logo

reklam

NEHRİ GEÇMEDEN TİMSAHA HAKARET ETME..!


facebook
Ahmet AL
alahmet53@hotmail.com

Malazgirt savaşıyla, Anadolu’nun kapısını açıp kendimize 1000 yıldan beri yurt ettiğimiz ve vatandaşlık ay diyetiyle, birçok zorlukların üstesinden geldiğimiz bu topraklarda hamt olsun, ülkemizin kaderini oluşturan 1 KASIM SEÇİMLERİNİ  de kazasız, belasız demokrasinin zaferi ile sonuçlandırdık. Bu seçimden dünya mazlumları ve kendi coğrafyamız mutlu olurken maalesef  aklını başkalarına kiraya veren kendi öz vatanın zaferini bir türlü kabullenemeyen zavallılar 2 Kasım’dan itibaren halkı küçük görüp seçim sonuçlarını dürbünün tersinden bakarak barajın etrafında toplanan MHP ve HDP I,5 oy alan AKP’nin başarısını  kabullenmeyip, baraj üstünde kaldıkları için kendilerini başarılı sanıyorlar; halbuki tam 13 ilde (İstanbul – Ankara – İzmir – Bursa – Adana – Konya –  Antalya – Gaziantep – Şanlıurfa – Diyarbakır – Mersin – Kocaeli   ve  Hatay ) gibi büyük illerde meclisin yarısı olan 273 milletvekilinin yaklaşık ‘nu olan MHP=26 – HDP ise 25, milletvekili çıkaran, sonra da Türkiye Partisiyim deyip, başkasının başarısını örtmeye çalışan bunlar, utanmasalar yemin bile edecekler, Urfalının fıkrasına benzer;

           Urfa’da kasap pazarında, kasap Musa bir şiir yazmış. Ertesi günü komşusu ciğerci Ali Ustaya şiiri okumuş. Kardaş hele de nasıl olmuş şiirim, Ali Usta çok güzel olmuş. Musa Usta tekrar sormuş, kardaş  hakkaten iyi olmuş mu.? Ya kardaş iyi olmuş, güzel olmuş, dedim ya; hele bir yemin et yüreğim otursun, Ali Usta kızarak; “ ULA OĞLUM ŞİMDİ YALAN YERE BİRDE YEMİN Mİ EDEYİM ” bunlar ederler.

 

      Bu Efendiler  laf dinlemezlerse HDP elde ettiği ,5 lük  halkın başarısını götürüp  Kandil’e , PKK  ve PYD’ye  verirse MHP – Ülkücü gençliğin sesini dinlemez online casino ise CHP arkasını sıvazlayan ve dolmuşa bindirip havaya sokan birkaç, aydınlıktan korkan aydınları ve amiral gemilerinin sözünü dinlerse bugün ne bu kadar başarısızlığın zulmünü yaşardı,  ne de bu aziz milleti küçümserdi.

 

         Bunlar uslanmazlar, kendilerine dönmedikleri müddetçe, millet sorumluluğunu almadıkları sürece, halkın sesini dinlemeyip dar kalıptaki akıl babalarının nasihatlarını dinledikleri müddetçe bunlar kurt masalına dönerler. Nasıl mı?

 

          Bir çobanın sürüsüne kurt dadanmış. Her gece, bir iki koyunu alıp götürüyormuş. Çoban köyün sözde bilgesine gitmiş. Kurda karşı ne önlem alayım; diye sormuş. Bilgede, “sürünün etrafına ateş yak. Kurt ateşten korkar” diye akıl vermiş. Bunun üzerine çoban sürünün etrafına ateş yakmış; ama o gece kurt ateşi atlamış. İki koyun yine götürmüş. Çoban yine bilge adama gitmiş, ateşin işe yaramadığını anlatmış. Bilge adam bu defa da “sürünün etrafına dikenli telle çevir” demiş. Çoban sürünün etrafını telle çevirmiş. Ama o gecede kurt dikenli telin üzerinden atlamış ve iki koyun daha götürmüş. Çoban ertesi sabah yine bilge adamın kapısını çalmış. ”Ateşte, dikenli telde işe yaramadı. Şimdi ne yapayım” diye sormuş bilge gülmüş. ”Sende hala koyun kaldıysa bende sana verecek sayısız tavsiye var, hep te olacaktır.”

 

             İşte bu muhalefet böyle halkı değil, Amerika’dan, Kandil’den, akıl aldıkça ne dersiniz. Ne koyun, pardon ne oy (REY ) kalır. Nede parti kalır.

 

           Kendilerini bitirdikleri gibi halkın denetleyicisi olan muhalefet partilerini de bitirip halka da dolaylı zarar verdiklerinin farkında değiller. Ama önümüzde koskoca dört yıl var; inşallah şapkalarını önlerine koyar. Ülke gerçeklerini görür, halkın eğilimlerini tespit eder. İç dinamiklerini yeniden hareketlendirir. Bir daha nehri geçmeden timsaha hakaret etmezler. Bizden söylemesi anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.
Ahmet AL

Share
4197 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+10 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ÇANAKKALE RUHU CANLI TUTULMALI

    28 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Papatya Yayınlarından Mustafa Turan’ın "Destanlaşan Çanakkale"  kitabında anlatılanlara göre, yıllar önce eğitim sistemimizi incelemek üzere Japonya’dan bir heyet Türkiye’ye gelir. İnceleme tamamlandıktan sonra MEB yetkilileri, Japon heyetinden hiç beklemedikleri bir tepki almıştır. Konuk heyetin, dönemin Başbakanı rahmetli Turgut Özal’ın huzurunda dile getirdikleri acı gerçek şöyledir: “Türk eğitim sisteminde milli ruh yok...” Sonra şöyle devam etmişler: “Biz, eğitime şok testler uygulayarak başlarız. Önce çocukları uçak kadar hızlı gid...
  • Anastasiadis: “Kıbrıslı Hellenizm”

    27 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Anastasiadis, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile 23 Mart günü yaptığı görüşmeden sonra bir açıklama yaptı. Bu açıklamanın satır aralarında kullandığı kelimeler ibretlik. Bizim içimizde kendilerini “Türkçe konuşan Kıbrıslı” diye tanıtanlara hayal içinde olduklarının dersini veriyor Anastasiadis.  Görüşmeden sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Anastasiadis, Guterres ile Eide arasında farklı bir yaklaşım saptayıp saptamadığı sorusu üzerine yaptığı açıklama içinde yer alan bir paragraf aynı aşağıdaki gibi, kelimesi kelimesine: “Farklı ...
  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
UA-36507442-2