logo

reklam

Nankörlüğü Meslek Haline Getiren İnsanların Kişilikleri


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Nankör insanların kişilikleri “Nankör” kelimesinde belirtildiği gibi “Nan Kör “…

 

İsmi üzerinde, kendisine yapılan tüm iyiliklere, güzelliklere karşı her daim gözlerini kapatıp sanki hiçbir zaman görmeyen “kör” gibidir.

 

Nankör olan insanoğluna her ne yaparsanız yapın, her ne ederseniz edin, ona kul köle olsanız dahi hiçbir zaman hiçbir şekilde yaranamazsınız. Neden mi? Çünkü nankör insanlar, hiçbir zaman azıyla yetinmeyen ve de her daim daha fazlasını isteyendir. Ayrıca her zaman da isteyecektir.

 

Nankör olan insanlar, kendilerini toplumun içerisinde en çabuk belli eden insanlardır. Sürekli olarak her şeye karşı bir eleştirel yaklaşım içerisinde olup, doyumsuz bir karakterleri vardır. Asla ama asla teşekkür etmesini bilmezler. Kendilerine en iyi şekilde ve de her nokta da hizmet edilmesinden fazlasıyla keyif alırlar. Kendi çevresinden ve de en yakınlarının hizmetleri karşısında bile neredeyse yok denecek kadar az teşekkür ederler. Her şekilde, her noktada ve de sürekli olarak daha iyisini yapmalarını ister ve de her şeyi eleştirirler.

 

Nankörlüğü kendilerini meslek olarak gören insanlar, kendilerini toplumun en üst katmanın da yani en merkezinde görmektedirler. Dostlarına, ailelerine, arkadaşlarına, beraber çalıştığı insanlara karşı, hatta ve hatta toplumda ki tüm herkese karşı sürekli olarak eleştirel yaklaşım içerisinde olurlar. Hiçbir zaman hiçbir şeyi beğenmezler. Çevrelerindeki insanların onlara hizmet etmelerini mecburiyet olarak algılarlar. İlk fırsatta her zaman karşısındaki insanları küçümser ve de sıradan insanlar olarak görürler.

 

Nankör olan insanların çevreleri çok azdır, arkadaşları dostları yoktur, sürekli olarak yalnızlık içerisinde bir yaşam sürdürürler. Bencillikleri en ön safta bulunur. Sürekli olarak kendi dediklerinin yapılmasını istemelerinden dolayı her zaman yalnızlığa mahkum bırakılmaktadırlar.

 

Nankör insanoğlu kesinlikle ve kesinlikle hastadırlar. Onların hastalıkları kendi iç dünyalarında yaşadıkları fırtınalarının dışa negatif bir şekilde yansıma durumudur. Nankör insanlar acaip derecede kompleksli karaktere sahiptirler. Ruhsal dengeleri bozuktur. Hiçbir zaman dengeli değildir.

 

Nankör insanlarla yaşamak çok zordur. Nankör insanları asla ama asla mutlu edemezsiniz. O yüzdendir ki nankör insanlara asla daha fazlasını yapmayacaksınız ki nankör insanları nankörlükleri ile yalnız başına bırakmalısınız. Onları her zaman hastalıklarıyla baş başa bırakıp, kendilerinin hatalarını düşünmeye zorlamalısınız. Nankör olan insanları kesinlikle ve kesinlikle bir hasta olarak düşünmeli ona göre hareket etmeli ve de ona göre uzak kalmalısınız.

 

Nankörlüğü meslek haline getirmiş olanlar tamamen zayıf insanlardır. Zayıf insanlardır çünkü kudretli olan insanların içerisinde asla ama asla nankörlüğe rastlanılmamıştır.

 

Bilirsiniz ki nankörlüğü kendilerine meslek haline getirenler için sevgi de saygı da onlar için birer mezar şeklidir.

 

Hadisi Şerif ve de Hasan-ı Basri (İslam Alimi) nankörlük üzerine söylenilen sözleri sizlerle burada paylaşmak istiyorum.

 

İnsanların amelleri her daim niyetlerine göredir. İnsanların niyetleri her ne ise, ellerine her daim geçecek olan da odur. (Hadis-i Şerif)

 

Cennetlik insanların Cennet’e, Cehennemlik olan insanların da Cehenneme girmeleri, kendilerinin amelleri sebebiyledir. Lakin onların orada ebedi bir zaman da kalmaları, olan niyetleri yüzündendir. (Hasan-ı Basri)

 

Sonuç olarak nankör insanlara ve de nankörce hareket edenlere karşı her daim uzak kalmalısınız. Onları kendi hastalıklarıyla baş başa bırakıp kendi kendilerinin doktorları olmaya mecbur bırakmalısınız.

 

Nankör insanlardan olmamanız dileğiyle…

 

Vesselam.

 

 

“ Mehmet KIZILKAYA “

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
515 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+9 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
  • CHP’Lİ KARDEŞİM ANLAŞILMIYOR MU? BİZ NİYE‘EVET’ DEMELİYİZ?

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    VATAN,MİLLET,BAYRAK SEVDALISI CHP'Lİ KARDEŞİM ANLAŞILMIYOR MU? BİZ NİYE‘EVET’ DEMELİYİZ? Milletin verdiği mesajı almamakta, anlamamakta direnen kimileri de girdikleri çıkmaz sokaktan bir türlü çıkamıyorlar. Ana muhalefet demeye bin şahit isteyen CHP'nin durumu bir taraftan trajik, bir taraftan komik. Parti mi, Bremen mızıkacıları mı belli değil. Her kafadan ayrı bir ses çıkıyor Yalan üretmekte mahir olanlar ülke meselelilerin sahiplenmek yerine ‘HAYIR’ çetesine katılmayı matah bilip teröre-emperyalizme göz kırpmaktan vaaz geçmiyorlar. 'Ha...
  • ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR

    22 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR Bir zamanlar büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten bir kral ve dört eşi varmış. Kral en çok dördüncü eşini sever, bir dediğini iki etmez, herşeyin en güzelini ve en iyisini ona verirmiş. Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için onu çok kıskanır ve üzerine titrermiş. Kral ikinci eşini de çok severmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima onu yanında bulunur, sorunun çözümünde ona destek verirmiş. Kraliçe ...
  • Yapılan Köprüler “Deli Dumrul” Köprüsü mü? (!)

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Hani bir hikâye vardır; zamanın birinde Deli Dumrul isminde biri, bir akarsuyun üzerine köprü yaptırır ve bu köprüden geçenden 5 akçe, geçmeyenden de döve döve zorla 10 akçe alırmış. Şimdi de birileri; “yapılan köprüler gereksiz, zarar ediyor, geçmediğimiz köprünün parasını ödüyoruz, bunlar Deli Dumrul köprüsü” gibi ifadeler kullanmakta… Daha önce Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri için yapılan bu trajı-komik eleştiriler, şimdi de geçtiğimiz günlerde temeli atılan “Çanakkale 1915 Köprüsü” için dile getirilmekte... Yap İşlet Devret...
UA-36507442-2