logo

reklam

NE BATIYMIŞ BEEE!…


Orhan ARSLAN
orhanarslanmatoglu@hotmail.com

NE BATIYMIŞ BEEE!…

Bilge Kral Aliya, batı hakkında şöyle diyor; ´´Bunu hiç unutma evlat! Batı, hiç bir zaman uygar olmamıştır.

Suriye ile ilgili toplantıya, kendilerine hizmet edecek olan, örgütleri de, davet ediyorlar. Rusya ile birlikte, Suriye rejim güçlerinin aylardır ortaklaşa saldırı düzenlediği, Türkmenler  masada yoktur. Madem, öyle bir topluluk, Türkmen ağırlığı yoktu da; aylardır kiminle savaşıyorsun ey Rusya? BM  nin ve onun avanesi aolan Batılı devletlerin gerçek yüzü, bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Bugünkü, refahı; devam edegelen sömürgeciliği; döktüğü kan, akıttığı göz yaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur!…´´ Atilla İlhan; sözde okur, yazar geçinen taifenin; Batını gerçek yüzünü tanımadan Ülkemize, Batılılaşma adına;  kimilerinin, ihanetler getirdiğinden bahseder. Kısacası; Batı emperyalizminin; yaptığı kötülükleri, yanlışları  anlatan, ifade eden, eserler yazılmıştır. Bazı fikir adamı ve düşünce insanları; Bu konuda  hep bizi uyarmıştır. Tek dişi kalmış canavar, tanımlaması; akıllarımızdan çıkmaz…

Dünya tarihinin bilinen zamanları, şu gerçeği ortaya koymaktadır. Batı diye tanımladığımız, Avrupa toprakları; hep kan ve gözyaşı ile anılan topraklardır. Kendi aralarındaki amansız savaşları bir kenara bırakacak olursak; keşfettiği, yeni sömürgelerde; aradığı, taze ve bakir topraklarda; hep ölüm ekmiştir. Gözyaşı ve kandan başka miras bırakmamıştır. Her geçtiği yeri rahatlıkla bulabilirsiniz. İzlerini ortada bırakmışlardır.  Özel bir gayret harcamanıza gerek yoktur. Döktüğü kanı, yaptığı vahşeti takip ederek…  izlerini bulabilirsiniz.   O yerlerdeki insanların kazancı, yer  altı ve yer üstü zenginlikleri; hep iştahını kabartmıştır. Asırlardan beri, tek amaçları vardır. Bedavadan kazanmak. Emek sarf etmeden, dünya nimetlerini tüketmek. Yahut az bir emekle; çalışan  tüm insanların, kazançlarını ellerinden almak ve onları dolaylı, ya da direkt köleleştirmektir. İki cümle ile; Batının asıl amacı, izah edilmiş sayılır. Bu nedenle; kapitalizm siteminin yayılması, yaşanabilir olması için; çaba sarf etmektedir.

Avrupa tarihinin değişik zamanları, hep bu örneklerle doludur. İnsanları esir almak, onların emeklerini çalmak, onları köleleştirerek; her türlü çalışmalarından yararlanmak, birinci hedefleridir. Bu amaçla; asırlarca kendi topraklarının, dışındaki yerlere seferler düzenlemişlerdir. Bu amaç için; yapmayacakları zulüm, yapmayacakları işkence yoktur. Dünyanın her tarafında; bunu örneklerini yaşatmışlardır. Gerekirse; haksız şekilde elde ettikleri, güç ve parayı kullanarak; savaş dahil her türlü seçeneği, hayata geçirmekten çekinmemişlerdir.

Bütün bunları yaparken; kendilerinin dışındaki, DÜNYA´ YA, kendilerini masum, çalışkan, ilerlemeyi hakkıyla elde etmiş, sadece emeğinin karşılığını almış; bir devletler topluluğu olarak, tanıtmaya devam etmektedirler.

Asla gerçekler, böyle değildir. Batı, her zaman acımasız, insanı köleleştirmekten  zevk duyan, emek sarf etmeden; Dünyanın her türlü nimetinden yararlanmayı, kendisine hedef olarak koymuş, bir yapıdır. Bunu elde etmek için; yapmayacağı canavarlık yoktur. Hala da; bunu yapmaya devam etmektedir.

Bugün, tüm Afrika Kıtası, onların sömürgeleridir. Adamları şah damarlarından yakalamışlardır. O nedenle; kimi zaman, Avrupa devletlerinin çıkar savaşına; gariban Afrika ülkeleri kurban edilmektedir. Dünyanın gözü önünde; birbirlerini yok etmelerini; keyifle seyretmektedirler. Oradan kaçan, Batıya sığınmak isteyen, tüm insanları; Avrupa´da çok ucuz fiyatlara çalıştırmaktadırlar. Üstelik onlara, hiç bir sosyal yardım yapmadan, emekli pirimi yatırmadan, sigorta işleri olmadan… Düşünsenize; bir işveren için; karın tokluğuna çalışan, hiç bir hak iddia etmeyen; dolaylı kölelerden daha kıymetli, iş gücü var mıdır? İşte, Kapitalizm, onun için, geçerliliğini korumalıdır. Avrupa ve Batı dünyası buna dayanarak; tüm insanlığı sömürmeye ve köleleştirmeye devam etmelidir.

Bütün bu olumsuzlukları, yaparken; kendilerini Dünya devletlerine nasıl tanıtmaktadırlar. Buna bakalım. Gayet medeni, her türlü Dünya nimetinin donatıldığı alanlarda hayatını yaşayan; çalışkan! hep üreten, her alanda zirve yapmış bir topluluk!!! Aslı,hiç bir zaman öyle değildir. Enflasyon oranları düşüktür. Çünkü, sömürdükleri ülkelerden gelen kaymak karlarla; o,  açığı kapatmaktadırlar. Gelirleri yüksek gibi gözükmektedir. Doğrudur, ancak; o gelirleri çalışarak değil, çalarak elde etmektedirler. Bugün BATIDA hangi ülkede olursa olsun; diğer ülkelerden gelen, hem beden gücü ile, hen akıl ve ilim gücü ile; bağlı bulunduğu Devlete,  kölelik yapan, milyonlar vardır. Uluslar arası örgütlenmelerle; gelişmekte olan ve geri  kalmış ülkelerin; kendilerine kafa tutmalarının da önüne geçmiş, gibi gözükmektedirler. Bunu askeri ve siyasi alanda sağlamışlardır. Bu alandaki tüm yapılar, kontrolleri altındadır.  Ekonomik alanda; gözükmeyen mali savaş biçimi ile;  Dünyada parayı yönlendirmektedirler. Kısacası; para değerlerinin kontrolü, altın piyasasının kontrolü, bilim ve tekniğin kontrolü; kendi denetimleri altında, olsun isterler. Bunun için; gerekirse; çok acımasız davranarak; Devletleri iflas ettirebilirler. Çünkü, Dünyanın güvenilir bankaları, kendi    denetimlerinin altındadır.

Dışarıdan bakan, insanlar; Batı medeniyetine hayran olsun diye; tüm reklam metotlarını kullanırlar. O insanların BATI hayranı olarak yetişmesi bile; onlar için, bir kazanımdır. O nedenle; kendilerinin dışındaki ülkelerin; yetişmekte olan nesillerini, kendilerine hayran bırakmanın yollarını ararlar. Çizgi filmlerinden, sinema sektörüne; hayat tarzlarından, müzik sektörüne kadar; karşı tarafa üstünlük sağlamak adına; tüm çalışmaları yaparlar.  Kendilerin hayran bıraktırma isteği, öncelikli hedefleridir. Çünkü, bilmektedirler ki; Bir Milleti, sömürmenin birinci yolu; o Milleti bağlı  olduğu tüm değerlerden uzaklaştırmak, gerekir. Tarihi, inancı, bağlı olduğu tüm değerlerini; ellerindeki tüm silahları kullanarak, yıkmak; birinci görevleridir. Artık, devletleri yıkmak, milletleri esir almak için; cephe savaşlarına gerek yoktur. Savaşın her türlüsünü yapma imkanları ve güçleri vardır. Hatta, kimi zaman fethetmek istedikleri ülkelerin içerisinden de; işbirlikçileri bulmak çok kolaydır. Önceki asırlarda olduğu gibi, kimi zaman para ile, yahut korkutarak; o tür insanları satın almaya gerek yoktur. Ortaya koyduğunuz fikirleri, kendiliğinden kabul eden kimi insanlar; zaten sizin o, ülkedeki gönüllü ajanlarınız, sayılır. Hatta, bu tür insanlar; farkında olarak veya olmayarak, bu işi zevk duyarak, yaparlar. O, uğurda ölebilirler, bile… Şimdi gücü ve parayı elinde bulunduran bu ülkelerin; böyle de, bir avantajları vardır. Gönüllü, kapitalizm veya güç taraftarı olan insanlar…

Son yüzyılda; tüm Batı Ülkeleri ortak hareket etmektedirler. Kurulan, hayata geçirilen tüm uluslar arası kuruluşlar; aslında bu amacı taşımaktadırlar. Hedef gördükleri, engel gördükleri, Ülkeleri saf dışı bırakmak, Şu anda; Ülkemiz, başata olmak üzere; İslam dünyası, hedefe konmuştur. Bu coğrafyadaki savaşın, asıl amacının bu olduğunu unutmamak gerekir. Rusya bile; sıcak savaşa girmekten çekinmediğine göre; henüz, savaş sonrası; pastadan dilim alma, meselesi çözümlenmemiş gibi, gözükmektedir..

Uyan, ey neslim. Araştır.., oku ve de Batı dünyasının gerçek yüzünü öğren. Bu senin için; Anne sütü kadar önemlidir. Yarın, gelecekte Ülkendeki tüm insanların, özellikle kendi çocuklarının, torunlarının; bir esir ve köle mantığı ile yaşamasını istemiyorsan; bunları öğrenmek zorundasın… Hadi  kolay gelsin…

Share
240 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2