logo

reklam

Peygamber Efendimiz Gibi Adaletli Olun!


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

 

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) gibi adaletli olun. O mübarek olan insanın gittiği yoldan, yani Cenabı Allah’ın adaletinin yer aldığı yoldan yürüyün.

 

İnsanoğlunun yaşamı ve ilişkileri boyunca en ahlaki ve de en temel olan değerlerin başında adalet gelir. Adalet, her şeyde tüm haklarının gözetildiği ve hak edenlere adaletli bir şekilde tüm haklarını vermektir. Adaletin olmadığı yerde haksızlıklar, zalimlikler ve de zulümler baş gösterir. Yeryüzünün en güzel dini olan İslam dininin en çok üzerinde durduğu, konuşulduğu ve de yazıldığı konulardan biri hem adalet hem de insan haklarının korunması konusudur.

 

Kutsal kitabımız olan Kuran-ı Kerim’de; “Ey iman eden sizler! Yüce Yaradan için hakkı en iyi şekilde ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimselerden olunuz. Bir insana, bir topluluğa, ya da bir bölgeye karşı duyduğunuz kin ve nefret, sakın ola sizleri adil davranmamaya itmesin. Her şekilde adaletli olun, adaletli davranın; bu, Yüce Allah korkusuna daha da çok yakışan bir davranış şeklidir. Cenabı Allah’a isyandan ve karşı gelmekten kesinlikli sakınınız. Yüce Yaradan Allah (c.c) yaptığınız ve de yapacağınız her ne varsa hakkıyla bilen ve de görendir. “ buyurmuş ve de bütün Müslümanlara her daim, her şekilde, her yerde adaletli davranmalarını emretmiştir.

 

Unutulmamalıdır ki; adalet öncelikle bireysel sonrasında da toplumsal ilişkilerde en temel ahlaki bir değerdir. Toplumların düzenleri ve de huzurları her daim gerçek bir adaletle sağlanır. Hakkı her daim en iyi şekilde gözeten bir adalet anlayışı, bütün fertlerin güven içerisinde yaşamalarına en iyi imkanları tanır. Bunun yanında adaletsizlik ve haksızlık insanları huzursuzluğa ve de anarşiye ciddi manada bir zemin hazırlar.

 

Yüce Yaradan’ımız olan Cenabı Allah (c.c) Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’yı (S.A.V) adaleti gerçekleştirmek için gönderildiğini en iyi şekilde şöyle haber vermektedir. Ve “…Eğer ki hüküm verirsen, aralarında her daim adaletle hükmet! Yüce Yaradan olan Allah (c.c) her daim adil olanları sever.” buyurmaktadır. İnsanlık için, yeryüzü ve bütün dünya için vazgeçilmez olan Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V), adaletle hükmeden ve tüm herkesin hakkını her daim gözeten bir insandı. O ki, her daim her noktada her şekilde adaletli olmayı kendisine prensip edinmişti. İnsanların arasında herhangi bir inanç farkı gözetmeden tüm insanlara eşit davranırdı. Temel haklarının korunmasını ve de adaletli toplumsal barışın en önemli kaynağı olarak görürdü.

 

Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V), peygamberlik görevi gelmeden öncesinde de aynı şekilde bütün haksızlıkların karşısında durmuştur. Peygamber Efendimiz yaşadığı hayat sürecinde, tüm toplumlarda adaleti hakim kılabilmek ve de kılmak için her daim en iyi mücadelesini ortaya koymuş, inanç farkı gözetmeden gerek Müslümanlar, gerekse de gayrimüslimlerin arasındaki hükümlerde adaletin en güzel örneklerini vermiş. Adaletin temel noktasındaki hakları ve özgürlüklerin korunmasını, toplumsal barışın ve de huzurun sağlanmasının teminatı olarak görmüştür.

 

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) adaletsizliğin toplumsal huzuru her daim bozacağını bildiği için, tüm hakları gözetmede ve de adaleti gerçekleştirme konusunda çok ama çok titiz davranmıştır. O öyle adaletli bir Peygamber olmuş ki; güçlülerin zayıf insanları, mazlum insanları ezmesine asla ama asla izin vermemiştir. Hukuki olan kurallarını uygularken de kişiler arasında hiçbir zaman ayrım yapmamıştır.

 

Peygamber Efendimiz yaşanmış bir olay üzerine verdiği şu cevap ile ne kadar adaletli olduğunu her zamanki gibi yeniden ortaya koymuştur.

 

Soylumu soylu, zengin mi zengin ve de Medine topraklarında birçok yere sahip olan soylu bir kabileye sahip olan bir kadın hırsızlık yapmıştı. Hırsızlık karşısında Peygamber Efendimiz onun cezalandırılmasını istemiştir. Tabi onu cezalandırmak istemesi üzerine bazı insanlar Peygamber Efendimizden, bu kadının çok zengin ve soylu bir aileden geldiğini ve de onun cezalandırılmamasını istemişlerdi. Bu talepleri doğrultusunda Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V), ayağa kalkarak muhteşem olan adaletini şu sözlerle cevaplamıştır ve “Ey İnsanoğlu! Sizlerden önce yaşamış olan tüm milletler, aralarında soylu ve de zengin olanlar, varlıklı biri hırsızlık yaptığında onlara dokunmazlar; lakin zayıf, mazlum ve de güçsüz olan biri hırsızlık yaptığında ise onun cezasını en zalimce bir şekilde verirlerdi. Yüce Yaradan’ımız olan Cenabı Allah (c.c) bu yüzden onları helak etti. Ulu olan Cenabı Allah’a (c.c) yemin ederim ki, bu suçu ve diğer tüm suçları kızım Fatma dahi işlemiş olsaydı onu da cezalandırırdım.” buyurmuştur.

 

Cenabı Allah tarafından yaratılan biz İnsanoğlu, Peygamber Efendimiz olan Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) gibi her daim adaletten ve hakta yana olmalı ve de öylece hareket etmeliyiz. İnsanlar arasında hiçbir din ve ırk arasında, hiçbir fakir ve zengin arasında, hiçbir zalim ve masum arasında hiçbir şekilde ayrım yapmadan bütün her şeyde Cenabı Allah’ın Peygamber Efendimizin yüreğine koyduğu adaleti gibi adaletli olmalı ve de her şeyde adaleti gözetmeliyiz.

 

Yüce Yaradan’ımız olan Allah (c.c), Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) gibi adaletli olmayı nasip eylesin.

 

Adaletin olduğu bir dünya dileğiyle…

 

Sevgiyle, barışla ve kardeşlikle beraber her daim adaletli kalın!

 

 

“Mehmet KIZILKAYA”

Share
731 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Güneş durdu yerinde

    24 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Güneş durdu yerinde Şam şehrinde medfun Evliyadan Seyyid Muslihiddin Efendi ”rahmetullahi aleyh“, bir gün Peygamber efendimiz aleyhisselamdan bahsederken şunu anlattı sevdiklerine: Peygamber efendimiz bir gün evlerinde otururken hazret-i Ali de “radıyallahü teâlâ anh” yanlarındaydı. O esnada Cebrail aleyhisselam bir vahiy getirdi. Efendimiz aleyhisselam, vahyin ağırlığından mübarek başlarını hazret-i Ali’nin dizine koydular. Vakit, ikindiyle akşam arasıydı. Ve güneş batana kadar kaldıramadılar başlarını. ...
  • Bugünün işini, yarına bırakma!

    23 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bugünün işini, yarına bırakma! Buhara’da yetişen Evliyadan Seyyid Emir Burhan hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün bir gence; - Ey kıymetli oğlum! Bugün, her istediğini kolayca yapabilecek bir haldesin. Gençliğin, sıhhatin, gücün, kuvvetin, malın ve rahatlığın bir arada bulunduğu bir zamandasın, buyurdu. Sonsuz saadete kavuşturacak sebeplere yapışmayı, yarar işleri yapmayı yarına bırakma, hemen yap. Delikanlı sordu. - Ne yapmamı tavsiye edersiniz efendim? - İnsan ömrünün en iyi zamanı olan bu gençlik gün...
  • DURDURAMADINIZ BÜYÜK TÜRKİYE YÜRÜYÜŞÜNÜ!

    22 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    BÜTÜN DÜMENLRİNİZİ BİLİYORUZ. Bu ülke 35 yıldır sadece terörle mücadele etmiyor, bu ülke 35 yıldır terörün bataklığında üreyen işte bu kirli zihniyetle de mücadele ediyor. Terörü bir geçim kapısı haline getirmiş, yoksul çocukların ölümünü kendisine bir rant haline getirmiş kan baronlarıyla da bu ülke mücadele ediyor. İnanın, bunlar için en iyi Kürt ölü Kürt’tür, bunlar için en iyi Alevi ölü Alevidir. Vatanına ihanet eden, ama mütedeyyin maskesi takan örgütlerin dizinin dibine çökerler, ama gerçek mütedeyyinden korkar, onu yok etmek için her şe...
  • Ahlak ilmi çok mühimdir

    22 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ahlak ilmi çok mühimdir Edirne’de medfun bulunan büyük Velilerden Şücaeddin-i Karamani hazretleri ”rahmetullahi aleyh“, bir gün sohbetinde; - Ahlak ilmi, kalb ve ruh temizliği bilgisi demektir, buyurdu. Tıp ilminin, beden sağlığı bilgisi olmasına benzer. Çünkü fena huylar, kalbin ve ruhun hastalıkları, zararlı işler de bu hastalıkların alametleridir. Şöyle devam etti: - Ahlak ilmi, çok şerefli, pek kıymetli, en lüzumlu bir ilimdir. - Neden efendim? dediler. - Çünkü, kalbin ve ruhun kötülükleri bu ilimle tem...
UA-36507442-2