logo

reklam

Ortadoğu Coğrafyasında Yayılmakta Olan Kan Kokusu


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Ortadoğu Bölgesin de yıllardan beri süre gelen kan kokusu burnumun deliklerinden öyle keskin, öyle acı bir şekilde beynime çekiyorum ki, yüreğim damarlarım beynim neredeyse patlayacak duruma geliyor. Bu keskin koku beni seni hepimizi hasta ediyor ve etmeye de devam ediyor. Ayakta yatakta evde işte uyurken her noktada kokusu işlemiş asla geçmiyor! Kusuyorum, midem kötü oluyor, midem bulanıyor ne yapsam o koku geçmiyor. Sürekli bir acı veriyor ve dayanılmaz büyük bir acıya dönüşüyor. Dönüştükçe beni yıpratıyor. Beni öldürecekmiş gibi büyük bir çaresizlik ve acı hissiyle damarlarımı patlatırcasına canımı daha çok acıtıp yakmakta!

Giysilerimi bütün eşyalarımı kullandığım her şeyimi her gün her saat yıkıyorum, değiştiriyorum ama o kan kokusu geçmiyor, uzun süreden beri yıllardan beri o kusturucu kan kokusu var! Doğa ormanlık açık alanlara atmak yetmiyor! Baktığımız bütün şeytani, sinsi ve de vurdum duymaz yüzlerce kan kokusu! Dokunduğum bütün sorumsuz tenlerde, duyduğumuz bütün sorumsuz seslerde, burnumuzun direklerini kıracak bir zehirli kan kokusu sezmekteyim!

Kendimden çevremden insanlıktan nasiplerini almayanlardan, özellikle de teknolojik aletlerin başına (televizyonlar, bilgisayarlar) geçince alıyorum bu pis zehirli kan kokusunu. Benim ruhuma can çekiştiren o kanlı ulusal yayın yapan haber bültenlerinden nefret ediyorum. Hayatımızı felç eden, hepimizi birbirinden uzaklaştıran, insanlıktan çıkaran o kan kokusu dört bir yanımızı sarmış durumda. Güney tarafından; Suriye, Irak, Lübnan, Mısır ve Filistin’den kan kokusu gelmeye devam etmektedir. Bütün Ortadoğu’yu sarmış durumda.

Kan kokusu bütün Ortadoğu’yu içine almış. Ölen gencecik masum çocuklarının, tecavüzlere uğrayan gencecik Kürt Türkmen Arap kadın bedenleri, gördüklerine ve bütün yaşadıklarına şahitlik eden büyük sancılarla dolan gencecik bedenlerin kokusu, aniden çabucak tekerrür eden tarihe isyan eden büyüklerimizin feryatlarıyla yükselmekte olan ve sürekli olarak büyümekte olan bu kan kokusu ölümlerin en iğrenç kokusu…

Ey İnsanoğlu!

Şu noktada hangi dostumuzla, arkadaşımızla, din kardeşimizle bu konuyu konuşup tartışıyorsak da hepimizin de bildiği ve söylediği tek kelime; Çok üzülüyoruz, fakat ama lakin; ellerimizden bir şey gelmemektedir. Ellerimizden neler gelebilir ki naif kelimeleri işitmemiz, konunun ne kadar alışılmış ve ne kadar önemsiz olduğu algılanıp vurgulanmakla kalınmayıp sorumsuzca ve bilinçsizce konuşmaya da devam edilmektedir.

Bütün dünya liderlerinin, bütün zengin ekonomisi yüksek ülkelerinin, bütün ekonomi devlerini, hak hukuk savunmakta olanları ve adalet denen boş kutunun, bunca katliamları savaşları ölümleri kınamakla yetinmeleri hepimizin aklına farklı düşünceler getirebiliyorlar. Neredeyse bütün Ortadoğu’da ve Mezopotamya’nın tamamında hakim olan ister dini açıdan, ister ekonomi açısından olsun katliamları ölümleri yoksullukları açlıkları geçekten engellenilmiyor mu yoksa büyük güçler engellenmek mi istenmiyor? Bu kadar büyük savaşların katliamların ölümlerin kaosların olduğu ortamlar da ne tür bir fayda ya da ne tür zarar verilmek  istenmektedir. Gerçekten anlamak değil de fakat hiç birine hak vermek oldukça güç olduğunu bilmemiz gerekir.

Ey Güzel İnsanoğlu!

Katliamlarla ölümle baş başa yalnızlığa terk edilenler, kendi kaderleriyle yalnız başlarına bırakılan yeryüzünün en kutsal topraklarında yaşayan bütün ırklar bütün dinler, bütün insanlar kadınlar çocuklar en az sizler kadar en az bizler kadar yaşamayı hak ediyorlar.

Hep beraber zulümlere başkaldırmamız gerekir. Zulümlere sessiz kalmamamız gerekir. Zulümlere sessiz kalmak ona ortak olmaktır.

Şunu da asla unutmamamız gerekir.

Hiç kimse yaşananların bir gün kendilerinin başına da gelebileceğini unutmamalıdır.

“ Mehmet KIZILKAYA “    

 

Share
574 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bugünün işini, yarına bırakma!

    23 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bugünün işini, yarına bırakma! Buhara’da yetişen Evliyadan Seyyid Emir Burhan hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün bir gence; - Ey kıymetli oğlum! Bugün, her istediğini kolayca yapabilecek bir haldesin. Gençliğin, sıhhatin, gücün, kuvvetin, malın ve rahatlığın bir arada bulunduğu bir zamandasın, buyurdu. Sonsuz saadete kavuşturacak sebeplere yapışmayı, yarar işleri yapmayı yarına bırakma, hemen yap. Delikanlı sordu. - Ne yapmamı tavsiye edersiniz efendim? - İnsan ömrünün en iyi zamanı olan bu gençlik gün...
  • DURDURAMADINIZ BÜYÜK TÜRKİYE YÜRÜYÜŞÜNÜ!

    22 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    BÜTÜN DÜMENLRİNİZİ BİLİYORUZ. Bu ülke 35 yıldır sadece terörle mücadele etmiyor, bu ülke 35 yıldır terörün bataklığında üreyen işte bu kirli zihniyetle de mücadele ediyor. Terörü bir geçim kapısı haline getirmiş, yoksul çocukların ölümünü kendisine bir rant haline getirmiş kan baronlarıyla da bu ülke mücadele ediyor. İnanın, bunlar için en iyi Kürt ölü Kürt’tür, bunlar için en iyi Alevi ölü Alevidir. Vatanına ihanet eden, ama mütedeyyin maskesi takan örgütlerin dizinin dibine çökerler, ama gerçek mütedeyyinden korkar, onu yok etmek için her şe...
  • Ahlak ilmi çok mühimdir

    22 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ahlak ilmi çok mühimdir Edirne’de medfun bulunan büyük Velilerden Şücaeddin-i Karamani hazretleri ”rahmetullahi aleyh“, bir gün sohbetinde; - Ahlak ilmi, kalb ve ruh temizliği bilgisi demektir, buyurdu. Tıp ilminin, beden sağlığı bilgisi olmasına benzer. Çünkü fena huylar, kalbin ve ruhun hastalıkları, zararlı işler de bu hastalıkların alametleridir. Şöyle devam etti: - Ahlak ilmi, çok şerefli, pek kıymetli, en lüzumlu bir ilimdir. - Neden efendim? dediler. - Çünkü, kalbin ve ruhun kötülükleri bu ilimle tem...
  • Kötü arkadaşlardan ayrıl!

    17 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kötü arkadaşlardan ayrıl! Şırnak civarında yetişen Velilerden Şeyh İbrahim Hakkı hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün fena arkadaşlara aldanan sevdiği bir genci görüp, şefkatli bir sesle; - Görüyorum ki, “Allah adamları” ile görüşmekten sıkılıyor, zenginlerle, dünyaya düşkün olanlarla bulunmak istiyorsun, buyurdu. Delikanlı mahcup bir eda ile önüne bakıyordu. Devam etti: - Aman oğlum! O kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak, insanı sonsuz felakete götürür. Onların yağlı, tatlı yemekleri, zehir gibi gönlü öldür...
UA-36507442-2