logo

reklam
22 Haziran 2016

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI YETKİLİLERİNİN DİKKATİNE


Orhan ARSLAN
orhanarslanmatoglu@hotmail.com
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI YETKİLİLERİNİN DİKKATİNE

Okulların kapanması ile; bazı gerçekleri tekrar gördük. Umarız uyarısını yaptığımız bu gerçekler; yetkililerin de, gözlerinden kaçmaz.
Önceki günlerde, bir makalemde belirtmiştim. Okulların mezuniyet törenlerine, bir göz atmak gerekir. Eğer, mevcut durum yetkilileri rahatsız ediyorsa; O, zaman tedbirlerini almak da; onlara düşer. Eğer, rahatsız etmiyorsa; O, zaman sorumluluk altında olduklarını belirtmek isterim.
    Eğitim Öğretim yılının, son haftalarında; Okullarda  yaşanan, Okulu gevşetme politikalarından vazgeçilmelidir. Bunun Bakanlık yetkilileri de, farkındadırlar diye, düşünüyorum.  Öğrenciler, son sınavlardan sonra, okula devam etmemektedirler. Devamsızlık konusu; ciddi anlamda tekrardan gözden geçirilmelidir.
Eğer, öğrenciler okula devam etmek istemiyorlarsa; Ya okulun kapanması öne alınır, yahut sene sonu sınavları okulların kapanmasına yakın olan, son günlerinde yapılır. Sonuçlar sonradan ilan edilir. Yoksa; yok mezuniyet törenleri, yok etkinlikler, yok eğitimin gevşemesi, yok sınıfların boşalması… Hiç de hoş olan  manzaralar değildir. Okulun son günleri, okul olmaktan uzaklaşan, görüntülere şahit olmaktadır. Sınıflar boş, dersler yok, ama okul açık! Öğrenciler, o günlerde evlerinden okula gidiyoruz diye çıkıyorlar, Okullar yoklama almıyor…  Veliler de; bu konuya duyarsız. Çocuklarının okul yerine; başka yerlerde zaman geçirdiklerinden haberleri yoktur. O zaman okulları erken kapatın kardeşim. Bir sene boyu sınıflarda çocuklara verdiğiniz değer yargıları; 15 günde yok oluyor. O zaman kapanışı öne alın bu kadar basit. Acilen okul disiplin yönetmelikleri gözden geçirilmelidir. Bu gevşekliğin en güzel delili; son zamanlardaki LİSE eylemleridir.
Bu boşluktan yararlanan, kimi çevreler tarafından; organize edilmektedir. Sınıf geçme ve sınav yönetmenliğindeki, bazı açıklar; Bu tür öğrencilerin okullarda, yer almasına neden olmaktadır. Unutmamak lazımdır. Bir sepet içerisindeki bütün meyveleri; bir çürük meyve, zamanla çürütür.
Olaya ciddi manada baktığımız zaman; büyük israfla karşı, karşıyayız demektir. Zaman israfı,  Mekan israfı, personel israfı başta gelmektedir. Öğretmenler, okulların boş olması nedeniyle; ders yapamamaktadırlar, ancak  ücretlerini almaktadırlar. Yapılmayan derslerin ücretleri. Her bakımdan zararlı olan bu durumun,  alınacak tedbirlerle  ortadan kaldırılması gerekir.
Disiplin yönetmeliğini, önemsiyorum. Daha önce bu köşede belirttiğim gibi; tekrar ele alınmalıdır. Ahlaklı, dürüst, çalışkan, erdemli davranışları olan, çevresinde; hal ve hareketleri ile kendini kabul ettirmiş öğrenciler; örnek gösterilmelidir. Devlet tarafından böyle çocuklar, ödüllendirilmelidir. Bu tür insanlara; Devlet personel alımlarında bile; öncelik tanınmalıdır.
Böyle, daha çok cazip uygulamalar yapılabilir. Öğrenciler; güzel ve olumlu davranışlara teşvik edilir, yönlendirilir. Sonrasında, ödüllendirilir. Gencin başarısı, sadece ders çalışmakla olmadığı; iyi, güzel davranışları olan gençlerin; daha fazla ödüllendirildiği, gerçeği uygulamaya sokulur.
Alınacak tedbirlerle, bu gevşemenin önü, tıkanmalıdır. Orada görev yapan tüm arkadaşların da; aynı konudan şikayetçi olduklarını biliyorum. Tedbir almak, gevşemeyi önlemek; Bakanlık Yetkililerine düşer. Bizden uyarması…

Share
209 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+1 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2