logo

“Neden AK Parti?”


facebooktwittergoogle plus
Mehmet Zengin
Mehmetzengin16@hotmail.com

“KOALİSYON KRİZ DEMEKTİR”

Türkiye, önümüzdeki Pazar günü siyaset tarihimizin en önemli önemli seçimine gidiyor.Seçmen, 14 Yıllık güçlü AK Parti İktidarının devamına veya koalisyonlar dönemine dönüş için kararını verecek. Türkiye’de geçmişte kurulan koalisyonların ülke ekonomisine ve siyasetine büyük zararlar getirdiğini,kalkınmanın durduğunu,hatta ülkeyi geri götürdüğünü tüm siyasi liderler kabul etmektedirler.

1999 ile 2001 yılları arasında kurulan ANAP-DSP-MHP koalisyonu,Türk siyasi tarihimizin son deneyimi olarak hafızamızda yerini almıştır.Kurulduktan üç yıl sonra ülkeye büyük bir ekonomik ve siyasi kriz yaşatan koalisyonunun Türkiye’ye faturası 2.1 katrilyon lira olmuştu!

Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun 2001 yılında yayınladığı kriz raporuna göre bir gecede 2.1 katrilyon liralık zararın sorumlusu olarak koalisyon hükümetlerinin liderlerini gösteriyordu.

72 sayfalık raporda üçlü koalisyon döneminde yaşanan krizde, ekonomi bürokratlarından çok, siyasi sorumluluğunu zamanında yerine getiremeyen liderlerin gecikmesinden dolayı zararın büyüdüğü iddia edildi. Koordinasyon sağlanamadığı için krizin iyi yönetilemediği belirtildi.

Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Başbakan Ecevit’e anayasa kitapçığını fırlatması, ülke gündemine bomba gibi düştü.Birçok banka battı.Tüm ekonomik göstergeler tepetaklak oldu.

Türkiye Cumhuriyeti tarihine ‘krizler’ hükümeti olarak geçen bu koalisyon hükümeti aslında Türkiye siyasetindeki ‘koalisyon’ kültürünün bir yansımasıydı! Koalisyonların yarattığı krizlerin faturası ise her zamanki gibi Millete kesildi.

“TÜRKİYE’DE EKONOMİK VE SİYASİ KRİZ OLMAMASI İÇİN BAŞKANLIK SİTEMİ ŞART”

Koalisyon demek kriz demektir! Bu gerçekten hareketle ülkemizde bir daha koalisyonlara seçmen olarak asla müsaade etmemeliyiz! 2001 krizi benzeri bir olayı yaşamak  istemiyorsak istikrardan yana oyumuzu vermeliyiz.Güçlü hükümetler siyasi istikrarı ,siyasi istikrar ise ekonomik istikrarı meydana getirir.Parlamenter sistemlerde her zaman koalisyon ihtimali olduğunu göz önünde bulunduracak olursak tek çarenin ‘Başkanlık’ sistemine geçmek olduğunu göreceğiz. Bu sistem değişikliğine ‘Erdoğan’ eksenli olarak bakmamalıyız.Erdoğan nefreti üzerinden yapılan değerlendirmeler gerçeği görmemize engel olduğunu fark edelim.1999-2001 yılları arası kurulan ve ‘krizler’ hükümeti olarak tarihe geçen oluşumun Başbakanı ‘sol’ cenahtan gelen Bülent Ecevit,o dönemin Cumhurbaşkanı ise yine aynı cenahtan biri olan Ahmet Nejdet Sezer’di.

Bir düşünün lütfen!

Aynı dünya görüşüne sahip olan iki liderin, yani Ahmet Necdet Sezer’in Başbakan Ecevit’e anayasa kitapçığını fırlatması ile zirve yapan büyük krizin neden olduğu sonuçları! Bir de gelecekte Cumhurbaşkanı ile Başbakanın farklı partilerden olduğunu bir düşünün.

Söylediklerinizi duyar gibiyim…!

Aynı ideoloji ve dünya görüşüne sahip iki liderin kavgası sonucu Cumhuriyet tarihinin en büyük krizi yaşanmışsa,farklı ideoloji ve dünya görüşüne sahip Cumhurbaşkanı ve Başbakanın olduğu bir yönetimde nelerin yaşanabileceğini tahmin etmekte zor olmasa gerek.

OYUM İSTİKRARA- HİZMETE-YENİ ANAYASAYA-BAŞKANLIK SİSTEMİNE VE BÜYÜK TÜRKİYE’YE…

Tüm bu gerçeklerin ışığında, istikrarın devam etmesi için, ülkede bir daha koalisyonların iktidara gelmemesi için,yeni Anayasanın yapılması ve başkanlık sistemine geçilmesi için oyumu kullanacağım.

Bu hükümetin elbette hataları ve yanlışları vardır.Bunu peşinen belirtmek istiyorum. Hükümet 14 yıllık iktidarı süresince hatasız ve günahsız olduğunu kesinlikle iddia etmiyorum. Bu toplumun gerçekleri ışığında iktidarında eleştirilecek yanlarının olduğunu bende biliyorum. Ancak üste belirttiğim ve aşağıda sizlerle paylaşacağım nedenlerden dolayı oyumu AK Parti’den yana kullanacağım.Bardağın boş tarafına değil,dolu tarafına bakmayı ülke ve toplum çıkarına görüyorum.

İŞTE BARDAĞIN DOLU TARAFI….

  Sultan Selim Köprüsü,dünyanın 2.büyük havalimanını, İzmit Körfez Geçişi Asma Köprüsü ve İstanbul-İzmir otoyolunu yaptığı için

–  Türkiye’nin birçok yerinin hızlı tren ağlarıyla donattığı için

–  Alkol alarak masum insanlara çarpıp ölümüne neden olmasın diye alkol satışına getirilen düzenleme için

–  Kuran’ın okullarda seçmeli ders olarak okutulmasını sağladığı için

– İnancı gereği başını örtmek isteyenlerin bu isteği okullarda,Mecliste ve iş hayatında uygulayabilmelerini sağladığı için

– İmam Hatip Liseleri ve meslek liselerinin önündeki katsayı engelini kaldırdığı için

– Çalışan annelerin kreş parasının ödendiği için

–  Yıllardır ülkeye kavuran enflasyonun canavarının üstesinden geldiği ve yıllık %10`un altına indirdiği için

–  IMF`ye olan Milyarlarca DOLAR borcumuzu ödediği için

– Halkın seçtiği iktidarları keyfi nedenler ve çıkarları uğruna alaşağı edenlere ve etmeye çalışanlara karşı yürüttüğü mücadele için

–  İlk yerli Tankımız olan “Altay” `ı ürettiği için

–  İlk yerli roketimiz “ASW Roket Sistemini ürettiği için

–  İlk yerli helikopterimiz “T129 ATAK`ı  ürettiği için

– İlk yerli insansız hava aracımız olan “ANKA`yı ” ürettiği için

–  İlk yerli uydumuz “Göktürk 2″ uydumuzu yaptığı ve uzaya fırlattığı için

– Cirit Anti Tank Füzesi`nin seri üretimine başlattığı için

–  Binlerce kilometre.duble yol ve oto yol yapıldığı için

–  Ülkemizde ilk kez üretilen %100 yerli savaş gemileri ürettiği için

–  Üniversitelerde harçların kaldırdığı için

–  İlk kez yerli piyade tüfeğimizi ürettiği için

–  RMK Marine tarafından üretilen Türk Malı Havuzlu Çıkarma Gemisini ürettiği için

–  Cumhuriyet tarihinde faizin rekor bir düşüşle %10`un altına indirdiği için

–  Dünya`nın en iyi ekonomisi olan ülkeler sıralamasında zirvede yer almamızı sağladığı için

– Çözüm sürecini başlatıp halkımızın iki kesiminin birbirini öldürmesine son verdiği için

-Yıllarca asimile edilen Kürt kökenli vatandaşlarımızın haklarını iade ettiği için

–  Marmaray’ı ülkeye kazandırdığı için

– Yerli sivil uçağımızın üretilmesi için adım attığı için

-2023 yılında ilk yerli savaş uçağımızı üreteceği için

– İlk yerli otomobilimizin üretimi için adım attığı için

-Paramızdan 6 sıfırı attığı için

-Milli geliri 10 Doların üzerine çıkardığı için

-Hastanelerde esareti ve kuyrukları sona erdirdiği için

-Askerlik süresini 18 aydan 12’ye indirdiği için

-Nemaları vatandaşlara geri ödediği için

-Temel hak ve özgürlüklere ilişkin güvenceler getirdiği için

-2001 yılında %59 olan tarımsal kredi faiz oranını % 7-13 aralığına çektiği için

– 112 ambulans hizmetleri için ücret alınmasını kaldırdığı için

-112 Acil Hizmetlerinde 618 olan ambulans sayısını 1443’e çıkardığı için

– Ulusal bor araştırma enstitüsünü kurduğu için

– TOKİ tarafından dar gelirliye yönelik yapılan 200 binin üzerindeki konut için

– Hava yolunun halkın yolu yaptığı için

– Nükleer santralleri kurduğu için

– İlk yerli aşımızı geliştirdiği için

– 2002 yılında 1.500 olan diyaliz cihazlarını 3.000’e çıkardığı için

-DGM’leri kaldırdığı için

-Gazete patronlarının seçilmişlere ayar vermesine son verdiği için

–  Filistin`deki kardeşlerimize bombalar yağdıran katil İsrail Başbakanı`na “one minute” söylediği için

– Toplumun tüm kesimlerinin sağlık kapsamına alındığı için

– Herkesin özel sağlık hizmetlerinden yararlanmanın kolaylaştırıldığı için

–  Eczanelerden ilaç alınmasının sağlandığı için

– Özürlü çocuğu olan annelerin erken emekli olmaları sağlandığı için

– Özürlü çocuğu olan  ailelere bir aylık asgari ücret tutarında maaş bağlandığı için

–  Özürlülerde ve 65 yaşın üstündeki muhtaçlara 2022 Kanun kapsamında maaş bağlandığı için

– Sosyal güvencesi olmayan muhtaç dul kadınlara 2 ayda bir 500 TL tutarında aylık bağlandığı için

–  Okullarda öğretmenlere kılık kıyafet özgürlüğü getirdiği için

– Güneydoğu ve Doğu Anadolu`daki Olağanüstü Hal’in  kaldırıldığı için

–  İşkencenin hem yasal altyapısı hem de uygulamada ülke gündeminden çıkarıldığı için

– Faili meçhul cinayetlerin artık ülkemde yaşanmadığı için

–  Milli Güvenlik Kurulu`nun sivil bir işleyişe kavuşturulduğu için

– Sivillerin askeri mahkemelerinde yargılanmasına son verildiği için

– Askerlerin,askeri suçların dışındaki suçlarla ilgili sivil mahkemelerde yarılanmasının önü açıldığı için

– Vatandaşların,insan hakları ihlallerinden dolayı Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkının verildiği için

– Milli gelirimizin 2002 yılında 230 Milyar Dolar iken  800  Milyar Dolara çıkarıldığı için

– İhracatın 36 Milyar Dolardan 135 Milyar Dolara çıkardığı için

– 170 binin üzerinde derslik yapıldığı için

– İlk ve Ortaöğretim öğrencilerine kitapların her yıl bedava verildiği için

– Katsayı uygulamasının ortadan kaldırılması ile öğrenciler arasındaki adaletsizliğin giderildiği için

– 10 yılda 2021 adet sağlık tesisi kurulduğu için

– Tam gün yasasıyla vatandaşların özel muayenehanelerden geçerek sağlık hizmeti almaları uygulamasına son verildiği için

– Aile hekimliği uygulamasına geçildiği için

–  Kuyruklarda beklemek yerine telefon ve internet üzerinden randevu alınarak hastaneye gidilebilmesinin önü açıldığı için

–  224 paletli ambulansın halkın hizmetine sunulduğu için

– 18 helikopter,2 uçak ambulans ile 4 deniz ambulansı kazandırdığı için

– 12 hükümetin bitiremediği Bolu Tüneli`nin bitirip halkın hizmetine sunduğu için

– Araçların geçmesi için yapımı devam eden İstanbul Boğaz Tüp Geçişi için

– Başta İstanbul olmak üzere Ülkemin birçok yerinde insanlar depremlerde ölmesin diye “Kentse Dönüşüm Projesi`ni” başlattığı için…

Türkiye’yi on yıllardır sömüren uluslararası güçlerin ve baronların,yerli taşeronları eliyle sömürmesine ve yönetmesine dur dediği için ve sevapları günahlarından çok daha fazla olduğu için oyum AK Partisi’ne…

MEHMET ZENGİN

01/06/2015

 

Share
2120 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+2 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

#

“Neden AK Parti?”” için 3 Yorum

  1. ismail : diyor ki:

    tÜRKİYE’Yİ AK KADROLARIN DIŞINDA YÖNETEBİLECEK,BU AĞIR GÖREV VE SORUMLULUĞU TAŞIYABİLECEK BAŞKA NE BİR PARTİ NE DE LİDER GÖREMİYORUM…

  2. mustafa : diyor ki:

    Ülkenin Cumhurbaşkanını ‘ kazığa’ oturtmakla tehdit edenlerin,asmakla tehdit edenlerin yanında olacak halimiz yok elbet!

  3. hasan : diyor ki:

    Yetmez ama evet……….

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
  • “Ayaq səsləri”- hər kəsin həyatından bir pay…

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

        “Ayaq səsləri” adlı psixoloji romanın bəlkədə müəllifdən sonra oxuduğu ilk insanam. Roman digər romanlardan fərqli olaraq öz həyat hekayəsi ilə fərqlənir. Hər şey elə müəllifin qeyd etdiyi” Məqsədə çatmaq üçün hər şeyə hazır olmalısan”, kəlməsindən başlayır desəm yanılmaram. Həyatın hər bir üzüylə zaman keçdikcə tanış oluruq. Ən çətin omür fəslimiz qocalıqdır desək yəqinki, bir çoxları məndən inciməz. Bir qadına aşiq olub,onu ömrünün sonuna kimi gözləmək hər sevənin həddi deyil. Elə ordaca illər əvvəl söz verdiyi skmayada əyləşm...
UA-36507442-2