logo

reklam

PKK’nın terör eylemlerine DAEŞ kılıfı mı giydiriliyor?


facebooktwittergoogle plus
Mehmet Zengin
Mehmetzengin16@hotmail.com

Onlarca vatandaşımızın hayatını kaybettiği Suruç terör eylemiyle birlikte ülkede ‘DAEŞ imzalı’ terör eylemleri konuşulmaya başlandı. Bu intihar saldırısından önce DAEŞ Terör Örgütü’nün Türkiye’ye yönelik herhangi bir terör eylemine rastlanılmaması akla şu soruyu getirdi. Suruç katliamı… 10 Ekim’de Barış Mitingi için Ankara’da toplananlara yapılan ve 100 kişinin yaşamına neden olan iki intihar saldırısını ve nihayetinde Pazartesi sabahı Diyarbakır’da ‘DAEŞ’e’ ait olduğu iddia edilen hücre evine yönelik polis baskınında öldürülen 7 DAEŞ militanı ile devam eden süreçte Türkiye, yeni bir terör örgütü ile mi karşı karşıyadır? Yoksa PKK’nın, yaptığı alçak intihar saldırılarını DAEŞ Terör Örgütü kılıfı giydirilerek algı mı oluşturulmak isteniyor? PKK Terör Örgütü aklanmak mı isteniyor?

 Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Diyarbakır mitinginde patlatılan bomba. Suruç ilçesinde, Kobani’ye yardım götürmek üzere toplanan Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerinin basın açıklaması sırasında yapılan intihar saldırısı ve 10 Ekim’de ‘Barış Mitingi’ için Ankara’da toplananlara yapılan iki intihar saldırısının arkasında (DAEŞ) Terör Örgütü’nün olduğu resmi makamlarca açıklanırken, DAEŞ Terör örgütü her üç intihar saldırısını da üstlenmedi.

  Bu durum DAEŞ Terör Örgütü’nün daha önce Suriye, Bangladeş ve Irak gibi ülkelerde düzenlediği saldırılarda uyguladığı stratejiye uymuyordu. Zira DAEŞ;daha önceleri düzenlediği saldırıları gururla üstlenmiş, saldırı videolarını yayınlamıştı.

 Peki, gerçekte Suruç ve Ankara intihar eylemlerini kim yaptı? İddia edildiği gibi DAEŞ yapmışsa, neden eylemleri üstlenmiyor? PKK yapmışsa ki kanaatim bu yöndedir! Neden resmi makamlarca DAEŞ’in yaptığı açıklandı?

 Bu soruların yanıtını ararken iki farklı ihtimalden bahsedebiliriz: Bu ihtimallerden birincisi…

 “İntihar saldırılarını DAEŞ yaptı!”

 -Bu varsayımdan hareket edecek olursak; DAEŞ Terör Örgütü’nün, Türkiye’ye yönelik yaptığı iddia edilen saldırıları üstlenmemesi, stratejik menfaat beklentisi ile açıklanabilir.

Burada stratejik menfaat ile elbette ‘küresel güçlerin’ menfaati kastedilmektedir. Yoksa DAEŞ, PKK ve benzeri terör örgütleri kendi inisiyatifiyle böyle büyük operasyona girişmeleri mümkün değildir! Terör örgütleri küresel güçlerin piyonlarıdır! Onların menfaatlerini gözetir, bu doğrultuda eylemler yaparlar. Dolayısıyla bu tür saldırılar ‘Küresel Güçlerin’  bilgisi, desteği ve yönlendirmesi doğrultusunda yapılmaktadır! Son zamanlarda DAEŞ’e yaptırıldığı iddia edilen eylemlerin nedeni, Türkiye halkına PKK Terör Örgütü’nü sempatik gösterme gayretleridir! PKK’nın terör eylemlerine DAEŞ kılıfı giydirilerek halkın dikkatini PKK’dan uzaklaştırıp DAEŞ’e kanalize edilmek istenmektedir. Böylece PKK’nın son aylarda polisimize, askerimize ve Kürt Halkına yönelik gerçekleştirdiği haince saldırılardan dolayı PKK ve HDP’nin kaybettiği prestij yeniden kazandırılmış olacaktır.

“Saldırıları PKK Terör Örgütü yaptı!”

– İkincisi ise benim de katıldığım olasılıktır.‘Çakma DAEŞ’ ile PKK’nın yaptığı katliamlar saklanıyor! Her üç intihar saldırısı da bizzat PKK’ya yaptırılmıştır. Ancak üstte belirttiğim nedenlerden dolayı eylemleri üstlenmemiştir. Resmi makamların, DAEŞ yaptı açıklamasının nedenini bilemem ancak kanaatime göre DAEŞ Terör Örgütü Türkiye’deki o eylemlerle ilgisi yoktur. Sözü edilen intihar eylemcileri ve hücre evinde etkisiz hale getirilenlerin DAEŞ’li teröristler olduğunu sanmıyorum! PKK’lı teröristlerin, DAEŞ kılığına girmiş ‘çakma DAEŞ’ militanları olarak bir algı oluşturulmak istendiği kanaatindeyim. Bundan sonra gerçekleştirilecek benzeri terör olayları da DAEŞ’in üzerine atılacak. Böylece PKK’ya ve siyasi temsilcisi olan partiye karşı toplumda oluşacak nefretin önüne geçilmeye çalışılacaktır!

Demirtaş’a yönelik yürütülen ‘cici çocuk’ imajının aslında bir devamıdır yaşadıklarımız.

Her iki ihtimalin ortak noktası, PKK’lı terörist iyi, DAEŞ’li terörist kötüdür algısı oluşturulmak istenmesidir. İşin özeti budur!

Saldırıları PKK yaptı, DAEŞ yapmadı iddiam DAEŞ yapmaz anlamında anlaşılmasın. Elbette yarın bir gün DAEŞ’de kullanılacaktır. Ortadoğu’da kullanıldığı gibi… Terör örgütleri; ülkeleri karıştırmak, küresel güçlerin menfaati doğrultusunda terör faaliyetleri icra etmek için varlar!

Saldırıların nihai amacına gelince Türkiye’nin en hassas noktalarından biri olan Kürt-Türk kartına oynanmaktadır. Toplumun bu iki kesimi arasında düşmanlık meydana getirmek, bunun üzerinden gerilim yaratmak ve nihayetinde iç çatışmayla enerjisini tüketen bir ülke haline getirerek gelişmesini, güçlenmesini ve 2023 hedeflerine ulaşmasını engellemektir. Saldırılarda ‘Kürt grupların’ hedef alınması, iddia edilen bu savı güçlendirmektedir.

Saldırıları kimin yaptığından çok neden yapıldığı üzerinde durulmalı. Küresel güçler amaçlarına ulaşmak için çoğu kez PKK’yı, bazen DAEŞ’i, bazen DHKP-C’yi, bazen Paralel Yapı gibi oluşumları, bazen de son olaylarda olduğu gibi hepsini birlikte kullanmaktadır. Türkiye’ye yönelik topyekün açık bir savaş yürütülmektedir. Tüm vatanseverler olarak bu savaşta ülkemizin yanında olmalı, birlik içinde hareket etmeliyiz.

Vatanseverlik bunu gerektirir!

MEHMET ZENGİN

31/10/2015

Etiketler:
Share
714 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+10 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

#

PKK’nın terör eylemlerine DAEŞ kılıfı mı giydiriliyor?” için 2 Yorum

  1. hasan : diyor ki:

    halkın % 50’si küresel savaşta ülkenin yanında ve büyük liderin arkasında olduğunu dün ispat etti. Çağrınız yerini buldu..!!

  2. Fatma : diyor ki:

    Allah’ın izniyle bu canilerin hesabı soruluyor…PKK’yı aklamak için DAEŞ öne sürülüyor…tespitiniz doğru bence…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2