logo

reklam

Milli İttifak (!)!


Kamil TABAK
tabakkamil@hotmail.com

7 Haziran seçimlerinde Saadet Partisine pek değinilmiyor.
Bunun üzerine Saadet Partililer “neden bizi ciddiye almıyorsunuz, görmezden geliyorsunuz” diye sitem ediyorlar..
Saadet üzerine yorum yapıldığında ise bu sefer de “ne oldu korktunuz mu, dudağınız niye uçukladı” tarzında garip bir ifade kullanıyorlar.
İşin komiği bu tuhaf ifadeyi Genel Başkanları Kamalak da kullanmış.. “dudağınız niye uçukladı…(!)”
Arkadaşları konu etsen bir türlü, etmesen bir türlü.

Gelin Saadet çatısı altında seçime girecek Milli İttifakın alacağı oy oranına dair, benzer ittifaktan yola çıkarak bir öngörüde bulunalım.
Benzer ittifak 1991’de RP, MÇP ve IDP arasında yapılmıştı.
1991 ittifakındaki üç siyasi parti (RP+MÇP+IDP) nin bir önceki 1987 genel seçimlerinde oy oranları toplamı % 11’dir.
Bu üç partinin yaptığı ittifak, 1991 seçimlerinde %16,87 oy almıştır.
İttifakın oy getirisi % 53 olmuştur.

Bugün ittifak eden SP ile BBP nin 2011 seçimlerindeki oy oranları toplamı % 1,99’dur.
Bu ittifakın en düşük ihtimalle (%10 alıp) barajı aşması için oylarını % 403 arttırması gerekmektedir.
Kamalak’ın dediği gibi %15 oy alması için ise oylarını % 654 arttırması gerekir.
Şimdi Erbakan Hocalı, Türkeş’li ittifak, oylarını %53 arttıracak, ama
Siyasi yaklaşımları dolayısı ile kendi partileri içinde bile birçok kişi tarafından eleştirilen tasvip edilmeyen Kamalak’lı ve Destici’li ittifak % 403, % 654 arttıracak haa???
Siyasette teşkilatını motive etmek için elbette bazı argümanlar kullanılır.
Ama işi de sulandırmamak lazım.
Hem inandırıcılıkları kalmıyor, hem de komik durumuna düşüyorlar.

Hadi onlar neyse.
Ama olan, bu saçmalığa inanan tabanlarına oluyor.
O nedenle Saadet Partili arkadaşlara Genel Başkanlarının uçuk kaçık beyanlarını fazla ciddiye almamalarını tavsiye ediyorum.
Fethullahın tavsiye ettiği lakin Bahçeli’nin kabul etmediği bu paralel güdümlü (gayri) Milli İttifakın alacağı oy maximum % 3 (+-1) dür..

Hiçbir siyaset üretmeden, sadece 20 yıl öncesinin hamasi nutuklarıyla ve tamamen Ak Parti ve Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı üzerine bina edilen siyasetle, ne dünyevi nede uhrevi bir başarı elde edilmesi mümkün değildir.
Ne bir kemiyete ne de bir keyfiyete haiz olmayan, çatı aday Ekmelettin gibi sun’î bir “proje” olan ittifaka dair beklentiler yüksek tutulmamalıdır.
Zira beklenti ne kadar yüksek olursa, (düşüş) başarısızlık da o kadar hasarlı ve acıtıcı olacaktır..

Ne demişler: Aynaya baktığında kendini olduğun gibi gör…

 

 

 

Etiketler:
Share
706 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+8 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR

    22 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    ASLINDA HEPİMİZİN DÖRT EŞİ VAR Bir zamanlar büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten bir kral ve dört eşi varmış. Kral en çok dördüncü eşini sever, bir dediğini iki etmez, herşeyin en güzelini ve en iyisini ona verirmiş. Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için onu çok kıskanır ve üzerine titrermiş. Kral ikinci eşini de çok severmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima onu yanında bulunur, sorunun çözümünde ona destek verirmiş. Kraliçe ...
  • Yapılan Köprüler “Deli Dumrul” Köprüsü mü? (!)

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    Hani bir hikâye vardır; zamanın birinde Deli Dumrul isminde biri, bir akarsuyun üzerine köprü yaptırır ve bu köprüden geçenden 5 akçe, geçmeyenden de döve döve zorla 10 akçe alırmış. Şimdi de birileri; “yapılan köprüler gereksiz, zarar ediyor, geçmediğimiz köprünün parasını ödüyoruz, bunlar Deli Dumrul köprüsü” gibi ifadeler kullanmakta… Daha önce Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri için yapılan bu trajı-komik eleştiriler, şimdi de geçtiğimiz günlerde temeli atılan “Çanakkale 1915 Köprüsü” için dile getirilmekte... Yap İşlet Devret...
  • CÖMERTLİĞİN BÖYLESİ

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    CÖMERTLİĞİN BÖYLESİ Bir gün, hazret-i Ebu Bekir ile hazret-i Ali mescid-i şerifte oturuyorlardı. O esnada biri girdi içeri. Ancak hazret-i Ali’yi görünce adamın rengi kaçtı birden. Mahcup bir vaziyette çöküverdi oracığa. Hazret-i Ebu Bekir, merakla hazret-i Ali’ye döndü: - Ya Ali! Şu adamı tanıyor musun? - Evet, tanıyorum. - Seni görünce mahcup oldu. Acaba neden dersin? Aliyyül Mürteza tahmin etmişti: - Bana borcu var. Belki ondandır. Hazret-i Ebu Bekir kalktı ve gitti o adamın yanına: - Hayırdır, neyin var senin? - Yok bir şey ...
  • ÇANAKKALE RUHU CANLI TUTULMALI

    21 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, SÜRMANŞET

    ÇANAKKALE RUHU CANLI TUTULMALI Papatya Yayınlarından Mustafa Turan’ın "Destanlaşan Çanakkale"  kitabında anlatılanlara göre, yıllar önce eğitim sistemimizi incelemek üzere Japonya’dan bir heyet Türkiye’ye gelir. İnceleme tamamlandıktan sonra MEB yetkilileri, Japon heyetinden hiç beklemedikleri bir tepki almıştır. Konuk heyetin, dönemin Başbakanı rahmetli Turgut Özal’ın huzurunda dile getirdikleri acı gerçek şöyledir: “Türk eğitim sisteminde milli ruh yok...” Sonra şöyle devam etmişler: “Biz, eğitime şok testler uygulayarak başlarız. Ön...
UA-36507442-2