logo

reklam

MİLLETİN AKIL VE FERASETİ DARBEYE DUR DEDİ


Maksut KONYAR
maksutkonyar@gmail.com

Akıl, düşünme, muhakeme ve doğruyu yanlıştan ayırma melekesi olmakla beraber, bunun fert olarak herkeste aynı olması gerekmez. Burada esas olan aklı iyi ve yerinde kullanabilmektir. Bu da aynı zamanda bir metot ve yöntem bilim işidir.

Akıl, ister Descartes’in dediği gibi bazı fikirleri ister birlikte getirsin, isterse getirmesin; bu meleke eşya ile münasebetlere girdikçe yani tecrübe kazandıkça gelişir; muhteva kazanır. Mühim olan bu muhtevayı nasıl ve nereden kazandığıdır. Aklın çalışması, zihnin faaliyeti demektir. Zihnin çalışması ise bir zihniyet meselesidir. Akıl, duygunun zıttıdır. İnsan duygularına esir olmadan, enine boyuna düşünüp karar verirse akılcı davranmış olur. Hangi davranışın hissî, hangisinin aklî olduğunu anlamak için şu ölçülere riayet etmek isabetli olur. Yapılan davranış mantık bağlantılarına uygun olmalı, duygulara yer vermemelidir ve gözetilen hedefin elde edilmesine yaramalıdır.

Türkiye’de dün gece darbeciler tarafından Milletin Meclisi bombalandı. Maalesef tekrardan halkın meclisini kapatmak, lav etmek gibi çılgınlığa kalkıştılar… Bir kez daha kanıtlandı ki dün akşam bu engin feraset sahibi halkın, cansiperane özverili gayreti sonucu bütün gece sabaha kadar uyumadan stratejik tüm alanlara dökülerek her siyasi görüşten her kesimden insanlar ciddi bir mücadeleyle halkın iradesine sahip çıktı. Halkın iradesine karşı yapılan çok kapsamlı kahrolası rezil bir askeri darbe önlenmiş oldu.

Katılımcı, şeffaf, özgürlükçü, hukuka bağlı olmayan yönetimlerde, demokrasi bilinci olmaz.Sistemlerin şeffaf açık toplumların, gerçek manada demokrasi kültürüne sahip olmasını teşvik etmek yüreklendirmek gereklidir. Ki bu bilince haiz halk iradesine her zaman sahip çıkma refleksini göstersin.

Tecrübe ile sabittir. Demokrasiyi içselleştirmeyen, evrensel hukuk ve şeffaflık yönetimini kalıcı bir sisteme, yapıya dönüştürmeyen devlet ve toplumların sürekli risklere açık marazayla yaşamaya mahkûmdur.  Demokrasi kültürü, özgürlükçü refleksi olmayan birey, toplumun darbelere karşı iradesine sahip çıkamaz. İster adını paralel koyun veya askeri vesayet bu riskler her zaman toplumun hem iktidarı ve hem de muhalefetiyle risklerle yaşayacağı aşikârdır.  Dünya’nın her yerinde olduğu gibi kabul edelim ki, ülkemizde de değişim taleplerine hep halk öncü olmuştur. Kıssadan hisse iktidar ve muhalefetin topyekûn hepimizin akılla darbeden ders çıkarmamız gereklidir. Ülkeyi 1. Sınıf demokrasi ve özgürlük avantajı yaşatacak bir evrensel hukuk sistemine acil kavuşturmak İktidar ve muhalefetin asli görev olmalıdır. Darbe teşebbüsü yapanlara bu fikri aklında geçirenlere dünya dar edilmeli, rütbeleri unvanı ne olursa olsun bir daha gün yüzü görmeyecek kadar en ağır müeyyideyle cezalandırmalıdır.

Maksut KONYAR

Share
915 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+5 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2