logo

reklam

NAMUSLULAR ve NAMUSSUZLAR


facebook
Abdullah Haktankaçmaz
ah6334@gmail.com

TDK” ya göre namus: Toplum içinde ahlak kurallarına ve toplumsal değerlere bağlılık, iffet, dürüstlük ve doğruluktur. Dolayısıyla da tanım bünyesinde hem erkeği, hem de kadını, yani ” KİŞİ” yi barındırmaktadır. Fakat halkın içindeki anlayış bundan farklıdır, adeta namus yalnız cinsellikle eşdeğer tutulmaktadır. Hatta bazı kesimlerce daha da ileri gidilerek sadece kadınlar için var olduğu düşünülmektedir.

 

Örneğin Dicle Üniversitesi’nden Prof. Dr. Aytekin Sır ve ekibi tarafından yapılan ankette:

  1. Namus nedir sorusuna, en çoktan en aza doğru şu cevaplar verilmiştir:

1- Karım, bacım, annem, ailem.  2- Kadınların iffeti.  3- Kadınların cinselliği, bekareti.  4- Kadınların toplumsal kurallara itaati.  5- Erkeğin şeref ve haysiyeti.  6- Kadınların erkeklere itaati.  7- Dinin emrettiği.

 

  1. Namussuzluk nedir sorusuna ise en çoktan en aza doğru şu cevaplar verilmiştir:

 

  1. Kadının bekaretini kaybetmesi.  2- Kadının zina yapması.  3- Kadının açık gezmesi.  4- Kadının erkeklerle konuşması.  5- Kadının aşık olması.  6- Kadının ailesinin evlendirmek istemediği birisiyle evlenmesi.

 

 

7- Kadının izinsiz dışarı çıkması, 8- Kadının dedikoduya sebep olacak davranışlar sergilemesi, 9- Kadının dili uzun olması.

 

Görüşme yapılan kentlerin hepsinde de hemen, hemen namus kavramının kadın, kadın bedeni, kadın cinselliği ve bunun kontrol altında tutulması olarak algılandığı gözlenmiştir. Namus kavramının yalnız kadınlar için var olduğu sonucuna varılmıştır. Erkeği alabildiğine özgürleştirip birincilleştiren, kadını ise metalaştırıp pasifleştiren bu namus algısı öyle bir yerleşmiş ki, sorgulamadan bilinçaltına nakşedilmiş adeta. Nitekim ataerkil zihniyetin egemen olduğu ve ülkeyi yöneten aktörlerin de çoğunun erkek olduğu ülkemizde “namus=kadın” anlayışından dolayı yasalara göre bile, tecavüzcüsüyle evlenen mağdurenin namusu temizlenmiş oluyor.

 

Oysa namus olgusu evrensel olmakla birlikte her toplumun kendince yorumladığı, kimi değerler yüklediği bu soyut kavram, bazı konularında inançlara, bölgelere, ülkelere, yörelere ve zamana göre değişiklikler gösterebilir. Bu kavramı daha iyi anlamak için etimolojik anlamına bakmak gerekir. Bakalım:

Namus kelimesinin dilimize Arapçadan veya Farsçadan girdiği düşünülmektedir. Araplar ve Farslar da eski Yunanlılardan almıştır. Kelimenin kökeni ” nomos” tan gelir. “Nomos” iktidar, kanun, kural anlamındadır.

 

Nomos”un da kökü “nema”dan online casino gelir. “Nema” ise bir erkeğin sahip olduğu otlak alan ve otlak alanın üstünde otlayan hayvanlar manasındadır. Dolayısıyla nomos kelimesinin kökünde kural, kanun ve sahiplenmek vardır.

 

Kelime anlamı olarak “1- Kanun nizam, 2- Ar, edep, ırz, 3- Temizlik, doğruluk ve ilkeli anlamlarını içerdiği söylenebilir. Buna göre eski Yunanda kanuna, nizama uyan, arlı, edepli, ırzını koruyan, temiz, doğru ve ilkeli insanlar nomoslu, bu erdemlerden birinden uzak olanlar nomossuz  sayılıyordu. Kavramı kökeninden almışız ama bazı kavramlara yaptığımız içini boşaltma alışkanlığını da maalesef sürdürmüşüz.

 

Sonuç olarak eski Yunanda başkalarının ırzını da kendi ırzı gibi koruyan, başkasının ırzında gözü olmayan, arlı edepli, sözüne sadık, emanete ihanet etmeyen, ilkeli, doğru, güvenilir, legal yollarlardan kazanan, emek ve alın teriyle geçimini sağlayan, yasalara,  millete ve malına, devlete ve malına saygılı olanlara nomoslu(namuslu) bu erdemlerden biri kendinde olmayanlara da nomossuz(namussuz) deniliyordu.

 

Bizde kadın babası ve abisi başta olmak üzere ailenin erkeklerinin güdümünde belli bir yaşa gelir. Sonra da ailenin uygun gördüğü biri ile evlendirilerek kocasının güdümüne girer. Onun ayrı bir kişiliği, ayrı bir dünyası, bağımsız fikirleri, duyguları, kendine özgü hakları olamaz. Bu yüzden kadına çizilen bu acımasız toplum çizgisinin değişmemesi için kadının okuması, ekonomik özgürlüğünü kazanması da istenilen bir durum değildir. Kadın çizilen sınırın dışına çıktığında da namus kirlenmiştir, temizlenmesi gerekir. Bu yapıldığında üstelik sadece katil değil, bu anlayışı destekleyen herkes de “namuslu” olacaktır. Önlerine bir “namus” perdesi inecektir. O perdenin arkasında istediklerini yapabilir; örneğin birinin hakkını gasp edebilir, dolandırıcılık yapabilir, hırsızlık yapabilir, yalan söyleyebilir, ihanet yapabilirler, yani her türlü herzeyi yiyebilirler…

 

Kadınlar üzerinden kazandıkları “namus”  onların her türlü namussuzluğunu saklamaya, örtmeye, hatta bazı kesimlerce takdir edilmeye bile yeterlidir.

 

Dünyaya baktığımızda namus=kadın ve töre anlayışından dolayı en fazla kadının öldürüldüğü yerler; cehaletin, ayırımcılığın ve fukaralığın en yaygın olduğu memleketlerdir. Buralarda her türlü hileyi, haksızlığı, korkaklığı kadınların namusunun ardına gizlerler. Bu nedenledir ki “namus= kadın” zihniyetindeki erkeğin namusundan şüphe duymak hiç de yersiz değildir.

 

Sonuç olarak namus: Ayırım yapmadan herkes için insanı hayvandan ayıran, İnsan kalabilme adına sahip olunması gereken erdemler ve hasletler toplamıdır diyebiliriz.  ESEN KALINIZ…

 

Abdullah HAKTANKAÇMAZ

ah6334@gmail.com

 

 

 

Share
13991 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

#

NAMUSLULAR ve NAMUSSUZLAR” için 29 Yorum

  1. Harika bir yazı olmuş kaleminize sağlık…

  2. Gülşah : diyor ki:

    Elinize sağlık kıymeti Hocam. Çok önemli bir konuyu kaleminize almışsınız. Günümüzde namus denince sadece kadınlar ile ilişkilendirilmediğini; “Nomos” iktidar, kanun, kural anlamına geldiğini öğreniyoruz. Kelimenin kökenin nereden geldiğini öğreniyoruz. Sevgiyle kalın. Teşekkürler….

  3. Bey Abdullah

    Teşekkür ederim.

    Kaleminize sağlık.

  4. berrin cebeci : diyor ki:

    çok anlam dolu bir yazı olmuş Abdullah Bey yüreğinize kaleminize sağlık sağlıklı güzel günler…Saygılar

  5. Kıymetli Abdullah abi,

    Günümüzün en önemli konusuna deginmişsiniz. Biz insanoğlunun üzerinde taşıması gereken degerlerden en başta gelen bir konuyu seçmişsiniz. Başarılı yazılarınızın devamını dilerim.
    Saygılar.

  6. Halill Antepli : diyor ki:

    Karısını,kızını?anasını,bacısını dışarı çıkarmayan, namus larını kaybetmesinler( ! ) diye dört duvar arasına tıkayan erkek , hak gaspetse ? dolandırıcı, hırsız, yalancı ve hainy dahi olsa…..Namusludur. Namus kavramı toplumsal kurallara gotry de değişkenlik gösterir…
    Batı’da 16 yaşına gelmiş bir kızın , bir erkek arkadaşının olması , hatta cinsellikle tanışması normal karşılanırken ; Doğu’da bu olay ölüm veya öldürülme sebebidir…
    Batı’da regl olan kızlar , sağlıklı bir kadın olacağının sinyali sayılıp alenen kutlanırken , Doğu’da ciddiye bile alınmaz , sünnet olan erkek çocuklar at sırtında gezdirilir ..
    Batı’da kızın da erkeğin de karşı cinsle kurduğu arkadaşlıklar aynı olgunlukta karşılanırken, Doğu’da erkek çocuğu takdirle karşılanır, kız çocuğuna ise o…pu damgası vurulur….
    Sevgili Abdullah katdesim bu konular maalesef çok çetrefilli ….
    Çok güzel bir konuya değinmiş ve çok güzel kaleme almışsın , tebrikler.

  7. Abdullah Bey. Yazınızı zevkle okudum. Elinize sağlık. Dr Selim Yalçın

  8. Değerli dostum Prof.Dr. Sedat Kaygusuz, ben de sizi tanımakla onurlandım ve mutlu oldum. Değerli yorumunuz için de ayrıca teşekkür eder, saygı ve muhabbetler sunarım.

  9. Sedat : diyor ki:

    Tanımaktan çok mutlu olduğum ve şeref duyduğum değerli Hocam,
    Ülkemizdeki çok önemli bir yarayı muhteşem izah ettiniz. Yazıyı okuyunca, namussuzluk edenler için bilensek bile, kelimenin diğer manaları için kendi adımıza aynaya bakmanın ne çok önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmış oldunuz. Az daha namuslu olsak nasıl pırlanta bir Millet oluruz ah..

  10. Mehmet Dedeoğlu : diyor ki:

    Hocam ağzına , diline , kalemine sağlık . ALLAH senin gibi güzel ve güzel düşünen insanları başımızdan eksik etmesin.

  11. Öner Kuruş : diyor ki:

    Abdullah amca öncelikle ellerinizden öperim..
    Mükemmel bir çıkarım yapmışsınız, dünya da aslında doğru sandığımız nice yanlışlar var değil mi? İşi hep çıkarlarımıza en uygun olan yere getiriyoruz insan olarak… kadını ötele, kafese kapat, kontrol altında tut namusun garantiye al. Oysaki çarpıklıkların en çok yaşandığı yerler hep bireysel ilişkilerin özgürleşemediği, insan ve insani ilişkilerin, paylaşımların yaşanamadığı, çarpık yaşandığı kültürlerde yaşanıyor.

  12. Değindiğiniz gibi nomos kavramı kural kanun demektir. İlkel toplumlardan gelişmiş toplumlara doğru ilerlersek namus kavramının bel altından kalbe ve beyine yükseldiğini görürüz.

    Dolayısıyla namussuzluk kavramı esas anlamıyla yalan söylemek, hırsızlık, kamu malına el atmak anlamlarını içerir.

  13. Yazılarıma benim için değerli yorumlarını esirgemeyen dostlara saygı ve muhabbetlerimi sunarım.

  14. Kaleminize, yüreğinize sağlık sayın hocam..

  15. Uğur Dokur : diyor ki:

    Harika bir analiz güzel bir anlatım

  16. Emine ÇAKMAK : diyor ki:

    Yüreginize ve kaleminize sağlık hocam. tabi; ben bu durumda toplum ve halk demiyorum, kendi zihninde hareket eden insancik topluluğu diyorum .
    ne yazık onlarda tabiri caizse el alem ne der çetesine mesup insanciklardir .
    Hala namus kavramı kadınlara yüklenen ağır bir yüktür erkek masun namuslu kadın suçlu namussuz
    Erkek egemenliğinin hüküm sürdüğü bu çağda ne guzel de kaleme almışsınız saygılar emeginize fikirlerinize kaleminize sağlık çok çok güzel ve değerli bir yazı …

  17. Yeliz ŞEN : diyor ki:

    Abdullah Bey selamlar,

    Yazınızı okudum, kaleminize sağlık.

    Saygılarımla,

  18. Haktankaçmaz Abi, Yazını çok beğendim. Eline, zihnine sağlık. Bir başka güzel yönünü daha öğrenmiş oldum.
    Saygı ve selamlarımı iletiyorum. Kendinize iyi bakın.

  19. Böyle düşünen toplumlar, her konuda olduğu gibi,sathi düşünen daha doğrusu sathi düşünmeyi kendi menfeatlerine uygun gören eğitimsiz toplumlardır hatta bunlara toplum değil topluluk demek daha doğru olur.Tabiiki eğitimsizliğin sebebi konusunu da bir kere daha düşünüp tarihteki suçlular, günahkarlar bunun böyle olmasını neden istemişlerdir,bu yönde neden bukadar hayasızca siyaset uydurmuşlardır.Dilerim başka bir sefere de bu konuda yazacaklarınızdan feyz alma şansı buluruz.Gözleriden öperem Hocam.

  20. İsim * : diyor ki:

    Namuslu bir insanın yazabileceği bir yazı…

  21. Kemal NOYANLI : diyor ki:

    Kestirme olmayan ama uzatılmamış nefis bir yazı. Umarım bu yazıyı anlayabilecek insan sayısı her geçen gün artar. Abdullah Bey bu bir köşe yazısı değil. Okul kitaplarında yer alması gereken bir yazı. Ellerinize sağlık.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kötü arkadaşlardan ayrıl!

    17 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kötü arkadaşlardan ayrıl! Şırnak civarında yetişen Velilerden Şeyh İbrahim Hakkı hazretleri “rahmetullahi aleyh“, bir gün fena arkadaşlara aldanan sevdiği bir genci görüp, şefkatli bir sesle; - Görüyorum ki, “Allah adamları” ile görüşmekten sıkılıyor, zenginlerle, dünyaya düşkün olanlarla bulunmak istiyorsun, buyurdu. Delikanlı mahcup bir eda ile önüne bakıyordu. Devam etti: - Aman oğlum! O kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak, insanı sonsuz felakete götürür. Onların yağlı, tatlı yemekleri, zehir gibi gönlü öldür...
  • ÜNLÜLERİN KUAFÖR’Ü TAYFUN BAKIRHAN MAGAZİN GÜNDEMİ PROGRAMINA KONUK OLDU !

    16 Mayıs 2017 HABER ÖZEL, KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Ünlülerin kuaför'ü Tayfun Bakırhan ,hafta içi hergün yayınlanan magazin gündemi programında Kadir Balık'ın konuğu oldu. Programda çalışmalarıyla ilgili konuşan Bakırhan ,herşeyin gayet iyi olduğunu ve  devam ettiğini söyledi. Yakında  kendi sponsorluğunda  önemli bir projeyle hem medyada hemde  hayranlarının karşısında olacağınıda ifade etti.  ...
  • ETNOSPOR ETKİNLİKLERİ

    16 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ETNOSPOR ETKİNLİKLERİ İstanbul Yeni Kapı'da 11-14 Mayıs günleri, ETNOSPOR KÜLTÜR FESTİVALİ etkinlikleri düzenlenmiştir. Bu festivalin yapılmasını amaçlayan, kurum; hedeflerini şöyle açıklamaktadır, Dünya Etnospor Konfederasyonu, geleneksel sporların günümüzde yaşatılması ve uzmanlaşması için her türlü spor faaliyetini destekler. Geleneksel sporları var eden kültürel mirası, toplumun zenginliği olarak görür ve bu mirası korumayı görev bilir. Dünya Etnospor Konfederasyonu, çocukların eğitiminde önemli bir yere sahip olması hasebiyle sportif o...
  • Kemiğe yazılan yazı

    15 Mayıs 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kemiğe yazılan yazı Sa’d bin Ebi Vakkas, Kûfe vilayetine, Vali olup, ev yapmak arzu etti kendine. Arsa bulup, istedi onu satın almayı, Lakin bir mecusiye aitti yarı payı. Çağırıp buyurdu ki: (Bu hisseni bana sat!) Cevaben; (Satmam) dedi mecusi ona fakat. Para verdi ise de değerinden pek fazla, Yanaşmadı mecusi satmaya yine asla. Dediler ki: (Efendim bir mecusi kimseye, Ne lüzum var bu kadar fazla ısrar etmeye. Siz bugün valisiniz, o, mecusi bir kişi, Parasını vererek, bitirin hemen işi.) Mecusi bunu duyup, evine gitti h...
UA-36507442-2