logo

reklam

“Ortaya Duble Karışık”


Mehmet Sıtkı ALOĞLU
memetaloglu123@hotmail.com

Şu anda Suriye de 4 ana unsur sahayı kontrol ediyor.PYD, DEAŞ, muhalif kanat ve Esad güçleri.
Bunların içinde de ayrıca yine, ana güce destek veren aşiret güçleri var.
Suriye deki bu soy ve din savaşına destek veren büyük güç odakları da ayrıca var.
Rusya bu vizyonda yeni bir aktör olarak ortaya çıkmaya başladı ve Esad rejimine karşi çıkan muhalif güçlerin yoğun olduğu, Hama ve Humus çevresinde havadan ve karadan muhalif güçleri vurup, Esad’a resmen açık açık göstere göstere, Türkiye ve ABD nin destek verdiği güçleri yok etmek için vurmaya devam ediyor.
Bu savaş açık açık laik- antilaık ve ABD -Rusya savaşına döndü.Rusya Esad a destek vererek laik güçlere desteğini vererek, bu kargaşanın sahada daha büyümesine sebep oldu.
Bu süreç artık yeni bir evre kazandı, Rusya artık Esad a verdiği destekle sulh ve çözümü daha da zorlaştırdı.
ABD ve ittifak güçleri , Rusya nın bu hamlesini resmen pasif bir şekilde seyredip, zamana herşeyi bırakmamalı.
Suriye sorunu, bu seviyede artık Suriye halkının ve zavallı yurdsuz yuvasız insanların sorunu olmaktan çıkmış ve süper güçlerin birbirleriyle açık açık savaşına dönmüştür.
Suriye de artık hangi grubun terörist olduğu da karışmış vaziyette.İşid Rusyanın öncelik verdiği bir terör grubu olmaktan zıyade muhalif güçleri zayıflatan ve Esad a açık açık silahlı destek veren ve Suriye yi işgal eden bir ülke olarak değerlendirilmektedir.
Muhalif güçler şu aşamada, Rusya nın bu atağını şu an itibariyle kabullenmiş görünüyorlar.Buna şu an itibariyle Türkiye de katılmaktadır.
ABD ve Avrupa ülkelerinin eğitip ne hallerle donattıgı silahlı güçlerin, Rusya’nın bu üstün askeri gücüne ne kadar direnebilir.
Türkiyenin destek verdiği grub olan muhalif güçler şu an itibarıyla Rusya nın hedefi ve terörist olarak gördüğü bir silahlı güç.
ABD artık öyle görünüyorki, Ortadoğu da eskısı gibi at oynatıp cirit koşamayacaktır.
Buda şunu gösteriyor, Büyük BOB projesi Rusya nın bu hamlesiyle yeni bir plan içine girmek zorunda.Çünkü Rusya ittifak güçlerine resmen kafa tutmuştur.
Türkiye içinde bulunduğu şartlar gereği bu büyük hamlelere cevap verecek gibi görünmüyor.
Zalim Esadın bölgeye ne kadar büyük bir zarar verdiğini zamanla daha iyi görecegiz.
Geçmişde Afganistan üzerinden kapışan ,süper güçler, şimdide Suriye üzerinden askeri ve siyasi planlarını uygulayacaklar. Çokda göğüs göğüse kapışacaklarını sanmayalım. Ellerinin altında piyon olacak şer gruplarıda zaten hazır vaziyette.
Türkiye artık herşeyin daha iyi farkında,
Suriye siyaseti nin zararla kapanması, Türkiye deki idari yapıya da zarar vermiş ve etnik güç odaklarının ve terörün de yeniden hortlamasına sebep olmuştur.
Türkiye bu gidişatın her zaman için de de bulunmak zorundadır, yoksa şu anki büyük zararın daha büyügüne gebe bir vaziyette kalacaktır.
Açıkçası Rusya nın bu kurtlar sofrasına  Geç de olsa açık açık ve şımarık bir kabadayı gibi gelip oturarak “ortaya duble karışık ” istemesi, bu şeytani oyunun ve yangının daha büyük bir cografi halkaya dönüşeceğini göstermektedir.
Bize de düşen, savaş derinleştikçe barındırdıgımız mültecilerinde artık yerli vatandaşlar gibi ana unsurlar olacagını kabullenmektir.
“Görelim mevlam neyler, neylerse güzel eyler”
Temennimiz gelişen güçlü Türkiye imajına zarar verecek büyük felaketlerin olmamasıdır.Saygılarımla.
Sıtkı Aloğlu

Share
559 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2