logo

reklam

Ortadoğu kaynamaya başladı


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Ana bilim dalım Mühendislik olmasına rağmen “Tarihe”, özellikle de “Politik Tarihe” çok meraklıyım. Bu merak 28 yaşında Milletvekilliği seçimlerini kazanıp Meclise girdiğim gün adeta kafama taş gibi düşmüştü. Daha ilk günlerde, Meclisteki tuvaletlerin yerini bile öğrenmemden öncelikli olarak aklımda çakan ilk şimşek, Parlamenter sistemlerde, kısaca “icra hükümetinin Meclisin içinden oluştuğu” sistemlerde Politik tarihi öğrenmeden milletvekilliği görevinin hakkının verilemeyeceği düşüncesi oldu. Sonraki yıllarda rahmetlik Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın, eski deyimle “rahle-i tedrisatı”ndan geçtim, yani onun öğrencisi olup politik eğitimimin, özellikle Kıbrıs konusundaki temel bilgilerini kendisinden bizzat aldım ve “Uluslararası Politika” adlı bilim dalının içinde alaylı olarak balıklama girdim. Bu giriş, birkaç on yıl sonra da ikinci doktoramı Uluslararası Politika dalında almamın kapısını açtı bana ve sağlam bir zemin oluşturdu bu daldaki eğitimim boyunca.

Yabancı bir dili, o dili anadilleri olarak konuşanlar kadar iyi bilmek büyük bir avantaj gerçekte. Dünya üzerinde neredeyse tüm konuların İngilizce yazılması benim için büyük bir avantaj oldu, yabancı dilimin İngilizce olması nedeni ile. Her gün BM Güvenlik Konseyi Daimi Üyesi olan ülkelerin önemli gazeteleri ile Ortadoğu’daki lider konumundaki ülkelerin önemli gazetelerinin ön sayfalarına muhakkak göz atarım. Bu olmazsa olmaz ritüeldir benim için ve okuduklarımı değerlendirip dünyada neler olup bittiğini anlamaya çalışırım, tabii kendimce, kendi boyutlarımda ve kendi bilgi seviyemce.

Anlaşılan o ki, zaman zaman insanoğluna rahatlık batıyor ve daha iyi olmak hayali ile agresifleşiyor, gününü de boşu boşuna zehir ederek hem kendine hem de etrafına ve çevresine büyük zarar veriyor.

Tarih bunun örnekleri ile dolu. I. Dünya Savaşı’nda yaklaşık 15 milyon kişi öldü, 20 milyon kişi de yaralandı. Toplam parasal kayıp ise o günün parası ile 185 Milyar Dolar oldu. Bunların yüzde 95’i asker, yüzde 5’i sivildi. II. Dünya Savaşı’nda ise 65 milyon insan öldü ve bunların sadece yüzde 33’ü asker, yüzde 67’si ise sivildi.

Bu savaşların ne elde edildi; Kocaman bir hiç.
Kim karlı çıktı. Hiç kimse. Savaşı başlatmayan ve sonradan dahil olan ABD ve Rusya, savaş sonrasında dünyayı bölüştüler. Biri yaklaşık 40 sene sonra dağıldı, diğeri de dağılmak için kendini zorluyor, elden geleni de yapıyor. Hem de öylesine bir uğraşıyor ki, dur durak yok, illaki batacak ve dağılacak.

Bizler, Kıbrıslı Türkler benzeri bir düşünceyi küçük boyutlarda geçen yüzyılın ortasında yaşadık. 1960 yılında Kıbrıs adasında ilan edilen Cumhuriyette çoğunluk olan Rumlara, adada 3.5 yıl süren Türklerle ortak yaşam ve huzur fena halde battı. Önce adanın mutlak hakimi olmanın, sonra da adayı Yunanistan’a katmak hayalinin peşine düştüler. 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti anayasasının bize verdiği bütün haklarımızı tek taraflı kararlarla ortadan kaldırıp adanın tek hakimi oldular ve bize 10 yıl gibi uzun bir süre acımasız bir soykırım uyguladılar. Sonra da adayı Yunanistan’a katmak isteyince, adanın üçte biri ellerinden uçtu gitti. Ne idaresi kaldı ellerinde, ne mülkiyeti, ne de egemenlikleri. Şimdi kaybettiklerini geri almak için her yolu deniyorlar, egemenliklerini bir kısmını sırf bu yüzden Avrupa Birliğine bile devrettiler. Eğer Rumların bu agresif düşünceleri olmasaydı, binlerce insanımız ölmez, Kıbrıs da son yarım asırdır barışın sürdüğü, insanların huzur içinde yaşadığı bir ada olurdu.

Günümüzde Ortadoğu da aynı konumda ve aynı sıkıntıları yaşıyor yıllardır. Tansiyon da gittikçe yükseliyor bölgede. Dünyanın şimdilik devleri konumundaki ABD ve Rusya tarafından içine bir çomak sokulmuş ve durmadan karıştırılıyor. Her an geniş boyutta bir savaş çıkması da kaçınılmaz oldu artık. Rusya ile ABD’nin Suriye’de karşı karşıya gelmeleri de an meselesi. Çıngar kopacak ya, bakalım ne vakit…

Ata ATUN
29 Ağustos 2016

Share
380 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kötü arkadaşlardan ayrıl!

    17 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kötü arkadaşlardan ayrıl! Şırnak civarında yetişen Velilerden Şeyh İbrahim Hakkı hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün fena arkadaşlara aldanan sevdiği bir genci görüp, şefkatli bir sesle; - Görüyorum ki, “Allah adamları” ile görüşmekten sıkılıyor, zenginlerle, dünyaya düşkün olanlarla bulunmak istiyorsun, buyurdu. Delikanlı mahcup bir eda ile önüne bakıyordu. Devam etti: - Aman oğlum! O kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak, insanı sonsuz felakete götürür. Onların yağlı, tatlı yemekleri, zehir gibi gönlü öldür...
  • ÜNLÜLERİN KUAFÖR’Ü TAYFUN BAKIRHAN MAGAZİN GÜNDEMİ PROGRAMINA KONUK OLDU !

    16 Mayıs 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Ünlülerin kuaför'ü Tayfun Bakırhan ,hafta içi hergün yayınlanan magazin gündemi programında Kadir Balık'ın konuğu oldu. Programda çalışmalarıyla ilgili konuşan Bakırhan ,herşeyin gayet iyi olduğunu ve  devam ettiğini söyledi. Yakında  kendi sponsorluğunda  önemli bir projeyle hem medyada hemde  hayranlarının karşısında olacağınıda ifade etti.  ...
  • ETNOSPOR ETKİNLİKLERİ

    16 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ETNOSPOR ETKİNLİKLERİ İstanbul Yeni Kapı'da 11-14 Mayıs günleri, ETNOSPOR KÜLTÜR FESTİVALİ etkinlikleri düzenlenmiştir. Bu festivalin yapılmasını amaçlayan, kurum; hedeflerini şöyle açıklamaktadır, Dünya Etnospor Konfederasyonu, geleneksel sporların günümüzde yaşatılması ve uzmanlaşması için her türlü spor faaliyetini destekler. Geleneksel sporları var eden kültürel mirası, toplumun zenginliği olarak görür ve bu mirası korumayı görev bilir. Dünya Etnospor Konfederasyonu, çocukların eğitiminde önemli bir yere sahip olması hasebiyle sportif o...
  • Kemiğe yazılan yazı

    15 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kemiğe yazılan yazı Sa’d bin Ebi Vakkas, Kûfe vilayetine, Vali olup, ev yapmak arzu etti kendine. Arsa bulup, istedi onu satın almayı, Lakin bir mecusiye aitti yarı payı. Çağırıp buyurdu ki: (Bu hisseni bana sat!) Cevaben; (Satmam) dedi mecusi ona fakat. Para verdi ise de değerinden pek fazla, Yanaşmadı mecusi satmaya yine asla. Dediler ki: (Efendim bir mecusi kimseye, Ne lüzum var bu kadar fazla ısrar etmeye. Siz bugün valisiniz, o, mecusi bir kişi, Parasını vererek, bitirin hemen işi.) Mecusi bunu duyup, evine gitti h...
UA-36507442-2