logo

reklam

Müzakereler 2018’e Sarkacak


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Bugün Rum ve Türk liderler, BM gözetiminde Kıbrıs’ta 1963 Aralığından beri yaşanmakta olan soruna çözüm bulmak için 1968 yılında başlamış olan görüşmelere bir yenisini daha eklemek üzere, ara Bölgede BM tarafından müzakereler için tahsis edilen binada bir araya gelecekler. Bana göre 47 yıldır resmen süren görüşmelerin kronolojisine sonuçsuz bir görüşme daha not edilecek.

Kıbrıs adasında Kıbrıslı Türklere herhangi bir hak vermemek için 47 yıldır ayak sürüyen Rumlar, aradan bunca yıl geçmesine rağmen hiç akıllanmadılar ve gene aynı taktiklerini, Kıbrıs adasını tümü ile ele geçirinceye kadar müzakereleri sonuçlandırmama ilkelerini sürdürüyorlar.

Geçen gün, 23 Ekim 2015 Cuma günü Kıbrıs Rum tarafında yayınlanan Fileleftheros adlı gazetede Kyprianou Hükümetinin Dışişleri Bakanı olan Nicos Roladis’in Kıbrıs müzakerelerinde Rumların kendi lehlerine olan fırsatları nasıl kaçırdıklarına dair çok güzel ve anlamlı, adeta Rum siyasilere ders veren bir makalesi yayınlandı.

Kıbrıs konusuna merakınız varsa veya da perdenin arkasında nelerin olup bittiğini öğrenmek istiyorsanız okumanızı tavsiye ederim. (Makalenin İngilizcesini http://cyprus-mail.com/2015/10/23/rejecting-something-good-to-run-after-something-better/   sitesinden, Türkçesini de yerel bir gazetemizden alıp referans vererek kendi sitemde yayınladığım  http://www.ataatun.org/?p=5114  sayfasından okuyabilirsiniz.)

Gidişat, Eide’nin, Anastasiadis’in ve de Akıncı’nın tüm olumlu ve kısa sürede sonuç alınabileceğini vaat eden açıklamalarına rağmen, son 47 yıldır nasıl gelmişse öyle gidiyor görünümünde. Bu gözlemimin ne eksiği var ne de fazlası.

Anastasiadis aynen, 2008 yılında Kıbrıslı Rumların Cumhurbaşkanı seçilen ve 2010 yılına kadar müzakereleri II. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 2010 yılından sonra da III. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile sürdüren AKEL’in ruhani Başkanı Dimitris Hristofyas gibi davranmaya başladı.

Sanki de Hristofyas’ın ikizi mübarek. Tamamen aynı stratejiyi uyguluyor. Görüşme yapar gibi gözüküyor ama gerçekte yaptığı hiçbir şey yok. Bütün yaptığı, kendinden önce müzakere masasına oturan Rum liderlerin yaptığı gibi, Kıbrıs adasını tümü ile ele geçirecekleri uygun bir ortamı yakalayan kadar müzakereleri sürüncemede bırakmak.

Anastasiadis, BM Genel Sekreterinin raporlarında ve Güvenlik Konseyinin kararlarında yer aldığı şekli ile iki kesimliliği, iki toplumlu yapıyı, iki egemen ve siyasi eşit casino online kurucu devletin oluşturacağı yeni bir devletin kurulmasından çok uzakta. Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin devamı fikrinden ve uygulamasından ise iki kere daha çok uzakta. İkisine de ne kendisi ne de Kıbrıslı Rumlar sempatik bakmıyor. Şimdi de maşrappası oldukları Yunanistan’ı da bu işe bulaştırdılar. Yunanistan Dışişleri Bakanı Kocsias Lefkoşa’ya geldi, iç tribünleri gaza getirmek için gerçeklerden çok uzak laflar etti, açıkçası saçmaladı ve gitti.

Kıbrıs Rum tarafının anlaşmak gibi bir niyeti yok. Garanti verebilirim ki BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide’nin, Rum lider Anastasiadis’in veya da KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’nın ayrı ayrı zaman ve mekânlarda açıkladıklarının aksine 2016 yılının Mayıs ayından önce ne müzakereler bitecek, ne de bir Referanduma gidilecek. Müzakereler, Anastasiadis’in görev süresinin bitim yılı olan 2018’e kadar inişli çıkışlı olarak devam edecek.

Tüm bu gelişmeler ışığında Sayın Akıncı’nın,  Rumlara şirin görünmek yerine Türkiye ile masaya oturup Kıbrıs konusunda yeni ve kapsamlı, müzakerelere dayalı olmayan yeni bir değerlendirme süreci başlatması gerekiyor.

Prof.Dr.Ata ATUN

30 Ekim 2015

Share
4039 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2