logo

Mülkiyet konusunda Vakıflar Depremi (4)


twitter
Prof.Dr.Ata ATUN
ata@kk.tc

Yapılan çalışmalar, girişimler, feryatlar bir ses getirmiş olmalı ki T.C. Başbakanlık ve Dışişleri Bakanlığı konuyu 2008-2009 yıllarında sessiz sedasız profesyonelce ele almış ve bir çalışma başlatmış.

Vakıflar İdaremiz adına Dr. Nazif Öztürk’ün 15 Haziran 2013 tarihinde yayınladığı “Kıbrıs Vakıflarını Araştırma ve Değerlendirme Projesi, Araştırma Süreci ve Elde Edilen Bulgular” başlıklı raporunda araştırmaların nasıl başlatıldığı sayfa 3’de aşağıdaki cümlelerle belirtilmiştir;

“Bir yürütücü, onun da dâhil olduğu Bilim Heyeti ve alanlarında her bakımdan donanımlı Osmanlıca, Vakıf, Tapu ve Dil uzmanlarından oluşan proje ekibi; arşiv ve saha araştırmalarına dayalı olarak projenin birinci aşamasını 5 Ağustos 2009 – 5 Eylül 2010 tarihleri arasında Kıbrıs’ta, ikinci aşamasını ise, 15 Kasım 2011 — 15 Haziran 2013 tarihleri arasında, Türkiye’de kendilerine ayrılan mekânlarda yürütmüştür.

Projenin I. Aşamasında, Kıbrıs Vakıflar Arşivi, Kıbrıs Milli Arşivi, Harita Dairesi Müdürlüğü, Tapu Kadastro Dairesi ve Kaza Tapu Müdürlüklerinde, ayrıca Türkiye’de Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi, Başbakanlık Osmanlı Arşivi ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Kuyud-i Kadime Arşivi’nde araştırmalar yapılmış.

1571 ’den 1974’e kadar geçen dört asırlık zaman içerisinde biriken belgelerden oluşan 2443 Kütük Defteri ve 13.000 dosya içerisinde yer alan sekiz milyon belge/bilgi gözden geçirilmiş, yirmi milyon veri elde edilmiş, Kıbrıs evkâf mallan üzerinde yapılan mülkiyet intikalleriyle ilgili olanlar tespit edilmiş ve bunlar taranıp ya da çekimleri yapılarak belli işlemlerden geçirildikten sonra elektronik ortama yüklenmiştir.”

Devamla aynı raporda “Kıbrıs Vakıflarını Araştırma ve Değerlendirme Projesi, Araştırma Süreci ve Elde Edilen Bulgular” başlıklı raporunda ilk aşamada nelerin yapıldığı sayfa 3’de aşağıdaki cümlelerle belirtilmiştir

“Arşiv çalışmalarına paralel olarak Kıbrıs Vakıftan ile ilgili kitap, makale, tez ve raporlardan oluşan literatür taranarak geniş bir bibliyografya hazırlanmıştır. 4 Haziran 1878 de imzalanan Osmanlı- İngiliz İttifak Anlaşması’ndan itibaren Kıbrıs vakıflarıyla ilgili bütün mevzuat derlenmiştir. Bunların analizleri yapılarak gerekli notlar alınmıştır. Ayrıca Kıbrıs’ta araştırma alanı olarak belirlenen kurum ve kuruluşlarda üst düzey görevlerde bulunmuş veya daha önce bu konularda araştırma yapmış olan gerçek kişilerle görüşülmüş, bu şahısların özel arşivlerinde bulunan dokümanlar da sisteme kazandırılmıştır.

Lefkoşa, Mağusa, Dipkarpaz, Güzelyurt ve Girne’de saha araştırmaları yapılmış, başta Abdullah Paşa Vakfı olmak üzere önemli vakıf emlakin vakfiyelerindeki veriler ile gözlem sonucu elde edilen bulgular karşılaştırılarak vakıf yerlerin sınırları belirlenmiştir.”

Bundan sonra II. Aşama programlanmış ve II. Aşamaya geçiş başlatılmıştır.

Bu aşamanın en önemli ve can alıcı kısmı “Kıbrıs Vakıfları Bilgi Sistemi – KIVABİS”nin tasarımı, yazılımı ve mevcut işletim sistemlerine göre programlanması olmuştur. Elektronik ortama

yüklenen belge ve veriler sisteme işlenmiş ve sorgulanabilir hale getirilmiştir. Dile kolay tamı tamına 20 milyon veri girilmiş sisteme.

“Projenin II. Aşamasında ise, I. Aşamada tespit edilip elektronik ortama aktarılan veri ve belgelerin %50’si, yine bu aşamada proje için özel olarak tasarlanan ve geliştirilen Kıbrıs Vakıftan Bilgi Sistemine (KIVABİS) yüklenmiş ve ait oldukları vakıflarla ve birbirleriyle ilişkilendirilmesi olmuştur.” … (devam edecek)

Ata ATUN

2 Mayıs 2016

Share
252 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+6 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

      Ülkemizdeki basın mensuplarının günü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı kutlu olsun. Basın mensuplarımız yeri geliyor bir savaşın ortasına giriyor, yeri geliyor soğuk bir kış gününde saatlerce çekim yapmak zorunda kalıyor; bu gün zor şartlar altında çalışan basın mensuplarının günü.24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürl...
  • “Bozulan Almanya ilişkilerinin perde arkası ve Batı’da bir Türkiye dostu”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    "Türkiye-Almanya ‘dostluğunun’ tarihsel gelişimi" Türkiye-Almanya ilişkileri yaklaşık olarak 250 yılı aşkın bir geçmişe sahip.İlişkilerin başlangıcı 1761 tarihinde Prusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan “Dostluk, Gemicilik ve Ticaret Antlaşması” ile başladığı düşünülmektedir. Bu süreç içerisinde Türkiye ile Almanya arasında doğrudan bir savaş yaşanmamış. İngiliz ve Fransız Donanmalarından kaçarak İstanbul'a sığınan ve Osmanlı devletince satın alınan  “Gobel ve Braslav” adlı iki Alman kruvazörünün, "Yavuz" ve "Midilli" isimler...
  • “DƏMİR BARMAQLIQLAR”

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

     O, dünyanın ən qəribə həbsxanasıdır. Bəli, ən qəribə... Çünki hökmü məhbusunun əli ilə imzalanır. Hakimi də elə dustaqının özü olur. Nəticədə, bir insan HAKİM, MÜTTƏHİM və VƏKİL qisminə bölünərək, öz-özlüyündə haçalanır. Qurulan məhkəmədə hər üçünün də nitqində həqiqət danışır. Acınacaqlısı odur ki, hər biri söylədiklərində haqlıdır. "HAKİM" verdiyi qərarında, "MÜTTƏHİM" etiraflarında, "MÜDAFİƏÇİ" isə qurbanın müdafiəsində doğru və yalnışları göstərməyə çalışır, hər kəsə. ŞAHİD isə susur. Üzündəki istehza ifadələri ilə izləyir, üçtərəfli dialo...
  • “Ayaq səsləri”- hər kəsin həyatından bir pay…

    24 Temmuz 2017 KÖŞE YAZARLARI

        “Ayaq səsləri” adlı psixoloji romanın bəlkədə müəllifdən sonra oxuduğu ilk insanam. Roman digər romanlardan fərqli olaraq öz həyat hekayəsi ilə fərqlənir. Hər şey elə müəllifin qeyd etdiyi” Məqsədə çatmaq üçün hər şeyə hazır olmalısan”, kəlməsindən başlayır desəm yanılmaram. Həyatın hər bir üzüylə zaman keçdikcə tanış oluruq. Ən çətin omür fəslimiz qocalıqdır desək yəqinki, bir çoxları məndən inciməz. Bir qadına aşiq olub,onu ömrünün sonuna kimi gözləmək hər sevənin həddi deyil. Elə ordaca illər əvvəl söz verdiyi skmayada əyləşm...
UA-36507442-2