logo

reklam

NE OLDUK?


facebooktwitter
Nevzat ERTEKİNOĞLU
nevzatertekinoglu@hotmail.com

Merhabalar sevgili mercek haber okurları..

Geçen haftaki  Biz Neydik ? Sorusunun cevaplarını yazacağım bu yazımda…

Biz; komşusu aç iken tok gezen olduk. Esnaf komşumuz kazanmasın diyen, daha çok kazanmak isteyen ve doymak bilmeyen olduk. Bırakın Dünyanın öbür ucundakini, kapı komşumuzun, yakın dostumuzun derdini umursamaz olduk.  Çevremizdeki bir komşumuz veya tanıdığımızın sıkıntılarına koşmayan hatta mümkün olduğunca sıkıntı çıkaran olduk. Sevdiklerimiz veya tanıdıklarımız kazandığında bırakın sevinmeyi çekemeyen ve dahi üzülen olduk. Hatta daha az kazansın diye köstek olan olduk.

Biz; bırakın tanımadıklarımıza, tanıdıklarımıza dahi Allah’ın Selamını vermeyen ve selam vereni de ayıplar olduk. Biri hastalandığında desteğe koşmayan olduk. Biri vefat ettiğinde tanıdıkların dahi cenazesine gitmeyen, sevabından nasiplenmeyi unutan olduk. Bir düğün olduğunda takı takmamak için düğüne gitmeyenlerden olduk. Bırakın cebimizde ki  3 – 5 kuruşu dostlarımızla ve arkadaşlarımızla paylaşmayı, eşimizin dostumuzun cebindeki  1 kuruşa göz diken olduk. Bir yerde otururken yanımızdan büyüğümüz geçtiğin de  selamını alırken ayağa kalkmak bir yana görmemezlikten gelen, saygısız davranışlarda bulunanlardan olduk.  Evde odada otururken bir büyüğümüz odaya girdiğinde umursamazca uzanan, ayak ayak üstüne atan, telefon veya televizyondan gözünü ayıramayan ve hürmet etmeyenlerden olduk.  Büyüğümüz önünde saygısızca hareket eden yüksek sesle konuşan kavga eden ve dahi hakarete varan konuşanlardan olduk. Büyüğümüzün defalarca seslenmesine kulak tıkayan, umursamayanlardan olduk. Babamızı ata bilmeyi unutup onu üzen ve utandıran olduk.

 

Biz; okulda öğretmene saygısızlık yapmakta yarışan olduk.  Bir devlet büyüğü geldiğinde (hangi siyasi görüşten olursa olsun) bırakın saygı göstermeyi her türlü hakaret ve küfür etmeyi marifet sayanlardan olduk.  Kendimize yapılmasını istemediğimiz her şeyi başkasına yapmaya çalışan olduk. Bir Alim gördüğümüzde hürmet eden değil alay eden olduk.  Birisiyle bir münakaşamız olduğunda hep kendimizi haklı gören karşımızdakini suçlayan olduk. Herhangi birinin bırakın kusurunu örtmeyi tam tersi  kusurlarını ortaya çıkarmaya çalışan olduk. Birinin kusurunu yüzüne vurmakta yarışan olduk. İnsanların onurunu başkasının yanında zedeleyen olduk. Büyükler olarak küçüklerimizi hatalarından döndürmeye çalışmak bir yana onları hataya yanlışa sevk eden en önemlisi onlara kötü  örnek sergileyenlerden olduk.

Biz; Öğretmen olarak iyi nesil yetiştirmeye çalışmayı unutup, öğretmenliği sadece bir geçim kaynağı olarak gören, iyi nesiller yetiştirmeyi hiç düşünmeyenlerden olduk. Hakim olarak haklı olan mazlumun yanında karar vermeyip, siyasi veya dünya görüşüne göre karar veren, sonunu iyi düşünmeden vicdani karar vermeyenlerden olduk. Yönetici olarak adil davranmayı unutan, kim bizi övüyorsa (sevmediğim bir kelimede olsa) yalakalık yapanlara ödül veren, dürüstleri ve işin ehlini layık olduğu yere getirmeyen, benden olsun ne olursa olsun diye düşünenlerden olduk.

Biz; İşveren olarak işçinin hakkını vermeyen, yıllarca yanımızda çalışana tazminatı çok gören, hep daha fazla kazanayım düşüncesi ile hareket eden, paylaşmayı unutanlardan olduk.  Çalışan olarak ekmek yediğimiz yere sadakati unutan, daha fazla nasıl yontarım düşüncesinde olan, vefayı sadece İstanbul’un bir semti olarak görenlerden olduk. Ailemizin rızkı için gece gündüz demeden  çalışmak yerine tembelleşen, iş beğenmeyen, gününü kurtarmaya çalışanlar olduk. Eşimizi ve çocuklarımızı incitici kelime kullanan ebeveynlerden olduk. Anne veya babamıza bağıran, dediklerini yapmayan, aileye katkı sunmayan, destek olmamaya özen gösteren, yaşlandıklarında onları fazlalık gören, huzurevlerine gönderen evlatlar olduk. Sorumsuz, insanlara zarar veren gençler olduk. Yerli malı yerine ithal mallara özenen ve dahi bununla hava atanlar olduk. Devlet malına zarar verenler olduk.

Biz; Çok kolay iftira ve çamur atan olduk. Bir insana bizim gibi düşünense seven değilse nefret edenler olduk.  İnsanı incitecek kelimeleri kullanmaya özen gösterenler olduk. Vatanı değil sadece kendimizi düşünen olduk.  “Bana dokunmayan bin yıl yaşasın” (ki ortada bir yılan varsa mutlaka bir gün bizi de ısıracağını unutup) görüşüne sarılan olduk. Biz vatan söz konusu olduğunda dahi siyasi çıkarı düşünür olduk. Üst makamlara geldiğimizde böbürlenen, halka yüksekten bakan, hor gören, geldiğimiz yeri unutanlar olduk…

Bu Biz’ ler de uzadıkça uzar…

 

SAHİ “BİZ NE OLDUK…???”

 

YAZAR – MALİ MÜŞAVİR

NEVZAT ERTEKNOĞLU

nevzatertekinoglu@hotmail.comda

Share
360 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Seyyid Burhâneddîn

    15 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Seyyid Burhâneddîn’in kalblere huzur veren vâzları vardı. Bu vâzlarından biri şöyledir: “Allahü teâlâ; “Dünyâ hayâtı ancak metâ-ı gurûr’dur” buyurmaktadır. Bâzı ârifler de: “Dünyâyı üç talakla boşa! Kendine ondan başka birini ara! Çünkü dünyâ kötü bir zevcedir. O kendine gelene kıymet vermez. Ondan Rabbine dön! O sana ezâ etmeden önce ondan korun ve onun hevâsından uzaklaş. İşte bu sûrette Cennet’e girersin.” buyurmaktadır. Hepimiz dünyânın birgün yok olacağını, kendine sarılanları yalnız bırakacağını biliyoruz. Böyle olduğu o kadar ...
  • SİZ ÖYLE OLUN YETER

    14 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Her şeyin kuralı olduğu gibi, birlikte yaşamanın da vardır. Bunlardan en önemlisi karşılıklı saygıdır. Toplum dün bu saygının yaşaması için yasalarda suç sayılmayan ayıplar belirlemişti. Bunlardan bazıları: “ Büyüklerin karşısında derli toplu otur, ayıp! “ “ Yerli yersiz her şeye gülme, ayıp! ” “ Erkekler sakız çiğnemez, ayıp! ” “ Öksürürken elini ağzına kapa, ayıp! ” “ Büyükler, ayakta dururken oturulmaz, ayıp! “ “ Büyükler konuşurken lafa karışılmaz, ayıp! “ “ Çayı, kahveyi höpürdeterek içilme, ayıp! “ “ Yemek yerken a...
  • ABD’NİN BÜYÜSÜNÜ İSLAM’LA SAVAŞ BOZDU

    14 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    DÜNYAYI YÖNETEMEDİ ŞİMDİ DÜNYADAN İNTİKAM ALIYOR. ABD'NİN BÜYÜSÜNÜ İSLAM’LA SAVAŞ BOZDU.. ABD’nin, uzun yıllar süren, kan ve gözyaşı üzerine devam eden sömürü düzeninin saldırgan hareketleri, ölüm öncesi son çırpınışlara benzemektedir. Çünkü tarihte bir vakadır ki; yıkılmaya yüz tutmuş devletler ve uygulaya geldikleri şiddet ve baskıyı son zamanlarda daha da artırmışlardır. ABD yönetiminin terör örgütlerine destek vermesi hatta onları yönetmesi artık tartışma olmaktan bile çıkmış bir gerçektir. Sovyetler'in çöküşünden hemen sonra küresel...
  • Utbe bin Rebîa

    14 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Utbe bin Rebîa (Arapça: عتبة بن ربيعة) (ö. 624, Bedir), Kureyş'in ileri gelenlerinden bir pagan. Küçük yaşta babasını kaybetti ve Harb bin Ümeyye tarafından büyütüldü. Mekke'de sözü dinlenen, cömert ve şiire ilgi duyan bir kişilikti. Muhammed, Kur'an'ı tebliğ etmeye başlayınca açıktan karşı çıkanlardan birisiydi. Muhammed'in, atalarını ve putlarını kötülemekten vazgeçmesi için amcası Ebu Talip'le görüşen heyetin içindeydi. Utbe, peygambere karşı çıksa da davasından vazgeçirmek için yumuşak bir şekilde davrandı ve asla ona eziyet etmedi. K...
UA-36507442-2