logo

reklam
31 Aralık 2015

OLDUĞU YERDE YOL ALMANIN SIRRI


Dilek EJDER
gothereblackeagles4536@hotmail.com

timthumbOLDUĞU YERDEN YOL ALMANIN SIRRI

Bugün dolmuştan indim. Ve yine her zaman ki gibi hızlı hızlı yürümeye başladım…

Derken, benimle beraber dolmuşta inenleri çok geride bıraktığımı fark ettim.

Ancak arkamda birisinin bana yetişmeye çalıştığını hissettim.

Bu gibi durumlar tedirgin eder beni. Korkarım da. Ancak bu kişi beni geçince boş yere korktuğumu anladım… Zira çocuktu! Sonra onun bu denli yavaş yürüyüşüyle ne çabuk fark açıp beni çok geride bıraktığını fark ettim. Derken tabana kuvvet; bende bir yarış başladı, kendimce. Yok yetişemiyorum. Olmuyor, olmuyor!

Dikkat ediyorum; bu çocuk çok yavaş yürüyor, hem de çok yavaş. Adımlarınıda çok kısa atıyor ve

nasıl oluyor da ben kendimi paralayıp, adımlarımı her zaman olduğundan daha uzun uzun attığım halde, benim değil de,  tın tın yürüyen bu çocuğun önünden yol gidiyor.

Adımlarımı uzuuun uzun atıyor, ayaklarımı hemen yerden kaldırıyorum… Neredeyse yere basmıyorum… Ki yol alabileyim.  Adeta yürümüyor koşuyorum…

Ama olmuyor, yol önümden gitmiyor, gitmiyor.  O çocuk ise zar zor yürümeye çalışıyor ama yol önünden akıp gidiyor. Üstelik büyük bir farkla; beni çok ama çok gerisinde bırakarak hemde… Bu nasıl olur?

Gözün gördüğünü, aklım mantığım almıyor. Hakikaten almıyor…

Bu nasıl bir denklem? Vallahide Billahi de o çocuk o küçücük adımlarıyla, o ağır ağır yürüyüşüyle nasılda yol gözüyle koşuyor… Evet evet, yol gözüyle koşuyor, bunu ancak ve ancak böyle adlandırabilirim.

 

Millet gider kuaförüyle, manikürüyle, pedikürüyle, o tatiliyle, bu tatiliyle uğraşır; programlaşır, muhasebeleşir, muhabbetleşir!

Yazar dünyası bu işte; bizde hep bir gözlem ve hep bir sorgulama…

Yolda yürürken de, evde otururken de!

Evet yolda yürürken heybeme aldığım bu denklemi ve bu pusulayı şimdi evimde otururken okumaya çalışıyorum. Muhabbetleşiyorum kendimle. İçimde bir fısıltı ve bir cevap duyuyorum;

“Hayat zaten bu değil midir? Sır içinde sır değil midir?

Kimi insan kendini yırtar; nasibi olduğu kadardır, aldığı yolda…

Kimiside sıcak evinde, rahat koltuğunda oturur; rızkı başından aşağı taşar, yollarıda gözün alabildiğinden çok açık olur. Ondandırki oturduğu yerden kat eder yolları. Ne diyelim Rabbim yeni yılımız olan 2016’da hepimizi yol alanlardan eylesin, yol alacak diye kendini paralayanlardan değil. Amin diyelim. Hepinize mutlu vede umutlu yıllar diliyorum. Sevgilerimle Dilek EJDER

Share
295 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bunlar Beyt-ül-malındır

    29 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bunlar Beyt-ül-malındır Bir gün hazret-i Ömer, zekat develerinden, Birinin ardı sıra koşuyordu ki, birden. Gördü hazret-i Ali halifenin halini. Hayret içerisinde sordu şu sualini: (Hayrola nedir bu hal ya emir-el müminin! Ne için koşuyorsun ardından bu devenin?) Buyurdu ki: (Ya Ali, beyt-ül-malın bu deve, Havutunu düşürmüş, kaçıyor başka yere. Tutup da, havutunu vurayım ki ben derhal, Zarara uğramasın zamanımda beyt-ül-mal.) Duydu hazret-i Ali bu sözü Halifeden. Derinden bir “Âh!” çekip, ağladı so...
  • RAMAZAN AYI İFTAR İSRAFI

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    RAMAZAN    AYI     İFTAR    İSRAFI Ramazan ayı bahane,  israf  şahane... Ramazan ayı  israf ayı değildir... Ramazan ayı nefsi terbiye etme ayıdır... Yardımın, paylaşmanın, bölüşmenin  zirve yaptığı; ay olması gerekir... Pahalı ve görkemli iftar  sofraları, yerine; sade ve paylaşmanın esas olduğu  iftar sofraları tercih edilmelidir. Fakirin ve  yoksulun doyurulduğu, ortak ortamlarının paylaşıldığı, yüzünün güldüğü, sofralar; asıl amacın yerine getirildiği sofralardır. Öz budur... Son günlerde, Dünya toplumunun çekmiş olduğu açlık sıkıntıs...
  • Kemiğe yazılan yazı

    27 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kemiğe yazılan yazı Sa’d bin Ebi Vakkas, Kûfe vilayetine, Vali olup, ev yapmak arzu etti kendine. Arsa bulup, istedi onu satın almayı, Lakin bir mecusiye aitti yarı payı. Çağırıp buyurdu ki: (Bu hisseni bana sat!) Cevaben; (Satmam) dedi mecusi ona fakat. Para verdi ise de değerinden pek fazla, Yanaşmadı mecusi satmaya yine asla. Dediler ki: (Efendim bir mecusi kimseye, Ne lüzum var bu kadar fazla ısrar etmeye. Siz bugün valisiniz, o, mecusi bir kişi, Parasını vererek, bitirin hemen işi.) Mecusi...
  • Ağlayıp âh ederdi

    25 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Ağlayıp âh ederdi Hazret-i Ebu Bekir dünyadan göçtüğünde, Cümle eshab ağlayıp, yaş döktüler o günde. Hep ağlama sesleri, kapladı ortalığı. Zira Resulullahın, O idi dert ortağı. O günlerde eshabtan, birkaç kişi geldiler. Muhterem zevcesini taziye eylediler. Ve ona dediler ki: (Hazret-i Ebu Bekri, Biz iyi tanıyoruz çoktu faziletleri. Lakin bunlardan ayrı, bizim bilmediğimiz, Varsa bazı halleri, bize söyler misiniz? Gündüz yaptığı işler, malumdur biz eshaba. Ve lakin geceleri ne yapardı acaba?) Onların bu şekilde sualine c...
UA-36507442-2