logo

reklam

Mübarek Bayramların Değerini Bilmek


facebook
Mehmet KIZILKAYA
memoeemuh@gmail.com

Bayrama ulaşmak kadar güzel bir şey yoktur.

 

Müslüman aleminin, İnsanlığa barış mesajlarının verdiği bir bayram olmalıdır.

 

Bizleri barış ve sevgi bayramına eriştiren Yüce Rabb’imize sonsuz hamd u senalar olsun.

 

Bayramlara erişmek, ulaşmak Cennet ırmaklarına ulaşmak kadar güzeldir. Çünkü bayramlar Cenabı Allah’ın ikramlarından bir tanesidir. Yeter ki bizlerde bayramların kadir kıymetini bilelim. Kendi benliklerimizden kurtulup, bizlerin benlikleri ve de hep birlikte bir “biz” oluşumu olalım.

 

Bugün ulaşabildiğimiz kadar çok dostlarımıza, yakınlarımıza ve akrabalarımızla gönül bağlarımızı tekrardan hep birlikte tazeleyelim. Mümin kardeşlerimizle tebrikleşelim ve bayramlarını hep beraber kutlayalım. Hep beraber birbirimize dua edelim. “Tekabbelallahu minna ve minkum”, “(Allah-u Teala bizden ve sizden kabul buyursun)”  diye hep beraber dua edelim. Ailelerimizle başlayarak, komşularımızla akrabalarımızla ve de tüm insanlarla hep beraber kaynaşalım.

 

Bu güzel ramazan bayramında hep birlikte yaşlılarımızı ziyaret edelim, büyüklerimize gidelim, annelerimizin, babalarımızın ve de büyüklerimizin ellerinden öpelim, gönüllerini alalım. Küçüklerimize gönüllerimizin sıcak, yüreklerimizin en nadide şefkatiyle gülücükler dağıtalım hep birlikte. Minik çocukları sevelim ve de her daim sevindirelim.

 

Dostlarımızı arkadaşlarımız komşularımızı kabul edelim, onlara ikramlarda bulunalım. Onlara gidelim, hallerini hatırlarını sorup bayramlarını kutlayalım.

 

Ne kadar uzak olurlarsa olsunlar; asla aramama gibi bir şeyler yapmayalım. Çünkü modern iletişim çağındayız. Sevdiklerimizi, sevenlerimizi, annemizi, babamızı, yakınlarımızı tebriksiz bırakmayalım. Herkesin bayramını tebrik edelim.

 

Mutluluklarımızı paylaşalım ve de her zaman paylaşımcı olalım. Hiçbirimiz unutmayalım ki; bir telefon kadar, bir e posta kadar hepimiz birbirimize çok yakınız. Komşularımıza gidelim, bayramlarını birlikte tebrik edelim kutlayalım.

 

Allah Resulü’nün “Allah’a ve Ahiret Gününe iman edenler” öncelikle komşularına iyilikte bulunsun. Allah’a ve Ahiret Gününe iman edenler” misafirlerine ikramlarda bulunsunlar ve her zaman ikramda bulunsunlar. Allah’a ve Ahiret Gününe iman edenler akrabalarına, komşularına, yakınlarına, dostlarına, arkadaşlarına ve de hısımlarına muhakkak ulaşsınlar, kendilerine ulaşanlara da müşfik davranılsın.

 

Yarın Ramazan bayramıdır. Yarın tüm dargınlıkları, küskünlükleri sırf Allah rızası için, Resulullah Hz.Muhammed Mustafa (S.A.V)’in o muhteşem aşkı için son bulsunlar.

 

Haksız olan ya da haklı olan aranmadan, barışmanın ve de barış içinde yaşamanın, hayatımızda sürekli uygulamamız gereken bir sünneti seniyye (çok mühim ve de kıymetli olan ali yol yani peygamber efendimizin yolu) olduğunu ne bugün ne yarın ne de hiçbir zaman unutmamamız gerekir.

 

Bu mübarek günler öfkelerimizi yutmamız gereken günlerdir. Onurumuzu, gururumuzu düşünmeyelim, haklılıklarımızı haksızlıklarımızı aramayalım.

 

Yüce Rabbimin rızası için, hepimiz birbirimizle kucaklaşalım bu mübarek ve de güzel bayramda. Hasta insanlarımıza ziyarete gidelim, kalbimizin en sıcak ilgisini hepsine gösterelim. Şafii Hakikiden hep beraber onlar için şifa dileyelim.

 

Kimsesizleri, yetimleri, yoksulları, fakirleri bu mübarek ve de güzel günde asla ama asla unutmayalım. O insanların da sevindirilmeye, sevilmeye, gönüllerinin bulunduğunu, şefkate layık bir kalpleri olduğunu; bu imtihan dünyasında onlara kucak açtığımız derecede en muhtaç olduğumuz bir gün, Allah’ın şefkat ve merhametinin de bizimle beraber olacağını unutmamamız gerekir.

 

Bu mübarek ve de hayırlı günlerde, Müslüman’ların üzerinde yoğunlaşan fesatların ve fitnelerin bozulması ve de bertaraf edilmesi için Cenabı Allah’a hep birlikte dua etmemiz gerekir. Hep beraber, her daim dua edelim. Yüce Yaradan’a ellerimizi, kalplerimizi açalım. Bütün insanlık için, ezilen ve de zulüm altında olan tüm Müslümanlar için ellerimizi Rabbimize açalım. Hep beraber ama her daim dua edelim.

 

Mübarek bayramın Alem-i İslam’ın sükunu, huzuru, her türlü fitnelerden uzak kalışı ve de insanlığın barışı için hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum.

 

Başta ailemin olmak üzere, tüm sevdiklerimin, tüm arkadaşlarımın, tüm dostlarımın, çalışma arkadaşlarımın ve de bütün Müslümanların bayramını en içten duygularımla tebrik ediyorum.

 

Vesselam…

 

 

“Mehmet KIZILKAYA “

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
348 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR

    22 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR Bir zamanlar büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten bir kral ve dört eşi varmış. Kral en çok dördüncü eşini sever, bir dediğini iki etmez, herşeyin en güzelini ve en iyisini ona verirmiş. Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için onu çok kıskanır ve üzerine titrermiş. Kral ikinci eşini de çok severmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima onu yanında bulunur, sorunun çözümünde ona destek verirmiş. Kraliçe ...
  • Yapılan Köprüler “Deli Dumrul” Köprüsü mü? (!)

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Hani bir hikâye vardır; zamanın birinde Deli Dumrul isminde biri, bir akarsuyun üzerine köprü yaptırır ve bu köprüden geçenden 5 akçe, geçmeyenden de döve döve zorla 10 akçe alırmış. Şimdi de birileri; “yapılan köprüler gereksiz, zarar ediyor, geçmediğimiz köprünün parasını ödüyoruz, bunlar Deli Dumrul köprüsü” gibi ifadeler kullanmakta… Daha önce Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri için yapılan bu trajı-komik eleştiriler, şimdi de geçtiğimiz günlerde temeli atılan “Çanakkale 1915 Köprüsü” için dile getirilmekte... Yap İşlet Devret...
  • CÖMERTLİĞİN BÖYLESİ

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    CÖMERTLİĞİN BÖYLESİ Bir gün, hazret-i Ebu Bekir ile hazret-i Ali mescid-i şerifte oturuyorlardı. O esnada biri girdi içeri. Ancak hazret-i Ali’yi görünce adamın rengi kaçtı birden. Mahcup bir vaziyette çöküverdi oracığa. Hazret-i Ebu Bekir, merakla hazret-i Ali’ye döndü: - Ya Ali! Şu adamı tanıyor musun? - Evet, tanıyorum. - Seni görünce mahcup oldu. Acaba neden dersin? Aliyyül Mürteza tahmin etmişti: - Bana borcu var. Belki ondandır. Hazret-i Ebu Bekir kalktı ve gitti o adamın yanına: - Hayırdır, neyin var senin? - Yok bir şey ...
  • ÇANAKKALE RUHU CANLI TUTULMALI

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    ÇANAKKALE RUHU CANLI TUTULMALI Papatya Yayınlarından Mustafa Turan’ın "Destanlaşan Çanakkale"  kitabında anlatılanlara göre, yıllar önce eğitim sistemimizi incelemek üzere Japonya’dan bir heyet Türkiye’ye gelir. İnceleme tamamlandıktan sonra MEB yetkilileri, Japon heyetinden hiç beklemedikleri bir tepki almıştır. Konuk heyetin, dönemin Başbakanı rahmetli Turgut Özal’ın huzurunda dile getirdikleri acı gerçek şöyledir: “Türk eğitim sisteminde milli ruh yok...” Sonra şöyle devam etmişler: “Biz, eğitime şok testler uygulayarak başlarız. Ön...
UA-36507442-2