logo

PARALEL YAPININ DAĞITILMASI VE FİNANS KAYNAKLARI


facebooktwitter
Necdet Cemal OCAK
ncocak@gmail.com

Medyada yer alan bir haber.

“Fethullah Gülen, ABD’nin New York Times gazetesine kendi adıyla yazdığı makalede, “Batılı demokrasilerin ılımlı Müslümanlara ihtiyaç duydukları bir dönemde, “hizmet” içindeki ben ve arkadaşlarım Batının yanında yer aldık” diyerek Obama yönetimine mesaj verdi.”

Mesajı biz de aldık, Obama’da. Her ülke milli menfaatine göre değerlendirecek. Bu mesajdan Obama şunu anladı. “Beni iade etmeyin, yoksa sizin emrinizde olduğumu söyletirler bana.”

Biz ise, zaten bildiğimiz bir durumun, sahibi ağzı ile itiraf edildiğini anladık. Şimdi bu ihanet şebekesi için hukuken yapılacak her türlü muameleyi onaylıyoruz. Buna itiraz edeceklerin tarafı bellidir.

Ancak bu muamele yapılırken 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta düşülen hataları yapmamak lazım. Hep söylediğim danışman hataları yaşanmaya devam ediyor. Neler mi onlar;

HASTANELER:

Fetö terör örgütünün finans kaynaklarından biriydi bu kurumlar, bunda hem fikiriz. Hastanenin yolsuzluk yapmasına da gerek yok, ki çoğunda yolsuzluk olduğunu medyadan takip ettik. Devletin bunlara el koyması en tabii hakkıdır.

Hastane kapatılmak yerine yönetici kadro değiştirilir, devlet adına işletilirdi. Hatta bunu vatandaşın duymasına bile gerek yoktu. Başhekim Ahmet gitmiş, yerine Mehmet gelmiş olarak anlardı vatandaş. Hastane yine özel Hastahane anlayışı ile çalıştırılır, devletin bir özel hastanesi olurdu.

Çünkü muhtemelen çalışanların tamamı örgüt üyesi değildi. Çok sayıda sade vatandaş vardı içinde. Askerde olduğu gibi sivil alanda da komuta kademesi en ağır şekilde cezalandırsın. Çalışanlardan örgüt bağı olanlar da cezalandırılsın.

Bir hastanenin yaklaşık 800 çalışanı olsa, bunu aile bazında 5 ile çarpın, 4 bin insan yapıyor. Belki yarısından fazlasının hatta çok daha fazlasının örgüt ile bağı yok. Ama bütün çalışanlar ve aileleri mağdur olmuştur.

OKULLAR:

Bu örgütün çok sayıda eğitimi kurumları vardı. Okullar kapatılıyor. Binlerce öğrenci mağdur oluyor. Bu kurumlarda okuyan öğrencilerin hepsi örgüt üyesi değil. Örgüt, bunları müşteri olarak görüyor, çünkü paralı okullar bunlar.

O halde okul kapatmak yerine kadroyu değiştirip, öğretime devam edilebilir. Varsa öğrencilerden örgüt ile bağı olan, onlar hakkında işlem yapılır. “Öğrenci o okula girdiği puanla eş değer bir devlet okuluna gitsin ama yine para ödesin” demek nasıl bir mantıktır? Aynı sınıftaki bir çocuk para ödüyor diğeri ödemiyor. Adı devlet okulu ise para almak anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olmaz mı? Yeni kadro ile yine özel okul statüsünde devam edilir.

Hem Maide-8 ayeti “  Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz. Bir kavme olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adaletli olun, çünkü o takvaya daha yakındır. Allah’tan korkun” demiyor mu?

YURTLAR:

Yurt kapatmak yerine aynı mantıkla, yurda el koyar, yeni bir müdür atarsınız. Birkaç personel ile sorun çözülür. Yurt yine devletin olur ama devletin özel yurdu olur.

Kurumlarla bir şekilde bağı olan insanları paralel diye adlandırmak hem toptancılık olur, hem de adil olmaz. Çoğumuz bu adamlar müslüman diye çocuklarımızı dershanelerine göndermedik mi?  Hatta imtihana girecek çocuğumu Şubat ayından itibaren dershaneye bile göndermedim. 13.4.2014 tarihinde MÜLAANE DEĞİL, AÇIK AÇIK BEDDUAMDIR diye http://ncocak.blogspot.com.tr/2014/09/mulaane-degil-acik-acik-bedduadir.html bu yazıyı yazdım.

Hala temizlenmemiş olan paralel kadrolar yeni personel arayışında yöneticilerin önüne yeni paralel insanları koyacaklardır. Bu konuda, parti farkı gözetmeden devlete yapılan bütün saldırılarda hükümetin yanında yer alan vatan ve millet sevgisi olan ülkücü kadrolardan istifade edilebilir.

Muhalefet benzer görüşleri dile getirince bunlar zaten muhalif denilebilir. Devamlı muhafazakâr medya yanlışları söylesin dedim. Söylenseydi iktidar bu kadar hataya düşmez, bu yanlışlar yapılmazdı. Görüldüğü gibi her şeyi alkışlayarak iktidarı darbe girişiminden korumak mümkün olmuyor. Korumak yanlışları söylemekle olur.

Bu kadar emniyet, ordu, istihbarat kaynakları olan devlet, bu Fetö denilen örgüt bizi kandırdı derse, onun dershanesine çocuğunu gönderen vatandaş, biz de kandırıldık dediğinde ne diyeceksiniz?

26.7.2016

Haberin linki  http://www.cnnturk.com/turkiye/fethullah-gulenden-batiya-iade-etmeyin-cagrisi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
672 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şehidin Son Mektubu

    27 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu Valideciğim, Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi! Nasihat-amiz mektubunu, Divrin Ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki, armut ağacının sayesinde otururken aldım. Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş ruhumu, bir kat daha takviye etti. Okudum, okudukça büyük dersler aldım. tekrar okudum. Şöyle güzel ve mukaddes bir vazifenin içinde bulunduğumdan sevindim. Gözlerimi açtım, uzaklara doğru baktım. Yeşil yeşil ekinlerin rüzgara mukavemet edemeyerek eğilmes...
  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
UA-36507442-2