logo

16 Ocak 2016

ÖLÜNÜN MANEVİ DÜĞÜNÜ TAZİYE

taziye1İnsanın yaşam serüveninin bir parçası ölüm hem de doğum kadar gerçek yaşam kadar vazgeçilmez bazen de iyi ki varsın dedirtecek kadar da  güzeldir.

Hani üstad necib fazıl diyor ya

Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber

Güzel olmasaydı hiç ölürmüydü peygamber…

Her kültürün her milletin ayrı ayrı ölen kişiyi uğurlayışları ve alışkanlıkları  vardır.12.000 yıllık bir tarihe sahip Şanlıurfa’da ölünün uğurlanışı ve ölümün kabullenişi taziye geleneği ile adeta kurumsallaşmıştır.

Cenaze sahipleri de taziyeye gelen misafirlerde ne yapacaklarını ve nasıl davranacaklarını  genci ve yaşlısıyla çok iyi bilirler. Urfa’lı taziyeye önem verir ve onu günlük hayatın içinde yapılması gereken bir zorunluluk olarak görür.

Geçmiş günlerde hayatlı evlerde yaşamın sürdüğü dönemlerde bu vazife evlerde yapılırdı. Apartmanlarda yaşam başladıktan sonra taziyeye gelenlerden  evlere sığılmaz ve misafirler ağırlanamaz oldu.Yüksek katlı binalar hem taziye3asansörlerde sıkışıklığa sebep oluyor,bazı binalarda yaşlılara zorluk teşkil ediyordu.Taziye görevini daha iyi yapabilmek için  Urfa’lı Türkiye’de ilk öncü olarak Taziye evi konseptini gerçekleştirdi.

Taziye evlerinde Urfa’lı tabiri ile  gelip  hatır alıp gidenler vardır,birde orada taziye boyunca bulunması olması gerekenler vardır.Cenaze sahipleri  taziye müddetince o mekandan ayrılmazlar .Taziyede  bulunanlar ise  o mekan da taziye müddetince her gün uzunca bir süre gelir oturur ve giderler bunlar ölen kişiye yakın akraba ve dost kabul edilenlerdir.Konu komşu çarşı ve pazardan tanıyanlar da gelip hatır alırlar tanışıklık seviyesine göre oturur ve duasına iştirak eder giderler.Bir de biz urfa’lılara özgü bir güzel davranışımız olan da tanısın tanımasın imkanı olan gelir taziye evine uğrar hatır alır gönül alır,derdini üzüntüsünü paylaşır gider.

Gerek cenaze evlerinde gerek taziye evlerinde cenaze sahibinin evinde üç gün yemek yapılmaz yemekleri tanıdıklar ve/veya komşular yapar. Yemek sırası almak bir yarış işidir.çünkü cenaze evine hem sevap almak hem de vazife kabul edildiğinden ilk günden bütün sıralar verilir.Bu üç gün öğle ve akşam yemek,kebap,lahmacun demektir. Erkek evine ayrı kadınların oturduğu evlere de ayrı gönderilir. Bu arada onu da söylemiş olduk cenaze evleri kadın/erkek ayrı tertip edilir aynı binada bile olsa kapıları ayrıdır.

taziye4Evet gelelim düğün faslına ve ölüye ikrama…

Hani dedik ya gelenler gidenler olur diye işte o gidenler ölüye manevi ikram olan dualarını yapar yaptırır ve öyle giderler. Urfa’lı deyince aklımıza ikram gelir ya URFA’lı  ikram sever dedik ya işte urfa’lıya yakışan biçimde aşırlar dualar salavatlar verirler de verirler.

Ne yapar nasıl yapar buyurun birde ona bakalım.

Misafirlerden kur’an  ve ayet bilenler ezberden aşır veya bir süre okurlar. İlme ve tebliğe yetkili olanlar da ölüm hakkında kısa vaaz ve nasihat ederler. Sıra cenaze evini terk etmeye gelince Urfa ile özdeşen bu güzel hitabı BAKI ALLAH sözünü söyler ve ol merhumun/merhumenin ruhu için kalanların sıhhat ve selameti için Allah rızası için El Fatiha diyerek orada bulunanların sayısı kadar dua ikram etmiş olurlar.

Evet gelelim URFA dışında yaşayan hemşehrilerimizin bu ihtiyacını nasıl ve kim karşılıyacak. Taziye evleri dayanışma duygusunu geliştiriyor ve acıların paylaşılmasını sağlıyor.

Bölge insanlarımızın geniş aile yapıları nedeniyle URFA’mızın dışında ki taziyelerin gerçekleştirilmesinde sıkıntılar yaşanıyor. Yaşanan sıkıntıları gidermek amacıyla taziye evlerine ihtiyaç var. İstanbul,Ankara,Adana,İzmir gibi ihtiyaç olan illerde ve hemşerilerimizin yaşadığı her yerde taziye evleri mutlaka tesis edilmelidir.

Bizim geleneklerimize verdiğimiz değerlerin gereği olarak, Ölülerimizin uğurlanışında da nice güzelliklere vesile olacak TAZİYE EVLERİ temin ve inşa etmeliyiz. Siyasetçilerimiz, Resmi kurumlar veya hayırsever hemşerilerimiz  böylesine hayra vesile olacak bir vazifede  geri kalmamalıdırlar.

Share
470 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

UA-36507442-2