logo

reklam

Müslümanların Hayat Pusulası Olan Kur’an-ı Kerim’e Saygı Duymak


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Müslümanların hayat pusulası olan Kur’an-ı Kerim’e saygı duymak gerçekten de büyük bir imandandır. Kur’an-ı Kerim Yüce Yaradan’ın bizlere gönderdiği eşsiz kutsal kitaptır. Kur’an-ı Kerim Yüce Yaradan’ın kelamındandır. Yeryüzüne bütün insanlığın kurtuluşu için gönderilmiştir. Aynı zamanda da bu kutsal kitap kanunu ilahidir. Bir insanoğlu Kur’an-ı Kerim okursa, sonrasında yemin etse de vallahi ben Yüce Yaradan (c.c) konuştum dese de yemininde asla yalancı olmaz. Bundan dolayıdır ki Kur’an-ı Kerim’e verilen saygı Yüce Yaradan’a büyük bir saygıdır. Kur’an-ı Kerim’e yapılan saygısızlıkta adeta Yüce Yaradan’a saygısızlık olarak görülmektedir.

Kur’an-ı Kerim okurken bütün harflerinde ayrı ayrı büyük sevaplar içermektedir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) şöyle buyuruyor. Kur’an-ı Kerim bizlere okuyup hükmünü yasamak için gönderilmiştir. Sadece evlerde bulunmakta asla ve asla yeterli olmamaktadır. Kitabımız olan Kur’an-ı Kerim’e çok önem vermeliyiz her daim okumalıyız okutmalıyız. Kur’an-ı Kerim’i hiçbir zaman hafife almamalıyız. Kur’an-ı Kerim ile dalga geçmemeliyiz. Cehalet dönemindeki insanlardan olmamalıyız. Kur’an-ı Kerim’i hafife alanlar, dalga geçenlerin her biri imansızlığa göz koymuş demektir. İşte cehalette böyle büyük ve pis bir beladır.

Kur’an-ı Kerim’i saygısızlık yapanlar, Kur’an-ı Kerim’i ayaklar altına alanlara, Kur’an-ı Kerim’i kötü bir şekilde kullananlara karşı kesinlikle tepkimizi göstermemiz gerekir ki daha geçen gün Tokat’ın Zile Müftülüğü tarafından 2013 yılında düzenlenen Kutlu Doğum Haftası etkinliklerinde Kur’an-ı Kerim şeklinde pasta kesilmesinin görüntüleri sosyal medyada yerini almıştır. Hele ki öyle bir kutlama organizasyonun da müftülük bulunuyor ve orada Kur’an-ı Kerimden pasta yapılıyor. Sonra da o pasta da kesilip yeniliyor. Böyle cehalet yeryüzünün hiçbir yerinde görülmemiştir. Görevlilerin derhal bu olaya el atmaları gerektiğini düşünüyorum.

  Kur’an-ı Kerim’i ayaklar altına alan, Kur’an-ı Kerim’i pasta yapıp sonradan kesenlerin, Allah (c.c) o kutsal kitabını kabul etmeyenler, kendi İslam ülkesinde camilerin yapılmasına karşı çıkanların, okunan Ezan-ı Şeriften rahatsız olanların yeri hem bu dünyada hem de ahirette cehennemdir.

Bütün evrende, hatta görüp görmediğimiz her şeyde belirli bir ölçü vardır, sünnet vardır, kitap vardır, kıyası fukaha vardır. Din öyle herkesin kafasına göre ortaya çıkmış veya çıkan bir şey değildir.

Müslümanların ve de bütün insanlığın son kitabı olan Kur’an-ı Kerim bütün ilimlerin yarısıdır. Öncelikli olarak ona saygı göstermemiz gerekir. Onu okumamız anlamamız gerekir. Sonrasında da diğer ilimleri öğrenmemiz gerekir.

Kur’an-ı Kerim genel anlamda bütün her şeyi açıklamak ve de insanlara doğru yola iletmek için gönderilmiştir. Ayetlerde şöyle geçmektedir; “Bu kitabı sana her şey için bir açıklama olarak yeryüzüne gönderdik” ve Şüphesizdir ki bu kitap en doğru yolu gösterendir.” buyrulmuştur.

Kur’an-ı Kerim, Yüce Rabbimizin ipidir, apaçık o tertemiz nurudur, yarar veren derman olan bir ilaç bir şifadır, kendisine tutunanları için her zaman koruyucu olmuştur, kendisine bağlılıkları oldukları için büyük bir kurtuluştur. Kur’an-ı Kerim her zaman doğruya götürür, yanlışa asla götürmez, saptırmaz.

Kur’an-ı Kerim insanlığı dalmış olan o pisliklerden, o bataklıklardan kurtarmayı amaç edinir her zaman. Biz insanlara iki dünya mutluluğunu gösterir. Hurafeleri tamamen yıkmayı ve de batıl inançları yok etmeye çalışır. Kur’an-ı Kerim, insanları ahlaksızlıklardan kötü söz ve fiillerden, çirkinliklerden uzaklaştırmaya gayret eder.

Kur’an-ı Kerim’e sahip çıkmalıyız. Kötü emellerimiz için kullanmamalıyız, kullananlara karşı da birlik olmalıyız. Kur’an-ı Kerim biz insanlığın kitabı, pusulasıdır. Ona her zaman sahip çıkmamız gerekir. Kur’an-ı Kerim’in eşsiz üslubu ve de içerdiği üstün hikmet, onun Yüce Yaradan (c.c) sözü olduğunun kesin bir delilidir.

Kur’an-ı Kerim yüce Rabbimizin yeryüzüne indirdiği son ve de kıyamete kadar geçerli olan tek hak kitabıdır. O zaman kitabımız olan Kur’an-ı Kerim’e sahip çıkalım, okuyalım, öğrenelim, öğretelim, paylaşalım…

Vesselam…

 

“ Mehmet KIZILKAYA “

Share
413 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Allahım..! İşlerin Hepsi Güzel.

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Adamın biri bir gün bahçesinde otururken Hayvan dışkısından top yapan bir böceği görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş: - Ey Allahım! Her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın? Aradan bir kaç ay geçmiş adam umarsız bir hastalığa yakalanmış. Derdine kimseler çare bulamamış. En sonunda bilge bir doktor ''Bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pisliklerden 40 gün boyunca aralıksız yiye...
  • “ VƏTƏNÇİN ÖLƏNƏ ÖLÜ DEYİLMƏZ! ”

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

          Yenicə ATA olmuşdu. Valideyn olmağın sevincini yaşayırdı. SƏNGƏRDƏKİ dostları ilə bölüşdü, çin olmuş arzusunun səadətini. Həyata ilk qədəmlərini atan oğlunu görmək, onu qucağına almaq, cənnət ətirli qoxusunu duymaq üçün günləri sayırdı. Qəlbi ümidlər, arzular, xəyallar ümmanına çevrilmişdi... Amma düşmən gülləsi aman vermədi, oğlunun şirin qığıltısını eşitməyə. Onun beşiyi başında səngərdən, hərbdən, qanlı döyüşlərdən, qolları üstündə gözlərini yuman şəhid igidlərdən bəhs edən hekayətlərini birər-birər nəql etməyə. Ömrü qə...
  • Azadlıq Şəhidləri

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Allah yolunda öldürülənlərə(şəhid olanlara)”ölü deməyin”.Əksinə,onlar (Allah dərgahında) diridirlər,lakin siz bunu dərk etmirsiniz. “Bəqərə” sürəsi 154                        Azərbaycan tarixinin qızıl səhvələrinə bir ölməzlik dastanı yazdılar. Məğrur baxışları soyuq daşlara həkk olundu. Sabahı düşünmədən Azadlıq toxumunu torpağa səpdilər. Nə tank,nə güllə,nədəki ölüm yollarında döndərə bilmədi.Ürəklərdə əbədi məskən saldılar.Elə bir məskənki,məzarları belə olmasa bir millətin bir ulusun qəlbində yaşayacaqlar. İllər,əsirlər bel...
  • Yarını 1960 ile kıyaslamak

    20 Ocak 2017 KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    Yarını 1960 ile kıyaslamak KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın Salı akşamı TRT HABER’de ve yerel televizyonlarda canlı olarak yayınlanan “Anadolu Soruyor” programında müzakereler ile ilgili yaptığı açıklamalar bana göre “Çok düşündürücü” ve kabul edilemezdir. Sayın Akıncı söz konmuşu canlı yayında hiç durmadan müzakereler sonrasını hep 1960 koşulları ve 1960 Cumhuriyeti’nde Kıbrıslı Türklerin Anayasal hakları ile karşılaştırdı ve bir çözüme varılırsa nasıl bu koşullardan daha ileriye gideceğimizden bahsetti. Sayın Akıncı’ya gör...
UA-36507442-2