logo

reklam
24 Kasım 2015

O GÜNÜ HİÇ UNUTMADIM ÖĞRETMENİM


Dilek EJDER
gothereblackeagles4536@hotmail.com

timthumbO GÜNÜ HİÇ UNUTMADIM ÖĞRETMENİM

Hayatım boyunca kulaktan dolma duyumlara hiç ama hiç inanmadım ben… Bunu da ilkokul öğretmenim Emre Şahinciye borçluyum. Neden mi? Bir gün ders arası yine belleğimize yerleştirmek üzre hayat dersine geçti Emre Şahinci… “Bakınız çocuklar, hayatınız boyunca kulaktan dolma duyumlara asla ve asla inanmayınız!” dedi.  Ve en ön sırada oturan bir arkadaşımızı yanına çağırdı. Kulağına bir hayvan ismi fısıldadı. Ve devam etti; şimdi sen git yanındaki arkadaşının kulağına aynısını fısılda, oda hemen yanındaki arkadaşının kulağına… Bu ilk sıradan son sıraya kadar devam etsin” dedi. Sınıfta bir cümbüş, bir cümbüş; çocuklarının hepsi bir oyun coşkusuna kaptırmışlardı kendilerini. Bense öğretmenimizin ne yapmaya çalıştığını merakla bekliyordum yine; zira biliyordum ki yine belleğimize kazınacak bir hayat dersindeydik. Bu oyun sanılan dersin sonu ne ola ki? Kulaktan kulağa duyulan bu hayvan ismide ne alaki? Ve şu sır dolu fısıldama faslı bitti nihayetinde. Herkes duyduğuna göre oyun bitti.  Öğretmenimiz;

“Şimdi gelelim oyunun ikinci yarısına. İlk sıradan herkes  tek tek ayağa kalkarak kendi kulağına fısıldanan ismi söylesin” dedi. Kim kimin kulağına ne fısıldamış yani? Nerdeyse tamamı yalan duymuş, bir diğerinin kulağına da kendi yalanını fısıldamış işte. Ve böylece horozdan çıkmıştık ya yola, hayvanat bahçesinde tüm hayvan isimleriyle durmuştuk son durakta! Öğretmenimiz Emre Şahinci tebessüm ederek; “İşte, bakın çocuklar ben ilk sıra arkadaşınızın kulağına horoz demiştim ama son sıraya gelene kadar horoz kertenkele oluvermiş” dedi ve devam etti…
Şimdi gelelim üçüncü oyunaaa; Her kez sırayla tek tek kalkıp arkadaşı kulağına ne fısıldamış söylesin ve böylece nbso online casino reviews kim kendi kulağına ne duymuş ve ne fısıldamış yan kulağa görelim bakalım dedi” Bir yüzleşme başladı sonra. Yani tekrar ilk sıradan son sıraya kadar sesli itiraflar başlandı…
İlk öğretmenimizden başlandı; öğretmenimiz;

“Ben horoz demiştim.”

Evet, öğretmenim ben sizden horoz duydum.” Yanındaki kalktı;
“Ben tavuk duydum.” Bir sonraki;

“Ben at duydum.” Daha sonraki;
“Ben kaplumbağa duydum…” !!!

Peki dedi öğretmenimiz şimdi gelelim dördüncü oyuna; dördüncü oyun hayat oyunu olacak… Yarın hepiniz hayat okuluyla baş başkalacaksınız. Hakkınızda irili ufaklı şeyler duyacaksınız elbet. Duyduğunuz bir söz, size gelene kadar koca koca cümleler olacak ve apayrı şekillere girecek bilesiniz; tıpkı horozun kertenkeleye dönüştüğü gibi. Siz siz olun kulaktan dolma sözlere inanmayınız. Ne kendi hakkınızda, nede başkası hakkında duyduklarınıza itibar etmeyiniz.
Bakınız işte; örnekte horoz kertenkele olduysa, “Can” deyişlerde“Çor” olur, ona göre!” dedi.

Canım öğretmenim Emre Şahinci; canlandırarak sergilediğiniz bu örnekten sonra, ben asla ve asla kulaktan dolma duyumlara inanmadım, itibar etmedim, etmeyeceğim de. Bir tek “Allah” dediklerine inandım, oda ben inandığım için inandım… Gerisi hep o yalan fısıltıyı hatırlattı bana. Siz ve sizin gibi görevini hakkıyla yerine getiren öğretmenler ne büyüksünüz öğretmenim.

Evet, bugün evvela baş öğretmenimiz güzel efendimiz Peygamberimiz (SAV) in, sonra Cumhuriyetimizin öncüsü Mustafa Kemal Atatürk”ümüzün, sizin ve sizin nezdinizde tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyor, tüm öğrencilerinde öğretmenlerinin kıymetini bilmelerini diliyorum. Sevgilerimle Dilek EJDER

 

 

Share
278 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+1 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TEVHÎD ve MÂRİFET

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    TEVHÎD ve MÂRİFET Tevhîd, kadîm olanı (başı ve başlangıcı olmayanı), hâdis (sonradan) olandan ayırmak ve bundan (hâdis olandan) O’na (kadîm olana) yönelmektir. Kadîm olan yalnızca Allah Teâlâ olduğu için, tevhîd yalnızca O’nu görmek ve O’nu duymaktır. O’nunla birlikte hâdis olan şeyleri ve hatta kendi varlığını da görüp hisseden bir kimse, farklı mahiyetteki iki şeyi görüp duyduğu için tevhîd’ten uzaklaşmış ve ikiliği kabul etmiş olur. Kadîm ile hâdisin mahiyetleri birbirinden farklı oldukları için, hâdisin özellik ve sıfatları olan şekillilik...
  • Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi ve “Başkanlık Sistemi”

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Başkanlık sistemi yeryüzünde modern olup demokratik siyasetin zeminini en iyi şekilde kabul edendir. Siyasi düzlemde “Başkanlık Sistemi’ne” bakıldığı zaman Türkiye Cumhuriyeti milletinin egemenliğine yaslanan demokratik bir yönetim şeklidir. Bundan dolayı başkanlık sistemi, parlamenter sistem ve yarı olan başkanlıkla beraber modern demokratik bir yönetim sistemini ortaya koymaktadır.   Başkanlık sistemi diğer sistemlerin hepsinden apayrı ve doğru olan bir yönetim sistemidir. Başkanlık sistemi, yarı başkanlık ve parlamenter sistemlerden ço...
  • Cenevre depremi

    17 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Bir hafta öncesinden Yunanistan Dışişleri bakanı Nikos Kocias tarafından sabote edileceğini yazdığım ve televizyonlarda da dile getirdiğim Cenevre Konferansı sonrasında, Rum lider Nikos Anastasiadis’in twitter mesajlarına göz attım, Rum tarafında neler olup bittiğini ve nelerin konuşulduğunu öğrenmek için. Bu yazımı yazana kadar Rum lider Nikos Anastasiadis’in attığı son yedi tweet aynen aşağıdaki gibi. 1 Aralık günü, Kıbrıs için yapılacak müzakerelerde karar almak yönünde sorumluluk aldım. Sonuçlar bu kararı desteklemektedir. Garantilerin...
  • İbretlik

    16 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    İBRETLİKTİR KESİNLİKLE OKUMALISINIZ Adamın biri bir gün bahçesinde otururken Hayvan dışkısından top yapan bir böceği görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş: - Ey Allahım! Her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın? Aradan bir kaç ay geçmiş adam umarsız bir hastalığa yakalanmış. Derdine kimseler çare bulamamış. En sonunda bilge bir doktor ''Bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pi...
UA-36507442-2