logo

reklam
19 Temmuz 2016

MHP’YE KIYMAYIN EFENDİLER.!


facebook
Ahmet AL
alahmet53@hotmail.com

Kabahati gelin etmişlerdi, kimse damat olmak istememiş. MHP’ de bu kadar depremler olmuş. MHP gemisi su almış. 7 Haziran 2015’de 7.423.555 oyu kısa sürede 5.602.469 düşmüş ve 80 olan milletvekili, 40’a inmiş ise bunlar olağandır. MHP yeniden külünden doğar deyip, tabanın sesine kulak vermezse ve partilerin genelde üç sebepten küçülüp biteceğini ve muhalefetler doğuracağı düşünmezse kaldı ki, bu üç sebepler ki;
1. Bir parti, tabandan kopar.
2. Sosyolojik dönüşümünü algılayamaz .
3. Kendi içine kapanır ve bürokratikleşir kapalı örgüt haline dönüşürse ki
Bunu MHP’de yakın zamanda sayın, Bahçeli’nin meşhur hayırlarında ve Anadolu’da bazı ilçe teşkilatlarını kapatması ile hisseder olduk, tabiki bunlar karşılıksız kalmayacaktı. Çünkü ülkücüler artık ne 70 yıllarının nede 90 yıllarının ülkücüleri değildi. Ülkücülerin doğru ve canlı siyasetlerinin yukarı doğru ve devamlı yenilikler istemesini, Lider hissetmeli ve değerlendirmeliydi ve bir Kasımdan itibaren tabanına dönüp ( Yaklaşık 15 ay önce 1.149 delegenin 1.149’nu da alan bir Lider ) uğradıkları yenilginin gerekçelerini Kongre yaparak yeniden bir güven tazelemeliydi. ( AKP’ de olduğu gibi ) ve muhaliflere imkan vermemeliydi. Buraya kadar MHP’nin bir öz eleştirisi kabul edebiliriz. Ama MHP gibi köklü ve zaman zaman Türkiye’nin sigortası görevi yapan bir partinin kendi içinden ihanete uğraması da kabul edilemez.
Partiler hata yapar; parti içi muhalefette gerektiğinde kongrelerinde demokratik haklarını kullanarak meşru zeminlerde ve partilerininde zevala uğramamalarını göz önünde, bulundurarak yeni Liderlerin önünü açabilirler, gönülde MHP için öyle istiyordu. Ama maalesef çeşitli delege oyunlarıyla yok 752, yok 662 delege, yok 495 delege ile kongre yok, mahkemeler yok, muhalif içinde muhalefet yok, tüzük değişikliklerinde şaibeler oluşturarak, yapılan bu haykırış bir partinin yenilenmesi değil, parti içi art niyetlerin olduğunu ortaya koyar ki; zira mahkemeler olayın vahametini fark etmiş; gereğini yapmıştır. Türk siyaseti, ne zaman kendini toparlar bilmiyorum ama olan MHP’ye olmuş. MHP cadı kazanına çevrilmiştir. Belki bir MHP, birkaç MHP’ye gebe olmuş ve kulislerde halk diliyle tavşan partiler konuşulmaya başlanmış; hatta Türkiye’nin en karanlık döneminde
İçişleri Bakanlığı yapmış; vahim olayların yaşandığı, dönemlerde belli çevrelerle irtibat halinde olmuş, zaman zaman adı Persilvanya’ya veya Gezi’ye karışmış kişilerin Liderliğinde Milliyetçi Demokrat Parti (MDP ) veya Milliyetçi çalışma partisi gibi partiler kurulacakmış. Ne olacak kurulacakta, hiç bu insanlar Adalet Partisinden, Anavatan Partisinden son olarak da Ak Parti’den Sayın Abdüllatif Şener’i – CHP ‘den Sayın Emine Ülker’i görmezler mi?…
Hadi onları anlayabiliriz. Siyasi ihtirasları ülke sevdalarının önüne çıkabilir ve Liderlik sevdası onlara parti kurdurabilir. Bu onların demokratik haklarıdır. Eyvallah….!
Peki, hani bu ülkücülük, bu ülküdaşlık hani, ülkücülük kardeşlikten öncelikti. Acaba şapka düştü, kel göründü mü; Milletvekilliği verilmeyince, makam ve mevkii elden gidince bizi var eden değerlerde gidiyor mu?….
Ülkücülük bu olmamalı ülkü, önce birliği beraberliği ve dayanışmayı emrediyorsa, baltanın sapı olup, MHP’nin canını acıtmamalıdır.
Parti içi muhalefet, partiyi bölmek değil, farklılıkları kabul edip Türkiye’nin partisi olan ülkücülerin otağını bölmemeli, ülkücüler ve ülkücü delegeler oyuna dikkat et, büyük fotoğrafı gör, MHP’ye kıyma…….

Ahmet AL

Etiketler: » » »
Share
417 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kul Aşk’ı mı Allah Aşk’ı mı?

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

      İnsanlık kendisini kul Aşk’ıyla mı avutup durur yoksa Cenabı Allah’ın o eşsiz güzelliklerle dolu olan Aşk’ıyla mı mutlu etmek ister?   Aşk denilen duygu, insanoğlunun ayaklarını yerden kesermiş, yüreğinde ve de bütün yaşamında şiddetli heyecanların yaşanmasına vesile olan duyguları yaşatıyormuş. Böyle bir durumda insanoğlunun sabahın ilk ışıklarıyla kendi yatağından kalktığı anda aklına ilk gelen, aşık olduğu kişinin gelmesi oluyormuş. Gece yatağına girerken yatmadan önce sürekli olarak onu hayal eder, onu düşünür, girdiği her ortam...
  • Rufeyde radıyallahu anhâ.

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Kırık gönüllerimize şifa olsun Rufeyde---------Otobüse biniyorum, iş çıkışı herkes yorgun. Kulaklıklar takılıyor, birbirine dolanmış olanlar aceleyle çözülüyor. Bekleriz... Gazeteler ezberlenmiş bir hareketle açılıp, gözlükler el yordamıyla düzeltiliyor. Tesbih tanelerinin akıp gittiği parmaklar ile akıllı telefonlarda kayıp giden parmakların yarıştığı sıralarda, bir amca spor sayfasına geçiyor bile. Yoğun trafik ve kalabalık... İster istemez o havasızlıktan kendinizi soyutlayıp bir yerlere nefes almaya çıkıyorsunuz. Tam o sırada bir şey çalını...
  • Rumların bitmeyen Bizans oyunları

    24 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET, SÜRMANŞET

    BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin hayal gücü gerçekten çok iyi çalışıyor. Belli ki Rumların gazına gelmiş gene.  Eide, müzakerelerin yeniden başlaması, Temmuz ayında bir anlaşma sağlanması ve Eylül ayında da referanduma gidilmesi için yol haritası hazırlıyormuş.  Ben bu müzakereler nasıl başlayacak çok merak ediyorum.  10 Şubat günü Kıbrıs Rum Temsilciler Meclisinde “Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun (plebisit) yıldönü...
  • Şükretmek

    23 Mart 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdular: “Gökyüzüne baktım ve dua ettim. Gök kapıları açıldı. Cebrail (as) nurlara bürünmüş olduğu halde nazil oldu. Dedi: “Sana Cenab-ı Hak’tan selam ve tahiyye ve ikram hediye getirdim.” Ben ta’zimen selamlarını aldım. Cebrail (as) buyurdular: “Üzerinden şu zırhı çıkar, bu duayı oku. Bu duayı üzerinde taşır ve okursan zırhtan daha büyük te’siri vardır.” Peygamber (asm), Cibril-i Emin’e sordu: “Bu duanın te’siri ve hassası yalnız bana mıdır? Yoksa ümmetime de şamil midir? ...
UA-36507442-2