logo

reklam
02 Mayıs 2015

MÜSİAD’ın 23.Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi.

1Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) 23. Olağan Genel Kurulunu Haliç Kongre Merkezinde gerçekleştirdi. Genel Kurulda, MÜSİAD’ın yeni yönetim kurulu belirlendi. Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genel Kurula, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, yurt içinden ve yurt dışından olmak üzere MÜSİAD üyesi toplam 4 bin kişi katılırken,Şanlıurfa Şubesi’nden ise Şube Başkanı Abdurrahman Yetkin başkanlığında Başkan Yardımcıları Mehmet Çalışkan,Mithat Arhan,YK Üyeleri Mustafa Badıllı,Ömer Singan,Mehmet Demirkan,Casım Yıldız,Gençlik Kurulu Başkanı YK Üyesi Metin Kürkçüoğlu,Kurucu Başkan ve MÜSİAD Üyesi A.Müfit Yetkin,MÜSİAD Üyeleri,Halil Bulut,İsmail Yazmacı,Nadir Aydın,Genç MÜSİAD Üyeleri Bilal Yetkin ve Hamit Yıldız iştirak ettiler.

  1.      Olağan Genel Kurulda açılış konuşması yapan MÜSİAD Başkanı Nail Olpak, bugünün MÜSİAD için önemli bir gün olduğunu söyleyerek yaptıkları faaliyetlerden bahsetmeyi planladığını belirtti. “Baktım 25 yıldır MÜSİAD’ı görmezden gelmeye çalışan birileri, hazımsızlıklarını dışa vurmaya başladı” diyen Olpak “Gelecek nasıl olsa bizim olacak. Bırakayım planlarımızı anlatmayı, ben MÜSİAD’ı anlatayım dedim” ifadelerini kullandı.Başkanlığı süresince sansasyonel açıklamalar yapmadığını, başka kurumlar hakkında değerlendirmede bulunmadığını ve açıklama veya cevaplarını MÜSİAD ilkeleri üzerinden yaptığına vurgu yapan Olpak, ancak bu yöntemin her zaman doğru olmadığını gördüğünü dile getirdi.

0Sakin ama vakur tavırlarını aleyhlerinde kullananların olduğunu kaydeden Olpak, TÜSİAD başkan yardımcılarından birinin MÜSİAD’a hakarete cüret ettiğini ifade ederek, ”Başkanıyla görüştüm. Kurumsal bir tekzip gelir mi diye bekledim, gelmedi. Şimdi cevap verme zamanı. Hukuk devletinden yanayız diyen, evrensel nitelikli demokrasi iddiasında olan, kişisel hak ve özgürlüklere dayalı düzen istediğini söyleyen, MÜSİAD’a böyle dertleri olmadığı iftirasını atan, bizi hükümeti desteklemekten başka iş yapmamakla itham eden, bundan dolayı bizimle işbirliği yapmayacağını açıklayan TÜSİAD’a söyleyeceklerim var” dedi.

28 Şubat’ta, yapılan haksızlıkları TÜSİAD’ın görmezden geldiğini belirten Olpak, “Kurucu başkanım DGM’de yargılanıp mahkum olurken, üyelerimin ev ve işyerleri çilingirlerle açılırken, sermaye renklere bölünürken, yapılanlara susarak payanda olan TÜSİAD’ın aklına hiç hukuk devleti gelmiş miydi? TBMM’de 2 partinin oylarıyla, 411 milletvekilinin kabul ettiği Başörtüsü Tasarısı için ‘Kaos’a kalkan 411 el’ manşetleri atılırken, siz hangi evrensel demokrasiyi savunuyordunuz ki hiç sesiniz çıkmadı? Yoksa paralel evrende miydiniz? Genç kızlarımız ağızları kapatılıp, üniversite amfilerinden dışarı atılırken, üyeleriniz kibirle, ‘iş yerimizde başörtülü çalıştırmayız’ derken, meslek liseliler ikinci sınıf genç kategorisinde dışlanırken kimin özgürlüğünü savunuyordunuz? Biz seçilmiş iktidara karşı yayınlanan 27 Nisan e-muhtırasına anında karşı çıkarken herhalde IMF reçeteleriyle meşguldünüz ki hiç sesiniz çıkmadı” dedi. “17 Aralık darbe girişimine iş aleminde tek başına MÜSİAD karşı çıkarken, paralel devlet göremeyen TÜSİAD ne görüyordu da susuyordu, çok merak ediyorum” diyen Olpak, MÜSİAD’ın, siyasetin iş alemi üzerinde egemenlik kurma çabalarına niçin karşı çıktıysa, iş aleminin de siyasetin egemenlik alanına tahakkümüne aynı şekildi karşı olduğunu ve karşı çıkmaya devam edeceğini kaydetti.

Olpak, “Hükümeti desteklemekten başka iş yapmıyormuşuz. Allah’ın kendisine şükredilmesi emrinden hareketle, güzel yapılan her şeye teşekkür ettik ve etmeye devam edeceğiz. Diğer taraftan başkan olarak ilk konuşmamda söylediğim gibi Resulullah’ın ‘Dostlarınıza mazlumken yardım ettiğiniz gibi, hata yapmasını önleyerek, zalimken de yardım edin’ ifadesine uyarak, eksik gördüklerimizi ve önerilerimizi de hep söyledik, söylemeye de devam edeceğiz. Hem de hazırladığımız raporlara, daha sonra devran dönünce ‘O rapor bizi değil, hazırlayanları bağlar’ diyenlerin acziyetine düşmeden” diye konuştu.

TÜSİAD’a kendilerinden önce kurulan bir STK oldukları için teşekkür ettiğini anımsatan Olpak, 3 yıl önce “Orta Gelir Tuzağı Raporunu” yayınladıklarını, tuzaktan çıkışın da hızlı ve adil işleyen hukuk devleti ve eğitim ile olacağını söylediklerini anımsattı. Tespitlerinin doğru olduğunu ve onların geç kaldığını beyan eden Olpak, ”Bizim ifademizi kullanmamak için önce ‘Orta Halli Ekonomi Tuzağı’ dediler. Sonra dayanamadılar aynı konuda yan kuruluşlarıyla bir de rapor yayınladılar. ‘Kompleks yapmadılar, teşekkür ederim’ demiştim. Şimdi hak etmedikleri o teşekkürleri geri alıyor ve siz değerli üyelerimden özür diliyorum. Çünkü, en azından bugünkü TÜSİAD’ın amacı STK olmak değil, tekellerini sürdürmekmiş” dedi. MÜSİAD’ın, kırmızı çizgilerinin sorulduğuna değinen Olpak, “Milletimizin menfaatine olan konularda, bizimle yan yana durmaktan çekinmeyen herkesle işbirliği yaparız diyorum. Ama derilerinin rengine ve cüzdanlarına bakarak üye alanlarla, bizi de bu gözle değerlendirdikleri ve bu tavırlarını değiştirmedikleri sürece bizim de işbirliğimiz olamaz. Bizi hükümeti desteklemekten başka iş yapmamakla itham eden, TÜSİAD Başkan Yardımcısının bilmediği çok şey var. Medya önünde sayın Cumhurbaşkanı, Başbakan ve hükümet aleyhinde kahramanlık yapanların basına kapalı toplantılarda nasıl methiye düzdüklerinin de canlı şahidiyiz. Akif’in dediği gibi ‘Şimdi Allah’a söver, sonra biraz bol para ver. Hiç utanmaz, Protestanlara zangoçluk eder’ ” diye konuştu.

MÜSİAD Başkanı Olpak, Recep Tayyip Erdoğan’a 12 yılda bu ülke için çok güzel şeyler yaptığı, 2000 yılında ”10 yıl sonrayı görebiliyoruz” diye iktidara yağ çekenlerin 2001 yılında herkesi sürüklediği kara delikten, milleti çıkardığı için teşekkür etti.”Rahmetli Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın deyimiyle ‘Sizin icraatlarınıza, onların hayalleri bile yetişemiyor’ diyen Olpak, kayınvalidesinin “Oğul, insan 2 şey için yaşar; biri murad için, diğeri inad için” dediğini aktararak, muratları ve inatları için Erdoğan ile olduklarını söyledi.

MÜSİAD için kazanırken hukuki ve meşru olmak kadar, harcarken de hukuki ve meşru olmanın önemli olduğunun altını çizen Nail Olpak, “Bilançolarındaki faaliyet dışı gelirleri, faaliyet gelirlerinden fazla olan, hırçın toprak sahibi sendromundaki TÜSİAD’dan farkımız bu” dedi. Amacının herkesi kırmak ve genellemeler yapmak olmadığının altını çizen Olpak, “İçlerinde tanıdığım çok kişi var. Aralarında, başkan yardımcısının o ifadelerini benimsemeyen ve TÜSİAD’a o açıklamanın hesabını soran varsa, elbette onları hariç tutarım. Yunus’un dediği gibi, ‘Ben gelmedim, kavga için. Benim işim, sevgi için’. Son olarak; heyecanlı bazı üyelerimiz de, ‘Bizim başkan, fazla kibar’ diyorlar. Her konuda yorum yapmamı, her söylenene anında sert tepki vermemi bekliyorlar. Bunu yapmayınca da, bir şeylerden çekindiğimi zannediyorlar. Dostlarıma ve nezaketimi zafiyetim zannedenlere söyleyecek tek bir sözüm var: Korkmaktan korkarım, Allah’tan başkasından” diyerek sözlerini tamamladı.

MÜSİAD 23. Olağan Genel Kurulunda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugüne kadar MÜSİAD çatısı altında görev yapanlara teşekkür ederek, MÜSİAD’ın, Türkiye’nin ekonomisine, üretimine, istihdamına olduğu kadar demokrasisine de çok önemli katkılar yaptığını söyledi. Erdoğan, “Ben TÜSİAD ile ilgili herhangi bir şey bugün söylemeyeceğim. Gerekenleri zaten başkan söyledi. Zaman kaybetmeyelim, iltifat olur” dedi. Milletin bağrından çıkan ve orada meşru nema bulan MÜSİAD’ın bugün de aynı şekilde yola devam ettiğini belirten Erdoğan, “Her ne pahasına olursa olsun değil, helalinden kazanmayı sadece kendiniz için değil, ülkemiz ve milletimiz için çalışmayı ilke edindiğiniz için her birinizi kutluyorum” diye konuştu.Türkiye ile birlikte dünyanın dört bir yanında bu doğrultuda koşturan, mücadele veren her MÜSİAD’lıyı, “bugünün alperenleri ve dervişleri” olarak gördüğünü belirten Erdoğan, “Emeğinizle, üretiminizle, ticaretinizle daha önemlisi örnek hayatınızla çok önemli bir görev ifa ediyorsunuz. Ekonomideki önemli rolünüz yanında, milletimizin bu coğrafyadaki bin yıllık medeniyet davasına verdiğiniz katkıyla da her türlü takdiri ve teşekkürü hak ediyorsunuz. Allah yar ve yardımcınız olsun” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2003 yılının başından bugüne kadar elde ettiği başarının sırrını “Sürekli üretimi artırmak, büyümeyi desteklemek yani pastayı büyütme yönünde çalışmak” olarak açıkladı.Bunun için yanlarına iş adamlarını alıp, dünyanın dört bir yanını adeta karış karış dolaştıklarını anlatan Erdoğan, “Bu gaye ile ‘Acaba Türkiye’ye ilave ne kazandırabiliriz’ diye gece gündüz çalıştık. Kökenine, meşrebine bakmaksızın ülkemizin geleceği için taş üstüne taş koyan herkesi bunun için destekledik. ‘Bu beyaz Türktür, bu zengin Türktür’ demedik. Bu milletin vatandaşı olan her bir ferdine aynı şekilde yaklaştık. Uluslararası sermayeyi, küresel girişimcileri Türkiye’ye çekmek için bizzat uğraştık, bizzat mesai harcadık” görüşünü dile getirdi. Bu şekilde Türkiye’nin dolardaki kur artışına rağmen Gayrisafi Yurtiçi Hasılası’nı 230 milyar dolardan 800 miyar dolara çıkardıklarını aktaran Erdoğan, artan gelirden, ortaya çıkan zenginlikten milletin her kesiminin faydalanabilmesini sağladıklarını söyledi.

Girişimcinin önünü açtıklarını, yatırımları teşvik ettiklerini, ücretlilerin gelir düzeyini yükselttiklerini anlatan Erdoğan, “2002 yılında ülkemizde net asgari ücret 184 liraydı. Bu yılın ocak ayı itibarıyla bu rakam, 849 lira oldu. 5 katın üzerinde bir artış var. Ortalama memur maaşı 2002 yılında 578 lira iken bu rakam 2015 Ocak ayı itibarıyla 2 bin 481 liraya çıktı. Burada 4 kattan fazla bir atış söz konusu. 2002 yılında en düşük Emekli Sandığı emeklisi maaşı 377 liraydı. Bugün bu rakam bin 351 liraya ulaştı. 3,5 kattan fazla artış var. SSK işçi emeklilerinin en düşük emekli maaşı, 257 liradan 1072 liraya yükseldi. Hatırlayın bir zamanlar SSK’nın başında kim vardı? Kim vardı? Şimdi bol keseden atıp tutuyor. Suçlu kim? Hemen uyduruyor. ‘Suçlu o zamanki siyasiler’ diyor. Yani o siyasinin genel müdürü olarak beyefendinin hiç suçu yok. Siyasetçi kiminle çalışır, bürokratıyla çalışır, teknokratıyla çalışır. Demek ki yanlış yapmış. Sizler gibi eksik, yanlış adamı bulmuş ve bundan dolayı da çok ağır bedel ödemiş, iktidar kaybetmiş. Bürokratıyla siyasetçi güç kazanır. Eğer o bürokrat yanlışsa, sakatsa, eksikse iktidarlar kaybolur gider. Tabi burada da seçmede bir hata yapılmış. Böyle yanlış tipler seçilmiş” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bağ-Kur’lu esnafın en düşük emekli maaşının 149 liradan 869 liraya yükseldiğini, neredeyse 6 katlık bir artışın olduğunu belirterek, “Bu rakamlara bin liranın altındaki emekli maaşlarına seyyanen 100 lira artış yapan, 1000 lira ile 1100 liranın arasındaki maaşları da 1100 liraya yükselten son düzenleme dahil değil. Temmuz ayında yürürlüğe girecek bu düzenlemeyle bilhassa düşük maaş alan emeklilerin gelirlerindeki artış oranı çok daha yüksek düzeylere ulaşır” şeklinde konuştu. ‘Bir Verecekse Beş Vereceğim Diyenler Var’ Muhalefet partilerinin seçim vaadlerini eleştiren Erdoğan, “Şu anda bir panayır yeri açıldı. Bir verecekse beş vereceğim diyenler var. Geçmişte böyle değildi. Benim cumhurun başkanı olarak gördüklerimi söyleme görevim var. Benim tarafsızlığım bunları söylememi gerektirir. Ortada bir cinayet var, bunu söylemeliyim” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin geçmişten hiç ders almadıklarını gördüğünü dile getirerek,   “Halbuki Türkiye 28 Şubat döneminde 8 yıllık kesintisiz eğitim ve kat sayısı faciası yaşadı. Tamamen ideolojik saplantılarla alınan bu karar ülkemizde mesleki eğitime çok büyük darbe vurdu. İmam hatipler, meslek liseleri, hep birlikte gerçekten çok büyük bir darbe yedi. Bu darbe yüzünden, bu uygulama yüzünden milyonlarca öğrenci mağdur oldu” diye konuştu.Başbakanlığı döneminde bu yanlış uygulamayı ortadan kaldırmak için çok büyük mücadele verdiğini, önce üniversiteye girişteki katsayı adaletsizliğini ortadan kaldırdıklarını anlatan Erdoğan, şimdi artık imam hatipliler ve meslek liselilerin istedikleri üniversiteye girme şansına sahip olduğunu söyledi. Erdoğan, “444” şeklinde kod olarak ifade ettiği 4+4+4 sistemiyle ilk ve ortaokul ile lisede dörder yıl eğitim alınabildiğini vurgulayarak, anaokullarını da yaygınlaştırarak, eğitim sisteminin ilk basamağı haline getirdiklerini beyan etti.

 

Kur’an-ı Kerim ve Siyer-i Nebi’nin düz liselerde seçmeli ders haline geldiğini belirten Erdoğan, şöyle devam eti: “Ülkemizde ilkokulu bitiren her evladımız hiç bir engelle karşılaşmadan dilediği ortaokula, ardından da liseye devam edebiliyor. Buna rağmen meslek liseleriyle genel liseler arasındaki dengeyi hala Batı ülkeleri seviyesine getirebilmiş değiliz. Daha önce yüzde 20’ye kadar düşen orta öğretimdeki meslek lisesi ağırlığını yüzde 54’e kadar çıkardık. Hedef bunu yüzde 60-65’e kadar çıkarabilmek. Meslek liselerinin Batı ülkelerindeki eğitim sisteminde ağırlığı ise yüzde 65-70 düzeyine ulaşıyor. Bizim bu konuda hala kat etmemiz gereken önemli bir mesafe var. Hal böyleyken birileri tutmuş yine 8 yıllık kesintisiz eğitimi seçim bildirgesine ‘proje’ diye koymuş. Biz bu şifrenin ne anlama geldiğini gayet iyi biliyoruz. Milletimizin imam hatip okullarına olan teveccühünü gördüler, hemen bunun önünü kesmenin arayışına girdiler. Amaçları imam hatiplerin kapısını yeniden kilitlemek. Türkiye’nin önüne eğitim projesi diye 28 Şubat uygulamasını getirenler, milletimizin buna vereceği cevaba şimdiden hazır olsunlar. 28 Şubat’ta imam hatiplere ve meslek liselerine gözlerini dikenlerin hiçbiri bugün ortada yok. Hiçbiri hayırla yad edilmiyor. Ama bu okullar hamdolsun dimdik ayakta. İşte 60 bine düşmüştü öğrenci sayısı şu anda 1 milyon. Niye? Millet istiyor. Bunlar zorla oralara getirilmiyor. Bu milletin talebi. Milletin eğitim özgürlüğü talebini engelleyebilir misin? Bir taraftan özgürlükçüyüz diyeceksin, öbür taraftan engellemeye kalkacaksın.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İmam Hatip Liselerinin ayakta olacağını, ama onların kapısına kilit vurmayı proje diye milletin önüne getirenleri yine kimsenin hatırlamayacağını söyledi. Bu milletin okullarına, eğitim kurumlarına el uzatılmasına asla izin vermeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, meselenin sadece imam hatiplerle bitmediğini kaydetti. Seçim beyannamelerinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kapatılacağına yer veren siyasi partilerin de olduğuna değinen Erdoğan, “Milli Birliğimize ve beraberliğimize çok büyük zarar veriyorlar. Değerlerimiz yaşamak ve yaşatmak en büyük görevimizdir. Bir tarafdan din istismarı yapacaksın öbür taraftan Diyanet İşleri Başkanlığını kaldıracaksın” dedi. Ermeni iddialarına destek verenler Avrupa Ülkelerinin önce kendi geçmişlerini temizlemeleri gerektiğini vurgulayan Erdoğan, “Kendi geçmişleriyle yüzleşsinler. Ermenilere yönelik uyguladığımız zorunlu göçten bizi mahkum etmeye çalışanlar kendi yaptıkları zulümlerin hesaplarını versinler. Eyy Avrupa Birliği bize akıl verme, kendine sakla. Tarihlerindeki lekeleri bir bir temizlemeye davet ediyorum. Bu konuda en son söz söyleyecek ülkelerden biri Almanya, Rusya, Fransa. Almanya’nın yol açtığı iki dünya savaşında yaşananlar ortada. Cumhurbaşkanının böyle bir tavır sergilemesi anlaşılır şey değil. Rusya’nın 1917’den beri kendi topraklarından hayatını kaybeden milyonlarca insanlar var. Fransa’da aynı, kötü sicili tüm dünyanın malumu. Hepsi belgeli. Bizi eleştirenler önce kendi geçmişlerindeki kanlı izlerin hesabını vermek zorundadır” diye konuştu.Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ile eski Yönetim Kurulu Üyelerine MÜSİAD Başkanı Nail Olpak tarafından hediye takdim edilerek hatıra fotoğrafının çekilmesinin ardından program son buldu.

Haliç kongre Merkezinde gerçekleştirilen MÜSİAD 23. Olağan Genel Kurulu ile yönetim Kurulu Belirlendi. Yeni Yönetim Kurulunda yer alan isimler şöyle: “Nail Olpak, Ahmet Selvi, Alipınar Topdaş, Bekir Sami Nalbantoğlu, Burak Benşin, Esat Akbülbül, Eyüp Uğur, Fuat Tosyalı, Gökhan Murat Kalsın, Gülten Durdu, Hakan Altınay, Halim Aydın, Mahmut Asmalı, Mehmet Ünal, Melike Günyüz, Namuk Alper Esen, Nazım Özdemir, Necmettin Öztürk, Ömer Faruk Akbal, Ömer Faruk Çelik, Remzi Gür, Soner Meşe, Turgut Al, Ümit Kiler, Yavuz Fettahoğlu.”

Gerçekleşen 23.Olağan Genel Kurul sonrası değerlendirmede bulunan MÜSİAD Şanlıurfa Şubesi Başkanı Abdurrahman Yetkin,Genel Başkanımız Sayın Nail Olpak’ın konuşmalarından duydukları memnuniyeti ve gurur yaşadıklarını,ayrıca Cumhurbaşkanımız Sayın R.Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’a katılımı ve MÜSİAD hakkındaki düşüncelerinden dolayı onur duyduklarını belirterek,kendisi ile birlikte mesai harcayarak genel kurula iştirak eden üyelerine teşekkür etti ve Genel Kurul’da oluşan yeni yönetim kurulunun da hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.

Share
272 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+3 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

UA-36507442-2