıya göre bitmiştir. Devlet yeterince önlem almadığı ve müdahelelerde bulunmadığı nbso online casino reviews için azılı katiller ordusu daha da büyümüştür.
30 yıldan fazla bir süredir bu örgüte karşı Devletimiz milyarlarca dolar para harcadı, onbinlerce şehitler verdik. Fakat, pkk ile mücadele yanlış olduğundan dolayı örgüt etkisiz hale getirilememiştir. Komünizme, Leninizme, Marksizme karşı silahın ve bombanın bir çözüme ulaştırmayacağı ortadadır.
Karşındaki insan hatalı da olsa bir fikre, bir ideale, bir amaca, bir ideolojiye sahip. Ve bu ideolojiye sahip bir insana, sen şiddetle yaklaştığında, kendi fikrinin düşüncesinin doğru olduğuna dair kanaati daha da artmakta. Çünkü ona şu söylenmiyor, anlatılmıyor ; Senin ideolojin düşüncen şundan şundan dolayı yanlıştır. Doğrusu da şudur denilmiyor. Bu hiçbir zaman da anlatılmadı. Devlet komünizme karşı anti komünist ilmi propaganda hiçbir zaman yapmadı. Leninist düşünceye sahip bir insana Leninizmin yanlışlıkları ilmi çalışmalarla ve medya yoluyla bir anti propaganda olarak anlatılmadı. Marksizmin neden yanlış bir fikir olduğu gösterilmedi. Bu hiç denenmedi anlatılmadı.
     Bizler birer vatandaş olarak pkk/pyd/ypg ‘ ye ilmi propaganda ve çalışmaların başlatılmasını Devletimizden istirham ediyoruz. Kalıcı,etkin ve kesin çözümün, insanın beynindeki fikrin düzeltilerek kişinin ıslah edilmesi yoluyla olduğu nettir. Dünyadaki en büyük güç fikirdir. İlimle,bilimle,fikirle, sabırla, şefkatle,fikirle ve propaganda çalışmalarıyla, medya yoluyla Türkiye Cumhuriyeti bu fitneden kurtulacaktır inşaAllah. Allah, Milletimizi her türlü fitneden pisliklerden korusun,temizlesin.
        Sevgilerimle

Share
481 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
  • “Ayaq səsləri”- hər kəsin həyatından bir pay…

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

        “Ayaq səsləri” adlı psixoloji romanın bəlkədə müəllifdən sonra oxuduğu ilk insanam. Roman digər romanlardan fərqli olaraq öz həyat hekayəsi ilə fərqlənir. Hər şey elə müəllifin qeyd etdiyi” Məqsədə çatmaq üçün hər şeyə hazır olmalısan”, kəlməsindən başlayır desəm yanılmaram. Həyatın hər bir üzüylə zaman keçdikcə tanış oluruq. Ən çətin omür fəslimiz qocalıqdır desək yəqinki, bir çoxları məndən inciməz. Bir qadına aşiq olub,onu ömrünün sonuna kimi gözləmək hər sevənin həddi deyil. Elə ordaca illər əvvəl söz verdiyi skmayada əyləşm...
UA-36507442-2