logo

reklam

PEYGAMBERİN SOYUDA, YOLUDA KİYMETLİDİR.


facebooktwitter
Mustafa ÇİÇEKLİ
ciceklireklam@hotmail.com

Himmet şeyhim!

‘’Himmet Şeyhim! Bismillah!’’ diyerek arabasını çalıştırdı başka bir arkadaşım. Dondum kaldım. Bir şey söylesem bozulacak, söylemesem içimde kalacak. Başka bir arkadaştan da aynı cümleyi duyunca dayanamayıp, ‘Besmelenin önüne değil şeyhinin adını, Peygamberimizin adını bile getirmen doğru değil!’ dediysem de, aldığım cevaplar beni susturdu.  Sustum! Çünkü tartışmak sorunu halletmediği gibi, daha da derinleştiriyordu. Şeyhinin himmetiyle trafik kazalarından nasıl korunduğunu, şeyhinin kerametleriyle süsleyerek öyle bir anlatmaya başladı ki, verebileceğim en anlamlı cevabı, susarak verebileceğimi anladım.

‘’Müminin feraseti, Veli’nin kerametinden üstündür. Çünkü keramet göstermek, feraset görmektir’’ .

Babadan oğula geçen şeyhlik!

‘’Hadi senin hocan kıymetli bir âlimdi. Allah nur içinde yatırsın. Ölünce, şeyhlik makamına oğlunun geçmesini bana nasıl izah edeceksin?’’ dedim yine bir arkadaşıma. Bana öyle bir cevap verdi ki, sadece ‘pes’ diyebildim.

‘‘Sen bu işlerden anlamazsan! Orası manevi bir âlem… Makamlar, mana âleminde veriliyor. Bizim şimdiki şeyhimiz doğduğunda, şeyhimiz olan dedesi kundakta kucağına alıp ‘Maşallah! Yeni bir şeyh dünyaya getirdiniz’ demiş.’’    

Miras denilince, babadan oğullara geçen arazi, ev, araba gibi gayrimenkulleri anlarım. Ancak, ‘manevi âlemlerin’ babadan oğula geçerek, bir ailede toplanacağına inanmamı benden kimse beklemesin.

Babadan oğula bakkal geçer, şeyhlik / liderlik değil.

Peygamberin soyu!

Peygamber soyu konusunda ısrarcı olanlar, Ebu Leheb’in soy kütüğüne baksınlar. Tebbet suresinde ‘’ateşin babası’’ lakabıyla anlatılan Ebu Leheb, Peygamberin öz amcasıdır. Soyu aynı yolu farklı olduğu için, ‘ateşin babası’ diye lanetlenmiştir. Âlemlere rahmet olarak gönderilmiş bir Peygamberin soyundan bile gelseniz, yolunuz yanlış ise ‘ateşin babası’ olarak adlandırılırsınız.

Habeşli Bilal, Peygamber yolundan gittiği için, Peygamber soyundan gelen Ebu Leheb’ten çok daha kıymetlidir.

kızına söylediği muhteşem ölçüyü, levha yapıp duvarlara asmak gerekiyor. Peygamberimizin bu muazzam ölçüsü, son söz olsun bu yazının. Bu sözden sonra söylenecek söz kalmaz.

‘’Kızım Fatıma! Babanın Peygamberliğine güvenme. Öyle bir mahkeme var ki, Ben bile sana torpil yapamam’’

Kutlu soy olarak bilinen Seyyidlik, şeriflik müessesesi, yıllar içinde insanlar tarafından saygı ve hürmet görmek, mevki ve makam sahibi olmak için kullanıldı. Ancak 1400 yılında başlatılan çalışmalarda kurulan Nakibül Eşraf kurumundan bu güne gelen defterlerde seyyidlerin ve ailelerinin isimleri bulunuyor. Hz. Muhammed soyundan gelenlere “seyyid” deniliyor. Özellikle Doğu ve Güneydoğu’da ne çok seyyid olduğunu söyleyen aile var. Bunlar gerçekten Hz. Muhammed’in soyundan mı geliyor? Yoksa çoğu “çakma seyyid” (müteseyyid) mi? Seyyid olmanın tek temel ölçütü vardır; Hz. Muhammed’in ailesi, yani Ehl-i Beyt’e mensubiyettir. “Seyyid olduğunu iddia edenlerin ellerinde Nesep şeceresi bulunması gerekir. Bu yoksa kimse seyyid olduğunu iddia etmesin. Bu yanlış olduğu gibi çok ta günahtır. İnsanları kandırmadır. Bu dünyanın güzelliklerinden yemek için ahretini bitirmektir”

“Yaptığınızın ne kadar yanlış olduğunu en iyi bilmesi gerekenler sizlersiniz. Bu yalanın sizlere bu dünyada bir çok şey kazandıracağı bilinmez ama diğer dünyada çok şey kaybettireceği kesindir”

Share
219 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
  • CHP’Lİ KARDEŞİM ANLAŞILMIYOR MU? BİZ NİYE‘EVET’ DEMELİYİZ?

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    VATAN,MİLLET,BAYRAK SEVDALISI CHP'Lİ KARDEŞİM ANLAŞILMIYOR MU? BİZ NİYE‘EVET’ DEMELİYİZ? Milletin verdiği mesajı almamakta, anlamamakta direnen kimileri de girdikleri çıkmaz sokaktan bir türlü çıkamıyorlar. Ana muhalefet demeye bin şahit isteyen CHP'nin durumu bir taraftan trajik, bir taraftan komik. Parti mi, Bremen mızıkacıları mı belli değil. Her kafadan ayrı bir ses çıkıyor Yalan üretmekte mahir olanlar ülke meselelilerin sahiplenmek yerine ‘HAYIR’ çetesine katılmayı matah bilip teröre-emperyalizme göz kırpmaktan vaaz geçmiyorlar. 'Ha...
  • ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR

    22 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR Bir zamanlar büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten bir kral ve dört eşi varmış. Kral en çok dördüncü eşini sever, bir dediğini iki etmez, herşeyin en güzelini ve en iyisini ona verirmiş. Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için onu çok kıskanır ve üzerine titrermiş. Kral ikinci eşini de çok severmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima onu yanında bulunur, sorunun çözümünde ona destek verirmiş. Kraliçe ...
UA-36507442-2