logo

reklam

ONLAR MUHACİR İKEN SEN ENSAR OLMALISIN…!!!


facebooktwitter
Abdurrahman YEŞİLDAĞ
abdurrahmanyesildag13@gmail.com
 Vicdani bir mesele haline gelmiş olan mülteci meselesi bir yandan Ülkemiz üzerinde dolaşan kara bulutları ortadan kaldıralım derken,diğer taraftan  seçim hazırlıkları bir yandan borsa, ekonomi almış başını dibe doğru bir vaziyet teşkil etmektedir. Dünya üzerindeki kapitalist ve sümürgeci Devletler bir akbabanın leş gözüyle gördüğü ezilmiş halkların hak ve hukuklarını hiçe sayarak,Üzerlerine musallat olmaları ve bunun sonucunda mülteci akınlarının ortaya çıkması, yani savaşlardan perişan olmuş Suriye,Irak, Afganistan,Filistin ve bir çok ismini yazamadığım ülkelerin perişanlığı ve gördükleri kıyımlar…  Bence burada vicdan sahibi her insanın en önemli meselesi, İnsanı yaşat ki Devlet yaşasın,Sözünden yola çıkarak kardeşliği pekiştirmenin ve bir lokma ekmeğe muhtaç olan dili,dini,ırkı ne olursa olsun bu İnsanlığın sınavı olan mültecilere sonuna kadar Ensar olmak …. Ensar olup ekmeğimizi bölüşmek ve mensubu olduğumuz dinimizin de emrettiği şekilde karşılık beklemeden…. Elbette bu böyle devam etmiyecektir. Bir çıkış yolu mutlaka olacaktır.Ben burda Deniz kıyısına vurmuş küçücük bedenlerden bahs etmiyeceğim.Çünkü denizler kirlenince ölen balıklar vururdu kıyıya.İnsanlık kirlendiği için şimdi ise boğulan çocuklar vuruyur kıyıya.!!!!  zaten kanayan bir yara ve merhametsiz simsarların para karşığı  ve insanlıktan yoksun sebeb oldukları ölüm ve online casino kıyımlar.Bunun son olmasını diliyoruz.Biraz daha eskiye doğru hafızamızı yoklayalım. Filistinde İsrailin sebebsiz yere bombaladığı enkazların altında binlerce çocuk,kadın,yaşlı hayatını kaybetmedimi kim bunun hesabını sorabildiki? Yine en fazla vicdanen rahatsız olan bizler olduk ve elimizden geldiği kadar yaralarına merhem olmaya çalıştık.  Medeniyetin mimarı olarak gösterdikleri Avrupa her zaman üç maymunları oynadı kör, sağır ve dilsiz şu anda aynı üç maymun ruhu ile konuşarak söylem ve uygulamaları tam bir tezat oluşturmaktadır.Avrupa ülkeleri yorgun, korkak ve kendi sözde ortak Ülkelerine bile çare bulmaktan aciz bir Avrupa…İnsanı yaşat ki Devlet yaşasın sözüne kendi penceremden bakıyorum. Güçlü ve  istikrarlı  bir Devletin ana rehberi ecdad ruhunu İslam dininin ve rahmet peygamberimizin (S.A.S)  yaptığı gibi ensar olmak gerek muhacirlere kucak açmak gerekli olduğudur.Hamdolsun bunu her ne pahasına olursa olsun güzel Türkiyem yapmakta ve sonuna kadar yapacaktır.Dünyanın neresinde olursa olsun bir mazlumun göz yaşı yüreklerimizi dağlar ve bu mazlumun her zaman yanında olmuş yaraları sarmış ve sarmayada devam edecektir. Allah Devletimize Milletimize zeval vermesin birliğimizi dirliğimizi daim eylesin, her türlü musibetlerden korusun. Son dönemlerde bazı eleştirilere bende kulak misafiri oluyurum. Ne işleri var başka yere gitsinler Ülkemizde de aç insanımız çok vs vs söyleyenlere diyorumki; Kardeşim enpati yap bakalım onlar İnsan… herşeyden önce dinini, dilini, ırkını at bir tarafa onlar İnsan…. yani ademin çocukları ve bütün insanlar kardeş değilmiler???
  Ülkem de aç olan kaç kişi var.Ülkem iç ve dış düşmanlarla mücadele etmek zorunda eyer ki bırakılmasaydı şuan Avrupa değil Türkiye birliği diye bir oluşum olacaktı ve şu anki Avrupa dediğimiz Ülkelerin tamamı  kendilerini aramıza almamız için yalvarıyor olacaklardı.Vicdanları yaralayan ise birliğimizi bozmak için birilerine maşa olan insanımız o kadar çok ki her gün bir şeyler çıkıyor ortaya.Hangi birini ve nereden başlayıp saysam.Buradan sesleniyorum birliğimizi kardeşliğimizi bozamazsınız.Allah birliğimize kardeşliğimize ve memleketimizin huzuruna kast bütün nifakları kahru perişan etsin…
              Ver hasıl ;    ONLAR MUHACİR İKEN SEN ENSAR OLMALISIN ….         Eğer yarasına merhem sürüp önüne biraz dünyalık koymayacaksan, kırıp geçiren yılın darlığı içinde, zavallı yoksula “Nasılsın?” deme.!!!!
SADİ
Abdurrahman YEŞİLDAĞ

Share
876 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+2 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2